Alexa
Medya Siyaset

Önce Babalar Ölür!

Önce Babalar Ölür!

Babalar en kutsal varlıklar olan
Annelerin gölgesinde kalan gizli
kahramanlardır!

Evin en öksüzüdür babalar.Evin direği olurken
kendisi direksizdir.Dayanacağı kimsesi pek yoktur ama
yine de güçlü olmak zorundadır.

İçi kan ağlasa bile, ortalık yerde ağlayamaz?
Yoksa küçümsenir, erkekten bile sayılmaz.

Batan gemiyi en son terk eden, uçan bir balonda,
fazla ağırlıkların atılması gerektiğinde, aileden ilk atılacak
kişidir baba.

Hayatını ailesine adasa da, ne eşine ne de çocuklarına
yaranabilir tam anlamıyla. Yani evin dış kapı mandalı gibidir
çoğu zaman. Evin en yalnızıdır. Terki diyar eylemek gerektiğinde,
ceketini alıp gidendir. Bu yüzden en son babalar duymaz mı?
Ya saklanır, ya yalan söylenir ya da paylaşma gereği duyulmaz.

Baba, anneyi de sever, evlatlarını da.
Ancak anne, en çok yavrusunu sever, yavrusu ise en çok eşini sever, babaya sıra gelmez.

Oysa babanın, mutlaka iyi bir işi olması gerekir,
hatta zengin olması gerekir. Çocuklar bile birbirleriyle “kimin babası daha zengin, daha güçlü” diye yarışırlar. Bu nedenledir ki, anne ya da çocuklar işsiz olabilir, kimse bunu çok görmez onlara. Ama baba işsiz olamaz.

Yıllarca dışarıda deli gibi çalışırken, bebekken hiç büyümeyeceğini düşündüğü yavrularının değiştiğini bile fark edemez, birey olduklarını.
Ona bağımlı iken onlar, bir anda bağımsızlıklarını ilan etmeye başlarlar, küçük bir hayal kırıklığıyla karşılar, yapacak bir şey yoktur.

Ve önce babalar ölür!

Babalar Günü’nde bir arkadaşımın paylaştığı bu yazıyı neden yazdığımı yani nereden çıktığı bu “Baba” güzellemesi? diye merak ettiyseniz hemen söyleyeyim. Konuyu, oğluna pantolon alamadığı için intihar eden İsmail Devrim isimli baba gibi babaya getirmek istiyorum.

“ÇOCUKLARIMA BAKAMIYORSAM NİYE YAŞIYORUM Kİ?”

Bildiğiniz gibi, Kocaeli’nde, oğluna, okulun istediği pantolonu alamayan İsmail Devrim, çocuğu okuldan gönderilince kendisini banyoda iple asarak yaşamına son vermişti.
Çaresiz babanın eşine söylediği son sözleri ise, “Çocuklarıma bakamıyorsam, çocuğuma bir pantolon alamıyorsam niye yaşıyorum ki?” olmuştu…
Herkes bu konuya ağlarken, bu arada aileye sahip çıkacaklarını açıklayan, Fenerbahçe ve Haluk Levent’ïnAHBAP’larını yürekten alkışlıyorum.- Kocaeli Valiliği’nin resmi mail adresinden alelacele yapılan açıklamada “İntihar sebebi çocuklarına kıyafet alamadığı ve bu sebeple okula alınmadıkları şeklinde yayınlanmıştır. Yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, bu haberlerin gerçeği yansıtmadığı olay sebebinin maddi nedenlere değil, psikolojik nedenlere dayandığı anlaşılmıştır” denildi. Kocaeli Valiliği bununla da yetinmeyerek, “Bu tür haberlerin kamuoyunu yanlış bilgilendirerek, olumsuz algı oluşturmaya sebep olduğu…” yazdı.
Şaşırdık mı? Tabi ki hayır!

OLMAYAN KRİZİ ÇÖZMEK İÇİN YEP(?)

İmam, cemaat misali değil mi ki, Başkan, “Aman ha! Ülkede kriz mriz yok, bunlar hep manipülasyon” demişti. O vakit kriz yoktu.

Ardından Bakan Berat Albayrak, olmayan krizi çözmek için Yeni Ekonomik Plan’ını (YEP) açıkladı. Kriz, mriz yoktu ama yine de olsundu…

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün ne alakaysa, ekonomi hakkında konuştu. Gül’e göre bırakın krizi, ekonomi gül gibiydi. Dahası, “Türkiye’de yaşanan bu sorunlar, (dikkat edin kriz değil, sorunlar) gerçek değil, daha ziyade psikolojiktir” Dedi.

Oh be rahatladık!

“İSMAİL DEVRİM FENERBAHÇE YÜZÜNDEN İNTİHAR ETTİ”

Yani paramız, üç ay içerisinde % 45 değer kaybetmemişti.
Yani Merkez Bankası, faizleri arşı alaya çıkartmamıştı.
Yani işsizlik, TÜİK verilerine göre bile %10,2 değildi.
Yani asgari ücret bin 600 lira iken, yoksulluk sınırı  5.500, açlık sınırı bin 700 lira değildi.
Yani İsmail Devrim, işten atılmamıştı.
Yani İsmail Devrim, ekonomik sıkıntı çekmiyordu.
Yani İsmail Devrim, intihar ettiğinde cebinden sadece 20 lira çıkmamıştı.

Uzun lafın kısası İsmail Devrim’in, zaten psikolojisi, ekonomik olmayan nedenlerden bozuktu. Ve bir gün canına tak etti. “Gideyim banyoda kendimi asayım” dedi ve astı. 

Ha bu arada İsmail Devrim ve pantolon alamadığı oğlu Fenerbahçe taraftarıymış. Yarın bir gün, yandaş medyada, “İsmail Devrim, olmayan ekonomik kriz nedeniyle değil, taraftarı olduğu Fenerbahçe futbol takımının son haftalarda aldığı kötü sonuçlar nedeniyle intihar etmiş” diye bir haber okursanız şaşırmayın!

Şimdiden bazı eğreti iliştirilmiş yazarlar başladı bile. Örneğin Milat gazetesinin yazarı Arseven Twitter üzerinden hayatına son veren baba ve oğlunun Fenerbahçe maçında çekilen fotoğrafını paylaşarak şunu yazdı:
“Oğluna pantolon alamadığı için intihar’ iddiası çok eğreti duruyor.” Ey Milat yazarı Arseven, asıl eğreti duran, eğreti olan sensin!

“KRİZ VAR DİYEN, YA DELİDİR YA DA VATAN HAİNİ”

İşte bu noktadan sonra, “Ülkemizde Ekonomik Kriz var” diyenin aklından vatan sevgisinden şüphe ederim. Kriz lafı eden ya delidir ya da vatan haini. Bu böyle biline…Şaka bir yana, ülkemizde iktidar ve iktidar medyası, böyle bir algı yaratıyor…

Maden ocaklarında ölenlere,
“Fıtrat. Güzel. Öldüler”, Büyük afet ve kazalarda ölenler için, “Takdir-i İlahi” diyenlerden başka
ne beklenebilir ki?

“KRİZ DÖNEMLERİNDE İNTİHARLAR ARTAR!”

Oysa uzmanlar, “Kriz dönemlerinde, kişinin kendine olan güvenini kaybetmesi ile başlayan ve geleceğe ilişkin umutların yitimi ile devam eden süreç değişim getirir. Alkol tüketiminde artma, kumar oynama ve depresyonla birlikte intiharlar artar” diyor…

Yani efendiler, kriz, siz yok deseniz de vardır.
Bu krizin nedeni, 70 yıldır iktidarda olan sağ liboş politikalarınızdır.
Bu krizin nedeni, 16 yıldır har vurup, harman savurmanızdır.
Ve başta İsmail Devrim gibi intiharı seçenler olmak üzere, toplumun bozulan psikolojisi bir neden değil, sizin bozuk düzeninizin yarattığı ekonomik krizin sonucudur.

BİZİ SİZ DELİRTTİNİZ!

Evet psikolojimiz bozuk.
Evet toplum olarak cinnet geçiriyoruz.
Evet bizler deliyiz. Ama bizi siz delirttiniz!

Şimdi Cem Karaca’nın parçasını bulup dinleyin. Ne güzel de yazmış Üstat:

Beni siz delirttiniz
Evet, evet siz delirttiniz beni
Uçaklar, rüşvetler ve mobilyalar ve ahlak üstüne nutuklar
Günüden güne ufalan ekmekler, pasta yesin efendiler
Ama gaz tenekesiyle su kuyrukları
Ve bir başbuğun buyrukları…

Beni siz delirttiniz
Evet, evet siz delirttiniz beni
Hiç kuşkum yok bundan eminim
Darılmaca yok ben bir deliyim ama beni siz delirttiniz
Gelin siz de katılın siz de bize, bizde herkese yer var
Dostlarım hep Napolyon hepsi Sezar
Bol miktarda Hitler de çıkar…

Bilge Kağan (Mahlas)

Bilge Kağan (Mahlas)

Bilge kişi kandırılmaz. Cehalet ve kötülüğe karşı en güçlü silah BİLGİDİR... (Mahlas yazar)
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ