Alexa
Medya Siyaset

Önce Sağlık

Önce Sağlık

“Gece mi?
Korkularımız, boşluklarımız,
Yitik, kör yanımız…
Gece mi?
Zamansız, ağır, kasvetli,
Düşlerimiz uzak, inançlarımız tuzak…

Bu gün evde kalmaya başlayışımın sekizinci günü. Sabah kalktım ve bilgisayarımın başına oturdum. Bir şiirimle başlamak istedim. Şöyle yüreğe dokunan ve insanı anlamaya çalışan.

Her kes gibi ben de Koronavirüs dolayısıyla oluşan tabloya odaklıyım ve gelişmeleri kaygıyla izlemeyi sürdürüyorum. Hasta yoğunluğu sebebiyle bazı şehirlerimizde daha şimdiden sağlık kuruluşlarımızda sıkıntı yaşanması, salgının daha da yaygınlaşması halinde yaşayacağımız tehlikeleri bize hatırlatıyor.

Bu arada işleri yaşatmak olan sağlık çalışanlarımızı sürdürmekte oldukları özverili çalışmalar dolayısıyla kutluyorum. Hayatları pahasına görevlerini sürdürüyorlar. Onların işi her koşulda her ortamda yaşatmak. Bu sürecin kahramanları onlar!

İnsan toplumsal bir varlıktır ve onun insanlara ihtiyacı vardır. İşte tam da bu noktada her birimizin sağlığı, varlığı önemlidir.Bu yüzden evde kalmalıyız. Bütün insanlık için bunu yapmalıyız.Virüsün sürece yayılması tedavi şansını artıracağı gibi bilimsel çalışmaların sonuçlanmasına da bizi ulaştıracaktır.

Koronavirüs salgını en önemli şeyin sağlık olduğunu bütün çıplaklığıyla bize gösterdi. Elbette sağlığın önemli olduğunu biliyorduk ama demek ki yaşamak gerekiyormuş. Önce sağlık çünkü var olmak ve yaşamaktan daha değerli hiçbir şeyimiz yoktur.

Bu gün Antarktika hariç bütün kıtalarda ve 120 ülkeyi aşkın salgın yayılımı tablosuyla karşı karşıyayız.  Hekimlerimiz, sağlık görevlilerimiz yurdun dört bir yanında hastalarımıza müdahale edip onları sağlığına kavuşturmaya çalışırken, bir yandan da bilim insanları laboratuvarlarda aşı çalışmalarını sürdürmektedirler.

Sağlıklı yaşam çok önemli bunun için nelere ihtiyacımız var?

Gelecekte bizleri neler bekliyor?

Sadece kriz zamanlarında değil sağlıklı yaşamak sürdürülebilir olmalıdır. Bunun için sağlıklı su ve gıdalara ihtiyaç vardır. Özellikle sağlıklı su daha şimdiden bütün dünyanın en önemli sorunu haline gelmiştir.Bu yüzden gelecek için su politikaları büyük önem arz etmektedir.

Bilindiği üzere biz tarım ülkesiyiz ve buğdayın da anavatanıyız. Ama ne yazık ki ekmiyoruz. Bakın ciddi bir salgının içerisindeyiz. Eğer ekmezsek ileride kıtlık ve açlıkla yüz yüze kalabiliriz.  Neden mi? kriz küreseldir. Bu risk bütün dünya için geçerlidir.

Ülkemiz açısından riskin büyüklüğü özellikle dış alıma ve özelleştirmeye yönelik tarım politikalarından kaynaklanmaktadır. İçinde bulunduğumuz ay ve Nisan ayı ekim ayıdır. Bu aylarda tarımsal desteklerle topraklarımız bereketlenmelidir.

Koronavirüs salgınının dünyada ve ülkemizde yıkıcı etkileri olacaktır. Bu sebeple bütünü görmek durumundayız. İşte bu bütünün içerisinde insanların varlığını sağlığını sürdürebilmeleri için sağlıklı su, tarım ve hayvancılık politikaları da bulunmaktadır.

Biz kaynakları bakımından kendisine yetebilen bir ülkeyiz. Ekilebilir arazilerimiz, sağlıklı su kaynaklarımız var. Yine hayvancılık konusunda otlaklarımız, meralarımız ve birikmiş bir deneyimimiz var.

Koronavirüs salgın dolayısıyla kaygılıyız, insanlarımız ölüyor, üzülüyoruz. İşte bütün bunlar insanlığın geleceğini de düşünmemiz gerektiğini bize hatırlatıyor. Bu güne gelmemizin sebepleri insanların hırsları, doymak bilmeyen arzuları değil midir?

Dünyanın dengesi her geçen gün daha da bozulmakta ve insanlığın yarınlara yönelik umutları her geçen gün azalmaktadır. Bunun için üretmeliyiz…

İnsanlık silkinip kendine gelmeli ve bütünü görerek yapılması gerekeni yapmalıdır. Silahlanmaya değil sağlığa, eğitime, tarıma…Yani insana yatırım yapılmalıdır. İnsanlığın başka çıkış yolu da yoktur.

Bu gün başka bir pencereden baktık insana ve insanlığa. Şöyle biter şiir:

Gece mi?
Islanmalı, yıkanmalı, nefes almalı,
Beslenmeli, tutunmalı, aydınlığa uzanmalı,
Yeniden doğmalı…”

Sağlıkla kalın.

Hatice Topçu

Hatice Topçu

Rize’de doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans Eğitimini İşletme alanında, Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim işkolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. Şubat 2019 tarihinde kamudaki görevinden emekli oldu. Yazın hayatına çeşitli dergi ve antolojilerde yayımlanan şiirleri ile başladı. 2004 yılında “TODAİE Hazırlık Kılavuzu” adlı Orta Doğu Amme Enstitüsü Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu yayımlandı. İlk şiir kitabı;“Karanlığın Elleri”2008 yılında, ikinci şiir kitabı; “Yasak Elma” 2016’da yayımlandı. Eğitimci, Şair ve Yazar’ın okul öncesi eğitim çocuklarına yönelik hazırladığı “Can Okulda Dizisi” olarak altı adet hikâye kitabı (Okul Heyecanı, Okulda İlk Gün, Can ve Cansu, Görüyor Öğreniyoruz, Balonlarla Dans ve Can Partiyle) 2017 yılında yayımlandı. “Çağları Delen Önder Atatürk” dizisinin ilk kitabı olan “Altın Saçlı Çocuk” romanının birinci baskısı Ocak 2019 yılında, ikinci baskısı Ağustos 2019 ve üçüncü baskısı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Serinin İkinci romanı “Hayallere İlk Adım” romanının birinci baskısı Ağustos 2019 yılında, ikinci baskısı Kasım 2019 yılında yayınlanmıştır. ‘Kül Rengi Dünya” romanı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Ayrıca yazarın, Eğitim Bilimleri alanında bilimsel makaleleri bulunmaktadır ve çeşitli gazetelerde makale yazmayı sürdürmektedir. İki çocuk annesidir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ