Alexa
Medya Siyaset

Ortadoğu Bataklığı ve Türkiye | Serdar Yılmaz

Ortadoğu Bataklığı ve Türkiye | Serdar Yılmaz

 

Ortadoğu Bataklığı ve Türkiye|Köşe Yazıları | Serdar Yılmaz

BOP projesi kapsamında iktidar edilen AKP ile birlikte Ortadoğu bataklığına saplanmaya başladık, giderek batıyoruz.

Özellikle 2011 yılından itibaren emperyalist devletlerin yarattığı Suriye krizi ve AKP’nin izlediği yanlış politikalar ile batış hızlandı.

Yanlış politikalar derken, ülke yararına olmayan ama emperyalistlerle iş birliği içinde olunan politikalar.

Bu süreçte yaşananları kısaca hatırlarsak, Şam’da namaz kılmaktan tutunda, üç saatte Suriye’yi işgal etme küstahlığı, Suriye yönetimine karşı muhalif terör guruplarını eğitmek ve her türlü destek.

Savaşın acımasızlığı malum, yüz binlerce insan öldürüldü, doğdukları büyüdükleri yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan milyonlar. Bunlar insan insan… Yakılan yıkılan şehirler, batan uygarlıklar…

Sadece üç milyondan fazla Suriye vatandaşı bizim ülkemizde, hangi şartlarda yaşadığı meçhul, kayıt yok, suç işleseler tespiti yakalaması neredeyse imkansız. Adeta pimi çekilmiş saatli bomba gibiler.

Bu ülke insanının işsizlik sorunu var, açlık sorunu var, yoksulluk sorunu var ama biz Suriye’den gelen vatandaşlara 25-30 milyar dolar para harcamışız.

“Kendi ihtiyacın varken başkasına verme…”

Günümüze geldiğimizde tam bir çıkmazla karşı karşıyayız.

Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin öncülüğünde oluşturulan Kürt bölgesi ileriye dönük bağımsız Kürdistan için ön hazırlık. Bunu bilmeyen yok.

Ama biz ne yaptık?

29 Ekim 2014 tarihinde Barzani peşmergelerinin kendi topraklarımızdan geçmesine ve Suriye’deki bölücü Kürt örgütü PYD’ye destek vermelerini sağladık, yani AKP iktidarı sağladı. Aslında ayağımızın altındaki halıyı çektik.

Şimdi o PYD sırtını ABD’ye yaslamış ve aldığı silah teçhizatla ABD adına savaşarak taşeronluk yapıyor, yani maşa olarak kullanılıyor.

Sorsan bağımsızlık savaşı derler. ABD desteği ile hangi bağımsızlık!

Özet; AKP’nin uyguladığı Suriye politikası baştan aşağı yanlış, ölüm, yıkım, kan ve kaos. Üstelik dünyada yalnızlaştık.

“Komşudaki yangına odun atarsanız o yangın sizi de yakar…” ve böyle de oldu.

Daha uzun yıllar yakmaya devam edecek.

Başka bir boyut Irak.

Barzani; bölgesi için bağımsızlık referandumu yapmaya karar verdi.

İçinde bulunduğu şartlar bunu zorunlu hale getirdi. Ya referandum atağını gerçekleştirecek ya da kendi sonu gelecek. Üstelik ekonomik sorunları da had safhada.

İran karşı, Irak merkezi hükümeti karşı, ABD ertele diyor, zamanlamasını uygun görmediği için, yoksa temelde karşı değil.

Türkiye ne yapmalı?

Eğer samimi olarak referanduma karşı iseniz, hemen ekonomik anlamda tedbirler alınmalı, Habur sınır kapısı kapatılmalı. Kararlı bir siyaset izlenmeli, caydırıcı olmalı.

Bölge ülkeleri Rusya, İran, Suriye, Irak merkezi hükümeti ile iyi ilişkiler içine girmeliyiz.

Yoksa ülke ciddi anlamda tehlike ile karşı karşıya…

Bu sorumluluğu hiç bir siyasi iktidar taşıyamaz, vebali ağır olur…

Türk milleti bunun hesabını sorar…

Bütün bu gelişmeler yaşanırken, ABD önümüzdeki 10 yıla şöyle bakıyor, Türkiye’de bir iç savaş çıkacağı değerlendirmesinde bulunuyor.

Ya aklımızı başımıza alırız, ya da toptan yok oluruz…

 

Serdar Yılmaz

Serdar Yılmaz

Emekli öğretmen, siyaset, yakın tarih,ekonomi, meraklısı, okur yazar....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ