Alexa
Medya Siyaset

Özlüyorum

Özlüyorum

Çaresizliğin tuzağına düşmeyip, her zaman bir umut olduğunu aklından çıkarmayan, can pahasına, canları pahasına Vatan olanları özlüyorum…

             ‘’ Milletimizin başına gelen bütün felaketler kendi talih ve geleceklerini başka birisinin eline terk etmesinden kaynaklanmıştır. Bu kadar acı tecrübeler  geçiren  milletin bundan sonra egemenliğini bir kişiye vermesi  kesinlikle mümkün olmayacaktır. (1923)
Mustafa Kemal Atatürk

Bağımsızlığı karakteri olan , onurlu bir millet için vatan olup toprakta yeşerenleri özlüyorum…

Güce tapanlara inat , gücünü milleti bilen, baş tacı yapan, köylüsünü efendi yapan, çorak topraklarını orman yapan, kocaman  kocaman şatafatlı koltuklar, saraylar yerine milleti ile diz dize dertleşen koca yürekli, koca gönüllü, öngörülü, görgülü, bilgili, bayrağını göğsüne sarıp, kanının son damlasına kadar milletinin bağımsızlığı için ölümü göze alan ATAM’ı  çok özlüyorum…

İlmi, bilimi, çiftçiliği, çocukların iyi eğitimini, sanayide gelişmeyi, yurdun her karış toprağına memleketim diyen,  ilerlemiş, çağdaş bir toplum, ve daha önemlisi ahlaklı bir toplum oluşturmayı düşünerek verdikleri mücadeleyi özlüyorum…

Onların ektikleri ağaçların büyüdüklerini görüp, alçak eller tarafından yok edildiğini gördükçe kahroluyorum. İlmek ilmek işledikleri toprakların ürünlerinin  tarlalarımızın ekilmediğini, yada ne idüğü belli olmayan tohumlara mahkum bırakılıp ne yediğimizi, çocuklarımıza ne yedirdiğimizi düşündükçe kahroluyorum…

ÖZLÜYORUM…

Pamuk tarlalarımızın yok olduğunu gördükçe, ipek böceklerimizin ürettiği ipekler yok oldukça kahroluyorum. Onca yoksulluğa rağmen kurulmuş Sümerbank fabrikalarının, satış mağazalarında ki Pazen kokusunu özlüyorum…

Köylerimize gittiğimizde, köy fırınında pişen ekmeğin, yeni sağılmış ineğin sütünün, tarladaki çileğin, ağaçtaki elmanın, toprağın üstündeki karpuzun kokusunu özlüyorum, kahroluyorum.

Gelişmişliği sadece beton yığını görüp, üzüm bağlarını bozup Toki yapanları gördükçe kahroluyorum…

ÖZLÜYORUM…

Çocuklarımızı sevmekten korkutan düzeni gördükçe, ANDIMIZI okumayı ırkçılık görenleri gördükçe,

Ahlakı, kadın üzerinden konuşan zihniyeti gördükçe, ATA emanetini babalarının malları gibi görenleri gördükçe, UTANIYORUM, KAHROLUYORUM…

ÖZLÜYORUM…

Çocuklarımızın yurttaşlık bilincinin ümmetçi bilince dönüştürülmesini, vatan kahramanlarımızın neler yaşayarak , ne acılar çekerek, bağımsız bir vatan kurduklarının öğretilmediğini gördükçe, kahroluyorum.

Bilim insanlarımızın, o güzel yürekli öğretmenlerimizin, saygılı kamu çalışanlarımızın, emeğe değer veren iş adamlarımızın, yok oluşunu gördükçe, düşük seviyeli, liyakatsiz yönetim şeklini gördükçe, Müslümanız deyip, hırsızlığa, arsızlığa, tacizlere göz yuman yöneticileri gördükçe kahroluyorum.

ÖZLÜYORUM…

Onurlu subaylarımızın, sahte deliller ile çektikleri acıları hissettikçe, çocuklarının büyümelerini görmediklerini düşündükçe, toprağa  verecekleri  anne, babalarının cenazelerine katılamayışlarını, onlara son bir kez sarılamadıklarını düşündükçe kahroluyorum. Onuruna dokunduğu için hayatına son veren, hasta olan, evladına son bir kez doya doya sarılmadan giden yiğit subaylarımız…

Kahroluyorum…

Adaletin ve güvenliğin tek bir adama teslim edilişini anlayamıyor, kahroluyorum. Seksen iki milyon yurttaşın tüm yönetiminin, tüm insiyatifin, sosyal, ekonomik bütün dertleri ile tek kişinin baş etmesini beklemeyi anlamıyorum, kahroluyorum.

Tüm vatan sathında yaşayan Türk vatandaşlarımızın ayrıştırılmasını, kutuplaştırılmasını, aile bireylerinin dahi nefretine nail olan yönetim şeklini anlayamıyorum, kahroluyorum..

ÖZLÜYORUM…

Derme çatma evlerde komşularımız ile içtiğimiz çayı, sorgusuz sualsiz girdiğimiz komşu evlerini, komşumuzun çocuklarının kardeşlerimiz olduğunu, hiç ayırım yapmadan, sadece ahlaka dayalı komşuluklarımızı özlüyorum…

Annelerimizin tüm mahalle çocuklarını başına toplayıp onlara hamur kızartmalarını, ekmeğin üstüne sürüp yediğimiz sana yağını, bir büyüğümüzün artık kendisine küçük gelen giysisini bize verdiğinde yoksulluğun değil, paylaşmanın verdiği mutluluğu özlüyorum.

Onurlu insanların içinde, yoksulluğu çok ta farketmeden, büyüklüğün ahlak olduğunu bilerek  o küçük, sobalı, iki göz odalı evlerimizin bağımsızlık karakterli anne, babalarımızın gönülleri ile büyüdük ve özlüyorum.

Gecenin karanlığında dayaktan can veren, dağın yamacında donarak ölen, sınırın uzağında yanarak giden, göz yumulan yollarda patlayarak can veren, şehirde sele kapılıp giden, tecavüze uğrayıp üstüne yaftalanan, namussuzun namus kavramından kahrolup giden, atama beklemekten yorulup  işsizlikten dünyayı terk eden, çocuğunu ısıtamadığı için etrafındaki yüksek yüksek binalarda yaşayanları görüp, kahrından çocuklarını bu dünyada yapayalnız bırakıp giden anne’den  ve yazdıkça kahrolduğum gönlümden , sizlerden özür diliyorum, kahroluyorum, ölüyorum..

ÖZLÜYORUM…

27 Ağustos 1922

‘’Reşat bey Çiğilitepeyi  ne zaman alacaksınız ‘’ diye sorar, Gazi Mustafa Kemal

‘’ Yarım saat sonra alacağız’’ der , Reşat  bey,

15 dakika sonra tekrar arar Gazi Komutan

‘’düşmanın halen direndiğini görüyoruz, o tepe çok önemli’’

‘’Komutanım, düşman tepeye yığınak yapmış, ama alacağız komutanım, mutlaka alacağız’’

Tekrar arar Gazi Komutan Mustafa Kemal,

‘’Reşat beyi  istiyorum’’

Karşıdan gelen cevap karşısında Mustafa Kemal gözyaşlarını tutamaz,

‘’Komutanım, Reşat bey size bir mesaj  bırakarak intihar etti, okuyorum  komutanım:

Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde, sözümü yapamamış  olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım.’’     ALBAY REŞAT BEY…

Oysa ki yaşamına son verdikten kısa bir süre sonra Çiğili tepe düşmandan temizlenir.

Verdiği sözü zamanında yerine getiremediği için hayatına son veren, Onurlu Komutanı özlüyorum.

Şimdi kahroluyorum,

Aziz hatıraları, onurlu yaşamları için önlerinde saygı ile eğiliyorum.

ÖZLÜYORUM…

Görevinin onurunu bilenleri,

Vatan için can verenleri,

Büyüklüğü gösteriş değil, şeref bilenleri,

Her evladı, kendi evladı bilenleri,

Milletin  malının , milletin olduğunu  bilenleri,

Vatan için, vatanın tüm varlıklarını korumayı bilenleri,

Kadının, kadın olduğunu bilenleri,

Çocukları, doğayı, hayvanları, çorak toprakları dahi korumayı bilenleri, özlüyorum.

Ve en çok ta: ATAM sizi özlüyorum.

ÖZLÜYORUM…

Sonsuz saygılarımla…

Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

"Söz konusu vatansa,gerisi teferruattır diyen" Atatürkçü,Cumhuriyet kadını...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ