Alexa
Medya Siyaset

Paşam Bizi Ekmeksiz Bıraktın

Paşam Bizi Ekmeksiz Bıraktın

1940’lı yıllar Atatürk vefat etmiş, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü büyük bir proje başlatmış ve günümüzde dahi Türkiye haricindeki siyasetçiler ve bilim insanları  tarafından takdirle karşılanan, örnek gösterilen Köy Enstitüleri kurulmuştu.

Bu arada Osmanlı’dan miras kalan cehalet, sağlık ve ulaşım gibi sorunlara da çözüm yolları aranmaya başlanmış, Almanya’dan buğday karşılığı lokomatif alınarak tren yolu ağı işler hale getirilmişti. Çok sayıda sanayi tesisi yapılmış olup bugün özelleştirme ile satılan sanayi tesisleri o zaman yapılan ana sanayi tesisleridir.

Almanya savaş ilan etmiş, Hitler rejimi Almanya’yı olduğu kadar Avrupa’yı da kasıp kavurmaktadır. 2. Dünya harbi başlamış yokluk ve sıkıntılar kapıya dayanmıştı. Bir taraftan devam etmekte olan harbe katılma olasılığı karşısında Türkiye’de harp hazırlıklarına başlamıştı. Gece karartmaları yapılıyor, halk bilinçlendiriliyor, gerekli uyarılar sürekli yenileniyordu. Türkiye reform ve sanayileşme yolunda ağır koşullara rağmen ilerliyordu. 2. Dünya harbi 2 milyon Mehmetçiği devamlı silah altında tutma zorunluluğu getirmiş ve bütçeye büyük yük olmuştur. Ayrıca Stalin Türkiye’den toprak talebinde bulunmuş tehdit ve korku salmıştır. Türkiye dış borç alamıyor, buna karşılık Osmanlı borçlarını ödüyordu.

Bir anlatıya göre Türkiye’nin Almanya’nın yanında 2. Dünya harbine katılması için baskılar yapılıyordu. Ünlü İngiliz siyasetçi Churchill Adana’ya gelmiş ve Türkiye’yi savaşa zorlayan bir dizi toplantılar yapmıştı. Adana konferansı olarak bilinen bu toplantıda İsmet İnönü’ye Türkiye’nin savaşa girmesi için baskı yapılmakta ve lojistik destek sağlanacağına söz verilmektedir. İnönü, Churchill’e cevaben altı aylık bir süre istediğini bildirmiş, eline de bir liste vermişti. Listede askerin ihtiyaçları yazılıdır. Savaş bitmiş ve Churchill anılarında özetle‘’ İsmet İnönü kadar büyük bir dehaya rastlamadım. Savaşın 6 ay sonra biteceğini öngörmüş ve öyle taleplerde bulunmuş ki bunların arasında askerin fotin bağı bile vardı’’ demiştir.

İsmet İnönü, savaş sonrası yaptığı yurt gezilerinden birinde, yolda yanına yaklaşan bir çocuk ‘’Paşam bizi ekmeksiz bıraktın’’ der. İsmet İnönü ’nün yanıtı ‘’ Evet, ama babasız bırakmadım olur’’. Binlerce dul ve yetimin olduğu günümüz Türkiye’sinde ise şehitler olağanmış gibi algılanıyor. İftirada bulunanlar o günün koşullarını görmemezlikten gelerek çirkin bir iftira kampanyası yürütüyorlar. Evet ekmek karneye bağlanmıştı ama halktan bir kişi dahi açlıktan ölmemişti. Halbuki dünyada yüzbinlerce kişi açlıktan ölüyordu. Savaş nedeniyle ülkeler gıda maddelerini karneye bağlamıştı. Bütün bunlar inkar ediliyor, kasıtlı olarak görmemezlikten geliniyor çünkü zorlama ile uydurma bir tarih yazılıyor.

Kimdir bu adam? İstiklal savaşının, muzaffer ordularının komutanıdır. Lozan görüşmelerinde ki Türk heyetinin başkanıdır. Mondoros ve Sevr anlaşmalarını tarihe gömen sıkı bir müzakerecidir. Günümüz siyasetçilerinin Ayyaş dediği, çakma değil gerçek bir dünya lideridir. Uyguladığı diplomasi ve kıvrak zekasıyla Türkiye’yi  2. Dünya savaşına sokmamıştır. Analar ağlamamış, canlar feda olup gitmemiştir. Gelelim bu güne. Özelleştirme adı altında varımızı yoğumuzu yabancılara sattık. Bırakın buğday satarak tren almayı, buğdayı dışardan alır olduk. Türkiye’yi Dünya harbine sokmayan bir yönetimin arkasından bugün komşuları ile savaşan bir ülke olduk.

İsmet İnönü’nün çok konuşulan sözleri de vardır. Onları da not edelim.

ABD Başkanı Johnson’un Türkiye’yi tehdit etmesi üzerine İnönü, çok ince ve anlamlı diplomatik bir yanıt verir. ‘’ Yeni bir Dünya kurulur, Türkiye’de bu Dünyada yerini alır’’ Bu güne ışık tutması bakımından ‘’Bir büyük devlet ile ittifak, kaplanla yatağa girmek gibidir’’,’’ Politikada esas inanılır adam olmaktır’’ sözlerini de ekleyelim.

İnanç konusunda:’’ Ülkeyi dini irticadan kurtarmanın tek yolu millete Kuran’ı Türkçe olarak okutmaktır’’, ‘’İrtica başbakandan cesaret bulursa, kim onun sokağa dökülmesini önleyebilir? İrticanın sokağa dökülmesi ise ülkenin kana bulanmasıdır’’.

Siyasi iktidar şunu yaptı, bunu yaptı kargaşası içinde gerçekleri göremiyoruz. Aydınlarımız bu gerçekleri halkımıza anımsatmak, uyarmak, doğruları anlatmak  zorunda. Karşınızdaki size hakaret ediyorsa, siz ona hakaretle değil tarihinizle, geçmişinizle yanıt verin. Karşı taraf yalan üretiyorsa sizde doğrulardan ve doğruları söylemekten, anlatmaktan yılmayın. Hangi görüşe sahip olursanız olun, ilkelerimiz olmadıkça sürüden farkımız yoktur. Geçmişimize, inancımıza, dilimize sahip çıkmak zorundayız. Aksi halde inancımız Vahabileşecek, dilimiz Araplaşacak, kimliğimiz yok olacak. Tarihimiz yozlaştırılarak yeni bir tarih yazılarak gerçek tarihin yerine ikame edilecektir. Gidişat bu yolda gözüküyor……

 

Vatan için canlarını veren şehitlerimizi şükran ve minnetle anıyor, kabirlerinde huzur içinde yatmalarını Allah’tan niyaz ediyorum.

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ