Alexa
Medya Siyaset

Milli Mücadele ve Pontus Meselesi

Milli Mücadele ve Pontus Meselesi

Değerli okuyucular, çok uzun bir zamandan beri yazılara ara vermiş, eğitim çalışmalarıma yoğunlaşmıştım.Aradan geçen zaman içinde yaşanan hadiseler, tekrar yazma konusunda yoğun bir istek oluşmasına sebep olunca görev vaktidir diye düşündük ve kolları sıvadık.

Milli Mücadele’nin 100. Yılını kutladığımız bu günlerde,belki de bir çoğumuzun haberi olmayan, hatta bütün haberlere, yazılanlara, uyarılara rağmen kamuoyunun ilgisiz kaldığı bazı olaylar yaşanıyor.

Kökleri çok eskilere dayanan Pontus meselesi, son günlerde tekrar ısıtılıp üstüne yeni yalanlar eklenerek gündeme getirilmeye çalışıyor. Tıpkı sözde Ermeni soykırımı gibi bir sözde Pontus soykırımı algısı yaratmak ve uluslararası kamuoyunda Türkiye aleyhine propaganda faaliyeti yürütmeyi amaçlıyorlar.

Kabul etmek gerekir ki bu konuda kısmen başarılı olmuş gözüküyorlar. Yunan parlamentosu 24 Şubat 1994’te aldığı kararla 19 Mayıs 1919’u “Pontus Soykırımını Anma Günü” ilan etti. 2002’de Amerika’nın New Jersey ve Güney Caroline eyalet meclislerinde Pontus soykırımı tasarıları kabul edildi. 2006 Eylül ayında Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunda “Pontuslu ve Süryani” azınlıklara yapılan haksızlıklar yer aldı. Ve son olarak Yunanistan başta olmak üzere dünyanın birçok merkezinde 100. Yıl sebebiyle gösteriler, yürüyüşler düzenlendi. Atatürk, Topal Osman, İpsiz Recep, Nurettin Paşa gibi vatanperver kişiler hedef gösterildi. Türkiye’nin tazminat ödemesi, özür dilemesi talepleri dile getirildi.

En baştan söylemek lazım.Bu yazı dizisi Pontus meselesini derinlemesine anlatan bir akademik makale değildir. Çünkü konu buraya sığmayacak kadar geniş ve teferruatlıdır. Daha önce aynı konu ile ilgili yazmış olduğum makalenin kısaltılmış ve kolaylaştırılmış bir bölümünü okuyucuya sunacağım. Amacım, Pontus meselesi ile ilgili özellikle sosyal medyada yaratılan algıya insanlarımızın kapılmasını engellemekve konu hakkında temel bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır. Daha fazlasını talep edenler kaynakça kısmında paylaşacağım kitap ve makalelere ulaşarak konu hakkında daha fazla bilgiye erişebilirler.

Yurdun dört bir yanı işgal altında, Türk Milleti ölüm kalım savaşı vermekteydi. Bu mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için önce iç savaşın sona ermesi gerekiyordu. Emperyalizm bu fırsatı çok iyi değerlendirmiş, Türklerin bir bütün halinde istilacı düşmana karşı mücadele etmesini önlemek için azınlıklar başta olmak üzere çeşitli isyanlar çıkarmıştı. Güney vilayetlerinde Fransızlara, Akdeniz’de İtalyanlara, Doğu’da Ermenilere ve isyancı aşiretlere, Batı’da Yunanlılara, İstanbul’da işgal kuvvetleri ve işbirlikçi İstanbul Hükümetine karşı mücadele eden Milli Ordu, içerde de çeşitli isyanları bastırmak zorunda kalıyordu. Milli Mücadele’nin Karadeniz Cephesi diyebileceğimiz Pontus Meselesi işte bu ortam içinde hazırlanmış kanlı bir kurguydu. Yunan ordusunun Anadolu işgali ile heyecana kapılan Karadeniz Rumları, silahlı çeteler kurarak bir Pontus Devleti kurma mücadelesi başlattılar. Bölge halkının ve Milli Ordunun üstün gayretleri ile bastırılan Pontus meselesi sadece 100 yıl öncenin değil bugünün de meselesidir. O halde dikkatli ve bilinçli olmak gerekir. Bir yazı dizisi olarak çıkacak bu seri, Pontus meselesini her kesimin anlayacağı kolaylıkta, sözde soykırım savunucularının itiraz edemeyeceği arşiv belgeleri ışığında yazılmış olacaktır. 13 Haziran 2019 Perşembe günü “Milli Mücadele ve Pontus Meselesi” yazı dizisinde görüşmek dileğiyle.

Medya Siyaset
Ekin Topcuoğlu

Ekin Topcuoğlu

Cumhuriyet Tarihçisi. Medya Siyaset Tarih Danışmanı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. ali boztepe dedi ki:

    Takip edeceğim hocam:
    Başarılar dilerim.

BİR YORUM YAZ