Alexa
Medya Siyaset

Popülizmin Son Dansı

Popülizmin Son Dansı

21.yüzyılın son üç çeyreği çok şeye gebe gözüküyor. Dünya kıpır kıpır, liyakatsız, bu gön söylediğini ertesi gün inkar eden ve despotik liderler artık çekilmez hale geldi. Bu tip liderlere verilen tepkileri dünya medyasından öğreniyoruz. Popülizm iflas etmiştir. Kandırılan kitleler artık ‘’Boş laflara karnımız tok’’ diyerek değişik yollarla tepki veriyor. Kapitalizm denen meret akım dünya halklarının bütün değerlerini alt üst etmiş durumda. Rus halkı eğer komünizmi mumla arıyorsa, radikal bir devleti olma yolunda adımlar atılıyorsa ve Dünyada ben tek liderim diyerek yanlış üstüne yanlış yapan liderler varsa, elbette ki bu böyle devam etmeyecektir. Kuzey Kore böyle, Arap-Müslüman emirlikler,devletler böyle. Demek ki bir şeyler yanlış yapılıyor. Savaşlar artık vekalet savaşlarına dönüşmüş, biyolojik ve kimyasal savaşlar gizliden gizliye insanlığı tedricen öldürmektedir. Bütün bunlar popülizm ve küresel açılımların sonucu ortaya çıkmıştır. Maalesef günümüzdeki popülist liderler çözüm üretmiyor, çözüm üretiyor ayağına sistemi bozdukça bozuyorlar. Globalleşme adı altında sınırları, popülasyon saflığını, insanların ideallerini köreltip herşeye maddi açıdan bakıyorlar. Birde bunlara din savaşlarını eklersek bu dünya ve bu düzen 2050’leri göremeyecek.

Popülist sağcı  iktidarın başarılı olduğu hiçbir ülke görmek mümkün değil. Üstelik bu iktidarlar kötünün iyisi olmadığı gibi beterin beteri iktidarlar. Egoistler, despotlar ve hep ben, bana diyenler. Kuzey Afrika’da, Ortadoğu’da  ve diğer yerlerdeki Müslümanım diyen halklara bir bakın. Hala halkını idam eden, hapislerde süründüren, özgürlüklerini kısıtlayan, dayatmacı ve zorba yönetimler hayatlarını idame ettiremeyecekler. Stalin vardı, Hitler vardı, Mussolini, Franko vardı, daha yakın tarihte Kaddafi vardı, Saddam vardıne oldular? ve yönettikleri sistemler ne oldu? Mevcut diktatörlerde birer birer yakın gelecekte çökecek Fazla değil delecek 10 yıl içinde bu çöküşler başlayacak. Dünyaya yeni bir güneş doğacak, halk aydınlanacak ve gücünü görecek.

Bir dönemin sonuna doğru yol alınıyor. Demokrasi değil, demokrasinin çarpıtılarak işletilmesi halkı rahatsız ediyor. Nitekim meydana gelen göçler bunu en iyi şekilde ifade ediyor. Kapitalizm kendine sınır çizmiş durumda. Devletler halkın refahı için değil kapitalizmin neresinde yer alacağız telaşı içindeler. Çok iyi biliyorlar ki kapitalizm bittiğinde kendileri de bitecekler.Zannediliyorki militarist güçleri sayıca arttırmak, elit ve düşünürleri hızlı bir şekilde tasfiye etmek, halkı bölmek, karşı karşıya getirerek iktidarlarını sürdürecekler. Dünyada gelecek yıllarda sokak hareketlerinde büyük hareketlilik olacağı tahmin olunuyor.

Biri yer, biri bakarsa çatışma kaçınılmaz oluyor. Atılan taş geri döner

Türkiye bu işlerin neresinde? Derseniz büyüklerimiz çok iyi bilir diyoruz ?

ABD’ Başkanlarından Cumhuriyetçi Roosvelt, başkanlık seçimi için miting yapmaktadır. Karşısında Cumhuriyetçi kalabalığı görünce coştukça coşar. Sözlerini daha bitirmeden alkollü bir dinleyici bağırır: Bay başkan beni kandıramazsın ben bir Demokratım. Roosvelt adama sakin ve kızmadan soruyor: Sen neden Demokratsın?diye. Adam. Biz dede, baba, ailece demokratız. Bunun üzerine Roosvelt’in kafa tası atıyor ve bir an için kabul edelim ki senin dedende, ebende, babanda, ananda  eşekti sen ne olurdun? Diye soruyor. Sarhoş ise kısa ve öz bir yanıtla taşı deliğine oturtuyor. Ne dese beğenirsiniz?-BİR CUMHURİYETÇİ OLURDUM !

ETİKETLER:
Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ