Alexa
Medya Siyaset

Reis Bize Doğruyu Söyle

Reis Bize Doğruyu Söyle

Size danışmadan;
TRT Genel Müdürü o teröristi ekrana çıkarmaz.
Size sormadan;
TRT Haber Dairesi o doçenti konuşturmaz.
Sizden izin almadan;
Adalet Bakanı, o akademisyeni İmralı’daki ile görüştürmez.
O mektup, İmralı’dan çıkmaz.
MİT harekete geçmez.
İmralı’da kuş bile uçamaz.

Hani siz; “Doğrusu ben Osman Öcalan’ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyorum.
Ancak TRT’ye müracaat etmiş ve TRT Kurdi’de böyle bir program yapmışsa, bunu TRT’deki arkadaşlarımız bilirler. Bu konularda da TRT’deki arkadaşlarıma güveniyorum” diyerek topu taca attınız ya;
“Olmaz ki, millet, aptal yerine konmaz ki” dedim.
Terörist başının mektubunu yorumlamanızı kınadım.
Terörist başını, iç siyasete “malzeme” yapmanıza  kızdım.
“Kırmızı Bülten” söyleminize inanmadım.
En azından;
“Adalet Bakanı hatırlatmıştır;
O hatırlatmadıysa Danışmanlar anlatmıştır;
Onlar da anlatmadıysa ‘TRT’deki arkadaşları’ hatırlatmıştır;
Arkadaşları da hatırlatmadıysa MİT yetkilisi hatırlatmıştır” diye düşündüm.
Hatırlatmaları da gerekir.
Aksi halde görevlerini yapmamış olurlar ki, o zaman hesap vermeleri gerekir.
Ya da “Reis” öyle istedi, “garipler” emri yerine getirdi.
Emir, demiri kesti.

Orta da bir “suç” var.
Seçime saatler kala, terörist başının yazdığı mektup, Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiş, TRT de haber yapmıştır.
Kırmızı Bültenle aranan terörist, devletin televizyonuna konuk edilmiştir.
“Şöyle yapın”, “böyle davranın”; “abim, şuna oy vermeyin” dedi gibi sözler ettirilmiş, siyasete yön verdirilmiştir.
Ayıp edilmiştir.
Vicdan isyan etmiştir.
Siyaset kirlenmiştir.
Baştan aşağı ahlaksızlık, sondan başa kanun çiğnenmiştir.
Suçlu, ya da suçlular bulunmalıdır.
İfadeleri alınmalıdır.
Hesabı sorulmalıdır.

Hayret; “Reis” bu kez yağıp gürlemedi.
Adalet Bakanı’nı kovmadı.
Danışmanlarını silkelemedi.
MİT’e dokunmadı!
Doçent’i susturmadı!
TRT Haber Dairesini dağıtmadı!
Neden?

TRT, şehitlerimizin anısına saygısızlık etti.
Anaların, babaların, çocukların yaralarını deşti.
Ben yazsam, ertesi gün sorguya çekilirdim.
Hafta bitti, günler geçti sorgu-sual soran yok!
Muhalefet konuşmuyor.
Barolar haykırmıyor.
Adli makamlar hareketsiz.
Hukuk adamları sessiz.
Demokratik Kitle Örgütleri suskun.
Hoş değil.

Celal Durgun

Celal Durgun

20 Eylül 1952 doğumluyum. 27 yıl öğretmen olarak Milli Eğitim’de çalıştım. ADD Milas Şubesi Başkanı olarak iki dönem görev yaptım. ADD Genel Merkezince çıkarılan dergi ile Mudafaa-i Hukuk dergisinde yazılarım yayınlandı. Halen Milas Önder gazetesinde yazıyorum.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. GÖNÜL PINAR ATACI dedi ki:

    Tek sözle : Muhteşem. Çok değerli ve sevgili hocamız sayın DURGUN’un eline, diline, kalbine ve kalemine sağlık

BİR YORUM YAZ