Alexa
Medya Siyaset

Saadet Lideri Karamollaoğlu Gündemi Değerlendirdi

Saadet Lideri Karamollaoğlu Gündemi Değerlendirdi

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Karamollaoğlu,AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan seçim sonucu ile ilgili “Kimse 14 bin oyla seçimi kazandım demesin” açıklamasına tepki gösterek “İster 14 bin oy alsın, ister 14 oy alsın kim fazla oy alırsa o seçimi kazanır. Bu bir parti meselesi değildir, adalet meselesidir.” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanla şöyle:

174 yıldır büyük fedakarlıklar ve gayretlerle bizlere huzur ve güven ortamını tesis eden,

nice kahramanların içerisinde bulunduğu Polis Teşkilatımızı kuruluş yıldönümü dolayısıyla kutluyorum.

Bu önemli hafta vesilesiyle şehit polislerimizi rahmet ve minnetle anıyor,

büyük bir cesaret ve özveriyle milletimize hizmet eden emniyet teşkilatımızın kahraman mensuplarına sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum.

NECMETTİN ÖĞRETMEN TAZİYESİ

Basın toplantımıza geçtiğimiz hafta elim bir şekilde kaybettiğimiz Necmeddin Kuyucu’ya Allah’tan rahmet dileyerek başlamak istiyorum.

Görevi başında öğrencisi tarafından öldürülen Necmettin Kuyucu olayı bize çok büyük mesajlar vermektedir.

Eğitimde ahlak ve maneviyatın esas alınmadığı bir sistem bugün ne yazık ki öğretmene, doktora, eşe, hayvana, doğaya zarar veren insanlar üretmektedir.

Bu durum karşısında atılacak en önemli adım milli kalkınma kadar manevi kalkınmanın da esas alınmasıdır.

Eğitim sistemimiz için önemli hususlardan birisi de rol model olmaktır.

Bugün liderlerin kutuplaştırıcı tavrı hain-vatansever ayrımı yapan tavrı bu tür münferit olayların en önemli sebeplerinden birisidir.

Bu duygu ve düşüncelerle hayatını kaybeden öğretmenimiz Necmettin Kuyucu’yu bir kere daha rahmetle anıyor acılı ailesine başsağlığı diliyorum.

SEÇİM TARTIŞMALARI

31 Mart seçimlerini geride bırakalı neredeyse 10 gün oldu fakat hala tartışmaları bitmedi.

Yaşanan süreç hepimizin malumu

Öncelikle Pazartesi günü Sn. Erdoğan’ın açıklamalarını hayretle dinlediğimizi belirtmek isterim.

“Kimse 14 bin oyla seçimi kazandım demesin” açıklaması yaptı.

İster 14 bin oy alsın, ister 14 oy alsın kim fazla oy alırsa o seçimi kazanır. Bu bir parti meselesi değildir, adalet meselesidir.

Yüksek Seçim Kurulu üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturulmak isteniyor.

Artık Türkiye’de seçime giderken bağımsız olacağına inandığımız İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Ulaştırma Bakanı ne yazık ki kalmadı.

Hak edene hak ettiğini vermek bizim temel umdelerimizden birisidir.

Elbette herkes yasal süreç içerisinde itirazlarını yapma hakkına da sahiptir.

İtiraz süreci demokrasinin doğal bir sürecidir kimsenin bunu kınama hakkı olamaz.

Seçim sonuçları noktasında karar verecek olan yetkili merci Yüksek Seçim Kuruludur. İçişleri Bakanı devreye girerse, seçimlere şaibe karıştığı algısı anlaşılır.

Fakat ne yazık ki Doğu Anadolu’da alenen seçimlere müdahale edildi.

İçişleri Bakanlığı, valileri, kaymakamları, emniyet ve jandarma ile sandıklara bile müdahale ettiği iddiaları ayyuka çıktı.

YEŞİLLİ SEÇİM İDDİALARI

İktidar kaybettikleri bölgelerde organize suç tespiti için uğraşıyor.

Fakat ne hikmetse Ak Parti’nin kazandığı Mardin Yeşilli ilçesinde ortaya atılan iddialarla alakalı hiç ses çıkarmıyorlar

Bakınız iddialar şunlar;

*Yurtdışında, askerde, cezaevinde olanların yerine oy kullanılması

*Bazı Sandık görevlilerimizin seçim günü 04:00-17:00 saatleri arası gözaltında tutulması

Bu elim iddiaların üzerine gidilmesi şarttır, eğer bu iddialar doğruysa ilgililer için muhakkak hukuki süreç başlatılmalıdır.

İster İstanbul için ister farklı bir yer için olsun, seçim hukuku teamüllerinin işletilmesi elzemdir. Bugün başka partiye lazım olan hukuk yarın size de lazım olabilir.

ADALET HERKESE LAZIM

Bugün yaşanan bu süreç ülkemizde adalet mekanizmasını nasıl işlediğinin en net örneği durumuna gelmiştir.

Bugün Türkiye’de adalet ciddi mana da yara aldı

Bunun biran önce ortadan kaldırılması adaletin tekrar tesis edilmesi gerekmektedir.

Bunun da birinci yolu iktidara işleyen sistemin muhalefet içinde işletilmesidir.

Bu ister YSK’da olsun ister TRT’de iktidara gösterilen muamele muhalefete de gösterilmek mecburiyetindir.

Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu çıkmazı açmanın en önemli yolu budur.

Adaletin tesis edilmediği bir sistemin sağlıklı çalışması mümkün değildir.

Uyarıyoruz! Hukukun üstünlüğünü rafa kaldırmak ekonomik ve sosyal istikrarsızlığı derinleştirir.

Demokrasilerde kendinden başka partilere güvensizlik bütün partilere güvensizliği doğurur.

EKONOMİ PROBLEMİ DERİNLEŞİYOR

Seçimler geride kaldı biran önce ülke olarak seçim gündeminin içerisinden çıkıp asıl problemlere odaklanmamız gerekiyor.

Bakınız seçimden sonra akaryakıttan, sigaraya birçok ürüne zam gelmeye başladı.

Şuan çarşı pazarda soğan kg fiyatı 10 lirayı buldu.

Soğan bulamıyoruz artık.

Bu rakamlar bu zamlar derinleşen krizin habercileri durumunda.

Eğer ekonomideki bu gidişat durdurulamazsa önümüzdeki süreç daha da sıkıntılı geçecek.

Sn. Ekonomi bakanı bugün ekonomimizle alakalı reform paketleri açıklıyor.

Göreceksiniz Ekonomi Bakanlığı mevcut durumu düzeltecek hiçbir çalışma yapamayacak.

Kahin değilim ama 16 yıldır bu arkadaşların nasıl politika yaptıklarını iyi biliyorum.

Türkiye’de adalet olmadan, güven ortamı oluşmadan ekonomi düzelmez.

Fon, harcanacak para demektir. Ama üç kağıtçılık yapıp bu ülkenin arsasını, bankasını varlık fonu diye yutturuyorlar.

Sadece rant çevreleri para kazansın zihniyeti ile ekonomi yönetirseniz işte o zaman batarsınız.

Çiftçi kazanamazsa ekmez. Bu kadar basit bir meseledir bu.

Çiftçi ekmeyince bir zamanlar bol olan soğan ve patates bugün yoktur. Hala daha lobi olduğuna inanan varsa yapacak bir şey yoktur.

Buradan iktidara tekrar seslenmek istiyorum, eğer bizim üzerimize düşen bir vazife varsa hiçbir karşılık beklemeden gönüllü olarak yardım etmeye hazırız.

HEPİMİZ BU ÜLKENİN İNSANIYIZ VE AYNI GEMİDEYİZ.

Yaşanan sorunları da birlikte çözebiliriz.

Yeter ki bir araya gelelim, kamplaşma ve kutuplaşma ortamını ortadan kaldıralım.

Bugün Türkiye’de var olan kutuplaşma azaltılsın o bile ekonomiye can verme noktasında büyük faydalar getirecektir.

Bu sebeple tekrar ediyorum bu kriz karşısında iktidar ve muhalefet bir araya gelmeli aynı masa etrafında sorunlarımızı konuşabilmeliyiz.

Türkiye’de emin olun konuşarak halledemeyeceğimiz hiçbir problem yok.

Hepimiz bu ülkenin insanıyız ve seksen milyon bir ve beraberiz.

Medya Siyaset

Medya Siyaset

Atatürk ve Cumhuriyetten yana taraf haber merkezi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ