Alexa
Medya Siyaset

Şambabası

Şambabası

“Kanı kanla temizlemeyi, kanı yerde bırakmamak zanneden gafillere şamar gibi insin bu sesleniş.”

Çocuk;

Sekiz yaşlarında;

Mezarlıkta!..

Belli ki; dolaşmışlığı çok buralarda..

Tanışı mezarlıkta gördüklerinin.. acı ortak olunca..

Farklı bir gün; bugün…

Şaşırdı önce;

Mezarlıkta; Bakan Amca’yı görünce…

Çocuk bu; ne bilsin; atlamak geldi içinden kucağına..

Önce;

Sokuldu yanına;

Usulca!…

Haykırır gibi, fısıldadı; bakan’ın kulağına…

“Ben” dedi; “babamı hiç görmedim!…”

Okşamadı saçlarımı, koklamadı beni, kucaklamadı;

doyunca…

Tutmadı hiç elimi;

Ben de tutmadım hiç onun elini!..

Sekiz sene önce şehit olmuş,

Ben annemin karnındayken; babam nöbetçi

kulübesinde vurulmuş!…

Suçlandı bakan!.. Utandı;

Yere baktı !..

Ürktü görüntüsünden…

Yer yarılsa, yedi kat yere batacaktı;

Kızardı, yandı; ekşidi suratı;

Bulsaydı fırsatını; tören-mören demeyip bırakıp

kaçacaktı!..;

Nasıl özür diler ki bir bakan; sekizinde bir çocuktan;

Yer sağır, gök dilsiz kesildi;

Lahavle çeker gibi; kurtulmak için sıkıştığı durumdan;

Sabır ve metanet diledi kendine; dualar etti; bir hızır göndersin diye Tanrıdan!..

Bir film gibi aktı gözlerinin önünden çocukluğu;

Çınladı kulağında o ses; eski Türk filmlerinden  defalarca duyduğu:

“Size baba diyebilir miyim!?”

Küçücük bir tornistanla kurtarıldı durum;;

“Baban benim bundan böyle yavrum!..”

Duygulandı; eline cebine attı; kartını uzattı!..

Ne zaman düşerse baban aklına,

Unutma… Baban benim bundan sonra; beni ara!..

*******

Birkaç gün sonra!.

12 Tabut gördü çocuk; Al bayraklara sarılı!…

Sıra sıra…

Ve tabutların arkasından koşan çocuklar gördü;

Bitkin… ve ağlamaklı…

Birinin elinde bir yeşil yaprak;

albayraklı tabuta yetişmeye çalışmakta koşarak!..

Betül’müş adı…

Daha öncekiler de Ayşe’ydi; Zeynep’ti; Zeliş’ti; Elif’ti…

Yoktu ki Betül’den hiçbirinin farkı!..;

Baktı; baktı..

Önde o albayraklı tabut olmasaydı;

Ve bir de Betül koşarken ağlamasaydı;

O yeşil yaprakla Betül’ü bayrama koşuyor sanacaktı!..

****

Yine oradaydı!… Bakan;

Hem de ön saftaydı!..

Bir resim çizdi zihninde çocuk;

Ögesi; Bayrak!.., kalabalık!.. Tabut!..

Yerlerine yerleştirdi!.. evimizdeki resmin aynısı dedi!..

**********

Düşündü çocuk;

Farkı yok bugünün dünden!..

Kim beslenir; bunca kinden, nefretten!…, Kim tutar çanağı.. ölüme!..

Bir resme baktı; bir de Bakana;

Yakınında olsa; haykıracaktı!..

Bir tek baba yeter mi bunca yetime!..

Bakan’ın verdiği kartı çıkarttı;

Öfkeyle yırttı!..  Attı!..

Aslolan “şambabası!” olmak değil; babasız bırakmamaktı!…

ETİKETLER:
Mehmet Halil Arık

Mehmet Halil Arık

Emekli Eğitimci
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ