Alexa
DOLAR
8,2364
EURO
10,0327
ALTIN
484,93
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
19°C
Ankara
19°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
24°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C

Saraya Sesleniyorum

Saraya Sesleniyorum

Sesimi duyurmada belki daha etkili olur diye böyle başlık attım.

Burası çok önemli. Duymaları gerek.

C.B. ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Üyeleriyle yaptığı  toplantıda  konuştu.‘‘Yüksek faizle bir yere varamayız. Yüksek faize karşıyız.’’

‘‘Bankaların iş dünyasını nasıl sömürdüğünü biliyorum. Birçok yatırımcı, girişimci faiz yükü altında eziliyor. Bana yatırım, istihdam, üretim, ihracat lazım.’’

‘’Faizi ne kadar aşağı çekerseniz enflasyon o kadar düşer.’’

Son cümle dışında söylediklerine ben dahil,ekonomi işleyişi hakkında bilgi kırıntısı da olmasa aklını kullanan sokaktaki insanlar da katılır. O halde problem nerede? Faizi düşürmek ancak enflasyonu kontrol altında tutup düşürmenin sonunda yapılmalıdır. Yani enflasyon %30’lar gibi uçuyorken faiz indirimine gidemezsin.

Yukarıdaki konuşmayı kendi mi hazırladı, yoksa danışmanları mı bilemem. Ama bilinmesi gereken bir ülkede üretim düşükse, sonuç olarak yüksekithalatla dış ticaret açığı ve dolayısıyla bütçe açığını arttırıyorsa,Devletin dış ve iç borç ödeme giderleri yüksekse, bunlar büyük vergi yüküne yol açıyorsa, bunların faturasını halka kesmek için yağmur gibi zamlar yağıyorsa enflasyon yüksek olur. Yüksek enflasyon  faizve kurlarda artışa neden olur. O halde gerekirse borçlanmaya gitmek, özellikle elektrik, doğal gaz gibi endüstrinin de kullandığı başta enerji ünitelerine zam yapmaktan kaçınmak gerekir. İster esnaf, ister çiftçi, ister iş insanı, fabrikatör olsun kullandığı girdilere zam geldiğinde bunu ürettiği mallara aktarmak zorundadır. Özellikle kar marjı düşükse,zam yapmadan varlığını sürdüremez.

TÜİK’in enflasyonla ilgili gerçeği yansıtmayan istatistiklerive buna dayanarak uygulanan ekonomi politikaları dengeleri çok bozdu. AKP döneminde sanayide, tarımda emeğiyle çalışanlarla, memur ve emekli kesim her yıl hem daha fakirleşti, hem de çok borçlandı. Hataları düzeltmede doğru adım atıldığı da yok. Bu yüzden faiz düşürülmesinde çok zorlanacağız. Düşük faizin önemini iyi kavramış birçok Batı ülkeleribaşta olmak üzereonlarıkıskanmamızı gerektirecek faizlerisıfırlara kadar inmişken bizde son kararla Politika Faizi 475 baz yani %4.75 arttırılarak %15’e yükseltildi. Arkasından yine her şeye zam yine körüklenen enflasyon. Zihniyette değişiklik yok.

Hem zam yağdıracaksın, hem de düşük faizolsun isteyeceksin, olmuyor. O halde ya akıllanacaksın, devlet kurumlarındaki diğer reformlarla birlikte ekonomi ehil ellere devredilip yönetilecek, ya da dizini dövmekten kurtulamayacaksın.

Faizi düşürmenin yolu enflasyonunkontrol altında tutulması sağlandıktan sonra kademeli olarakindirmekten geçer. Batı ülkeleri böyle başardı. Bunu anlamadan ahkam kesmek olmaz.

Saygılarımla

Erol Başarık    Ekonomist – Reform 2000 Party’si Genel Başkanı – İngiltere

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.