Alexa
DOLAR
8,1508
EURO
9,7261
ALTIN
453,16
BIST
1.376
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Çok Bulutlu
21°C
İzmir
21°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Gök Gürültülü
20°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
21°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
23°C

Sarayın Maliyeti

Sarayın Maliyeti

Dünkü toplantısında, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) faizleri 200 baz daha arttırarak %19’a yükseltti. Bu artışla ilgili ilk söylenecek olan şey zamlar, fiyatlara etkisi sonucu enflasyonun yükselmesi, işsizliğin artmasıdır. Tek yararı Türk Lirasının değer kaybetmesini şimdilik frenlemesidir. Zaten faiz artışı kararı da bu nedenledir. Hükümetin son haftalarda Hukuk, İnsan Hakları ve Ekonomi sahasında yapacağını vaat ettikleri reformların çalışmadığını, piyasalarda beklenen güveni yaratmadığını gösteriyor.

Türkiye’nin %30 oranında 10 milyon işsizlik başta olmak üzere ekonomik ve dağ gibi bekleyen iç ve dış problemleri var. Ayrıca Corona-19 pandemisi nedeniyle hergün yüzlerce insanımız ölürken değerli politikacılar nelerle uğraşıyor? Bir sonraki seçimle ilgili saraydan esen rüzgarların yarattığı gündemle seçim barajı, fezlekeler, HDP’nin kapatılması, Öğrenci Andının yasaklanması, Atatürk’ü itibarsızlaştırma gayretleri gibi abesle iştigal etme nedenini anlamakta güçlük çekiyorum. Benim de izlediğim muhalif televizyon kanalları her gün bir çok saatlerimizi alıyor. İnsana kafayı yedirecek bu programlara harcanan vakitler ne zaman sonlanacak, ne zaman ülke huzura kavuşacak? Dünyanın hiç bir ülkesi böylesine imal edilmiş dertlerle uğraşmıyor.

Benim üzerinde durulması, düşünülmesi gereken ciddi konulara dikkatleri çekeyim. Bunlar üzerinde düşünseler. Cuhurbaşanlığı Hükümet Sisteminden Kuvvetler Ayrılığına dayanan Parlamenter Sisteme geçene kadar:

  1. Mevcut sisteme güven yokluğu nedeniyle ödenen faizlerin yüksekliği başta olmak üzere çeşitli nedenlerle Türkiye her hafta bir milyar dolar kaybediyor. 
  2. Mal ve hizmet üretimine geçilmediğinden Türkiye her hafta ortalama 10 milyar dolar kaybediyor. 
  3. 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen Başkanlık tipi hükümet sistemiyle birlikte hızlanan ekonomik çöküntünün maliyeti ortalama 10 milyar dolardır. Nasıl mı? Fert başına düşen milli gelir ekonomi iyi yönetilseydi 1916’da 12.500’lerden aradan geçen beş yılda en az 14.00’e yükselirdi. Bugün bu rakam 8.000’lere düştü.  Aradaki 6.000 doları 83 milyon nüfusla çarpıp 52 haftaya böldüğümüzde her hafta Türkiye ekonomisinin 10 milyar dolara yakın bir kayıba uğradığını görürüz. Başka bir deyişle Türk ekonomisinin saray yönetiminde küçülmesi ülkeye her yıl 500 milyar dolar kadar Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) kaybına neden oluyor. Türkiye bunları konuşuyor olmalı.

Bu konular politikacılarımızın derdi olarak görülmüyor. Kayıkçı kavgasıyla günleri geçirmek terch ediliyor. Yukarıda belirttiğim faiz artışıyla, (atı alan Üsküdar’ı geçti örneği) faizleri kapan faiz lobisi Londra’ya geçti. Bize de her zaman olduğu gibi ‘Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye’ deyip kaderimizle başbaşa kalmak düşüyor. 

Yukarıdaki tabloya rağmen Türkiye’nin içinde bulunduğu karanlık tünelden çıkması için uzun zaman geçmeden yol haritasını sabitlemesi gerekir. ‘Güçlendirilmiş Parlamento Sistemi’ne geçer, liyakat sistemine göre atamalar yapılır, Hukuk Devletine sarılır, üretim ekonomisine geçer ve laik devlet yönetimini benimserse şahlanması uzun sürmez. Yeter ki geçmişten ders alalım, aklımızı kullanalım, bilim yolunu seçelim.  

Saygılarımla

Erol Başarık   Ekonomist – Reform 2000 Party’si Genel Başkanı – İngiltere                

ETİKETLER:
Yorumlar
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Tamamen BELGESEL, derin BİLİMSEL, her cümlesi MÜKEMMEL bir ekonomik, poltirik ve sosyal analiz ve sentez, öngörü ve öneri. Sevgili Erol BAŞARIK’ın gerçek vatansever kalbine, usta eline ve altın gibi kalemine sağlık.