Medya Siyaset

Sen Erdoğan’dan Daha mı İyi Bileceksin?

Sen Erdoğan’dan Daha mı İyi Bileceksin?

Bazı insanlar vardır.

Siz ne kadar anlatırsanız anlatın
anlamazlar.

Resimler, videolar, belgelerle
ispatlasanız dahi görüp de görmezler,
duyup da duymazlar.

Üstelik sizi kendilerini

yanlış yönlendiriyorsunuz diye

suçlarlar.

Suçlamayı bırak iftiralar atarlar.
Size selam bile vermezler.
***
Bu tedavisi çok zor bir hastalıktır.

Aslında bu hastalık kurbağa
deneyine benzer.

Hani bir kurbağayı içi soğuk su dolu
tencereye koyup yavaş yavaş ısıtarak
kaynattığınız deney var ya işte o.
Zavallı kurbağacık yavaş yavaş ısınan suya
o kadar alışmıştır ki, kaynadığını
fark ettiğinde iş işten geçmiş olur.

Son 16 seneye baktığımızda
ülkede yaşananlar da böyle değil mi?

Yavaş yavaş bu toplumu olumsuzluklara
alıştırmadılar mı?

Hatta defalarca itiraflar

olmasına rağmen…

Şehitlere
alışmadık mı?

Bozuk eğitim ve sağlık sistemine
alışmadık mı?

Yavaş yavaş tarımı bitirdiler
alışmadık mı?
Yolsuzluklara, yalana, adaletsizliğe
alışmadık mı?

Kısaca toplumu bozan ne kadar
yanlış varsa alışmadık mı?

ALIŞTIRILMADIK MI?
***
Bakın bir iki örnek vereyim.

Hepsi gerçek.

Adamın biri tıraş esnasında
berberle sohbet ediyor.
Konu Erdoğan’ın diploması…
Berber,“Vay be diplomasız biri
yönetiyor demek.”
Deyince,
tıraş olan, “Saçma saçma konuşma
diploması yoksa nasıl futbol oynamış?”
diye

cevap veriyor.

Üniversite 3. Sınıfta okuyan bir genç
mahallenin esnafıyla konuşuyor.
“Abi istesek 1 buçuk saatte Fransa’ya,
2 buçuk saatte Almanya’ya girer işgal ederiz.”
Esnaf,
“Lan git şaka kaldıracak
durumda değilim. Zaten iş yok.”
Genç,

“Abi vallahi doğru söylüyorum.

Reis yeter ki talimatı versin. Avrupa’yı alırız.”

Oneminute çarkı ve
Kabataş yalanı ile ilgili
videoları
iki AKP’liye gösterdim. İzlediler.
Önce birbirlerinin yüzüne baktılar.
Biraz sessizlikten sonra biri,
“Böyle montajları bir daha bize
gösterme.”
Dedi.
Montaj dediği, Oneminute sonrası,
“Tepkim Peres’e değil, modaretöreydi.” ve
“Cuma günü yayınlayacağız.” Açıklamalarıydı.
Üstelik söyleyen kişi de aynı.

Şimdi sıkı durun bu da gerçek.
AKP Genel Başkanı Erdoğan
“Tek parti CHP döneminde 75 kişilik
sınıflarda okudum. “
dedi ya,
Bunu da gösterdim AKP’li birine.
“Evet CHP dönemi öyleydi” dedi.
“İyi de Erdoğan’ın bahsettiği dönem
onun daha dünyaya gelmediği döneme
denk geliyor.” Dedim.
“Sen Erdoğan’dan daha iyi mi bileceksin
kardeşim. Hiç benim kafamı bulandırma.
O asla yalan konuşmaz. Yalancı sizlersiniz.

Hepiniz bir olmuş Tayyip’i indirme

derdindesiniz.” Dedi.

Kim bilir daha ne yaşanmış
ibretlik hikayeler var.

***
Maalesef ülke bu halde…

Önceki hükümetler zamanında
döviz artınca beceriksizlik,
Tayyip döneminde dış güçlerin etkisi.
***
Bakın ülke daha evvel de
zor günler geçirmişti.

Ama hiçbir dönem bu kadar
kötü yönetilmemişti. 

İki inşallah, iki maşallah,
iki Allah’ın izniyle, iki hamdolsun
söylemleriyle insanlar uyutuldu.

Ne yalan söyleyeyim tanımadığım birinden
o sözleri duyduğumda acaba bu da mı
üç kağıtçı
diye düşünmüyorum değil hani.

İnanın Tayyip bugün çıkıp:
Salacak karşısında deniz üstündeki
yapıya
“Hiçbir zaman Kız Kulesi denmemiştir.
Onun adı camii camiiii.”
Dese inanacak
bir sürü keko çıkacaktır.
***
Neyse konu uzadıkça uzuyor.
Uzatamayayım değerli dostlar.

Yukarıda “Tedavisi zor bir hastalık” demiştim.

Aslında çok da zor değil.

24 Haziran’da Ak Parti ve

Recep Tayyip Erdoğan yazan yerlere
vurulmayan her mühür o hastalığın
çabucak iyileşmesine vesile olacaktır.

Fethi Akar

Fethi Akar

"Bir hiç... Birlikten dirlik, sevgiden aşk doğar anlayışını benimseyen, Milli Birlik, Milli Beraberlik ve Milli Ruh peşinden koşan Türkiye Cumhuriyeti delisi..."
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ