Alexa
DOLAR 6,8627
EURO 7,774
ALTIN 397,212
BIST 114808,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 34°C
Sıcak

Siyasetteki Dik Duruş

Siyasetteki Dik Duruş
30.05.2020 - 21:00
A+
A-

Nicedir kötü yönetilen bir ülkeye yeni bir kan, yeni bir soluk, yeni bir siyaset anlayışı getireceğine inandığımız gözü pek, mert, dürüst bir siyasetçiydi Muharrem İnce.

Hemen hemen tüm muhalif seçmenin gözünde sevilen, inanılan ve 2018 Genel Seçimleri öncesindeki mitinglerine olağanüstü bir katılım gösterilen liderdi. Öylesine inandırıcı ve gerçekçiydi ki ve bir o kadar da samimiydi ki hepimizin gönlünü fethetmişti. 2018 Türkiye’sinin en büyük umuduyken bir anda en büyük hayal kırıklığının da mimarı olmuştu. Bazıları türlü gerekçelerle ve onun haklı olduğuna inanıp İnce’den vazgeçmeyerek, “O bizim gönlümüzün Cumhurbaşkanı” dediler. Ancak asıl konu kendisinin kazanamaması değil, “Adam kazandı” tavrıydı. Bu kadar basit mi canım, diyenler için… Evet, bu kadar basittir! Gönlü fethetmek bazen ne kadar basit olabiliyorsa gönül kırmak ve gözden düşmek de bu kadar basit olabilir.

Siyaset incelikle yapılması gereken bir iştir aslında. Ancak ülkemizde biz, o inceliğin ilk harfini dahi göremezken, Sayın Muharrem İnce’nin soyadına da vurgu yapılarak ve özellikle sosyal medyada “İnce” etiketiyle kendisinden bahsedilirken ülkedeki seçmen sayısının en az yarısı tarafından umut ışığı olmuştu. Malum seçimlerden sonra o ışığımız söndü. Bazı sevenleri onu sahiplendi, bazıları tarafından kıyasıya eleştirilirken bazılarıysa sadece sessiz ve küskün kaldı. Oysa her şey, seçim öncesi çalışmalarında verdiği sözlerinin ve o tavrının arkasında durmasında bağlıydı. Kaybetmiş dahi olsa! Bunun en açık örneğini yaklaşık bir yıl önceki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan ve kazandığı halde mazbatası elinden alınarak ikinci zaferini ilan eden Ekrem İmamoğlu’dur. (Bununla ilgili köşe yazımı 25 Haziran tarihinde “Zafer Hak Edenindir” başlığıyla yazmıştım.) İki karşılaştırdığım adayın girdiği seçimler birbirinden farklı olsa da burada kastettiğim daha çok aday kişilerin duruşudur. Sonuç olarak, CHP’nin 2018 Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’ye koşulsuz destek veren halk, İnce’nin seçim gecesindeki tavrını asla hak etmemiştir. “Canım pahasına oylarınıza sahip çıkacağım” diyen o korkusuz siyasetçi ne olmuştu da, seçim sonrası yeterli bir açıklama bile yapamamıştı? İşte adaylığı sırasındaki siyasi kişiliğiyle örtüşmeyen o tavrı kendisi iyi niyetli de olsa hatasını affettirememiştir.

Ve İnce’nin bir gün önceki televizyon programında yaptığı çıkışta da kendisini affettirme çabası gizliydi adeta. O dik ve onurlu duruşunu tepkisiyle dile getiren Muharrem İnce, kendisine zamanında destek veren milyonların gönlünü alıp eskiyi telafi etmesi mümkün olmasa da doğru bir davranışta bulunmuştur. Sosyal medya hesabından tweet atarak yazdığı, “Siz de Korkmayın” ifadesi önemlidir. Ancak bu ifadeyi asıl anlaması gereken bu ülkedeki muhalefet partilerinin liderleridir. Çünkü liderler yeteri kadar korkusuz olursa ve o doğrultuda bir siyaset izlerse seçmenlerine örnek olabilirler. Bu konuda yurtsever gazetecilere de önemli bir yönlendirme görevi düşmektedir. Özellikle Ak Parti iktidara geldiğinden beri iktidara geleceği yönünde seçmenini umutlandırıp hayal kırıklığına uğratan CHP’nin, kendisinde ve kitlelerde yarattığı öğrenilmiş çaresizliği kırması gerekmektedir. Öğrenilmiş çaresizlikte başarısızlık ortadaysa, çalışarak sorunlara kökten çözüm getirmek ve halka bunları anlatabilmekle başarı kazanılacaktır. Umarım İnce’nin çıkışı bu düzenden memnun olmadığını söyleyen tüm muhalefet partilerine bir ilham olur. Dilerim…

Nihan Ertem

Nihan Ertem

1978 doğumluyum. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden 2000 yılında mezun oldum.Bir çok kurumda basın ve halkla ilişkiler danışmanlığı görevinde bulundum. TRT Kent Radyo İzmir’de Radyo Sunucusu ve Yapımcısı olarak Ocak 2017 yılına kadar çalıştım. Mozaik adlı kitabın yazarıyım. Eğitim ve kariyer hayatım boyunca oluşturduğum birikimlerimi kullanarak, iş hayatıma başarılı bir basın danışmanı/halkla ilişkiler sorumlusu olarak devam etmekteyim.
Nihan Ertem Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.