Alexa
Medya Siyaset

Siyasiler Ne Yapmak İstiyor?

Siyasiler Ne Yapmak İstiyor?

Siyaset dili artık yerlerde sürünürken.  Agresif söylemler cahil tutucu insanlarca benimsenerek  hemen uygulamaya konuluyor. Muhalefet liderine veya muhalif olanlara, habercilere bireysel veya toplu saldırılar oluyor.

Hayatlarına kastediliyor.

Saldıranlar verdikleri ilk ifadeden sonra serbest bırakılıyor. İster istemez bilinçli, örgütsel bir çetenin veya terörist grupların var olabileceğini ve bunların iktidar tarafından korunduğu varsayımının,  hatta yaygın söylentilerin varlığı insanımızı düşündürüyor. Korku, sindirme  ve baskı ile muhalefetin sesinin kesilmesine çalışılıyor. Ucube bir yönetimin terörizm kokan meyveleri her gün farklı bir yerde kendini gösteriyor. Tahrik ve teşviki edici olumsuz, bazen de yalan  söylemlerle halkı ajite etmek marifet sayılıyor.

Döviz yükselirken,  enflasyon artarken hemen fatura dış güçlere çıkarılıyor. Halbuki dış güçleri Türkiye’ye çağıran siyasi iktidarın kendisidir. Yenilenecek İstanbul seçimleri nedeniyle kendinden olmayanları Pontusçu  ilan ettiler. Pontus neresidir, Pontusçuluk nedir? haberleri bile yok. Olsa bu kavramlar kullanılmaz. Bu ne demektir? Ülkemizin bir bölümü bize ait değildir demektir. Milliyetçiyim diyen küçük ortak ise bu söylemlere tepki vermiyor. Uzaktan seyrediyor. ‘’Cumhuriyet tarihini bile okullardan kaldıran’’zihniyetin Pontus sorununu bilmyerek ve gündeme getirerek Yunanistan’ın ekmeğine yağ sürdüklerinin farkında bile değiller. Yirmiye yakın ada elden gitti buna sesini çıkarmayan mukaddesatçı büyük ve milliyetçi küçük ortak Pontus sorununa mı ses çıkaracak? Ancak ve ancak hamasi birkaç söylem ile vururuz, kırarız gibi halkın kulağına hoş gelecek beyanatlar verilecek. İki gün sonra olay kapatılacak. Ta ki halk yeni bir Türkiye karşıtlığını duyuncaya kadar.

19.  Yüzyılda Batılı devletler, Osmanlı imparatorluğunun zayıflaması üzerine Doğu Karadeniz’de bir Rum devleti kurmak için kolları sıvadılar. Şark Sorunu olarak bilinen  temel amacın Türkleri Anadolu’dan  çıkarmak olan bu uygulama ile çeteler oluşturdular. Türkleri katlettiler. Öyle ki Türk İstiklal savaşı sonrası çetelerin faaliyetleri 1923 yılına kadar devam etti. Sonuçta Türk ordusu gereken dersi verdi. Yunanlılar: Pontus Çetelerin ortadan kaldırılmasını soykırım olarak ilan ettiler. Bazı ülke parlamentolarında bunu soykırım olarak kabul ettirdiler.Geride kalanlar ise Yunanistan’a yapılan Mübadele hükümlerine gereğince Yunanistan gönderildiler.

Olayların aslını ve Türkiye’ye verdiği zararları bilmeyen siyasiler, rakiplerini Pontusçulukla  itham ederek oy devşirme için her türlü bölücü söylemlere konuşmalarında yer veriyorlar. Bu siyasi  bir terör ve bölücülük hareketidir. Şiddetle kınıyoruz. Adaları verdiniz, kıta sahanlığını verdiniz şimdi de sıra Doğu Karadeniz bölgemizi peşkek  çekmeye mi geldi. Ne yazık ki bu söylemler Türk halkının ekmeğini yiyenler  tarafından yapılıyor. Halkımızın yüzüne şamar indiriliyor. Şamarın adı ise siyasi bölücülüktür.

Pontusçulugu gündeme getirenlere bir önerimiz var. Gelin kimler Pontuscu öğrenin, sonrada millete açıklayın. Ataları Ermeni olup Rumlaşan ve arkasından Müslüman olan takiyeciler, kriptolar(dönmeler), İstiklal savaşı sırasında köyleri basanlar, Müslümanları öldürenler, Türk ordusuna kurşun sıkanlar  kimlerin atası idi açıklasalarda halkımız bilgi sahibi olsa. Her önüne gelene küfür edercesine Pontuscu denmesinin önüne geçseler..Hanya’yı Konya’yı öğrenseler ve öğretseler. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya soyunmasalar.

ETİKETLER:
Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ