Alexa
Medya Siyaset

Soner Yalçın Soruyor “Uçağın Sahibi Devlet Mi, Erdoğan Mı?”

Soner Yalçın Soruyor “Uçağın Sahibi Devlet Mi, Erdoğan Mı?”

Soner Yalçın ‘nın Sözcü gazetesinde bugün yayınlanan köşe yazısında eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görevi sırasından aldığı hediyeleri görevinin sona ermesi sonrası yanında götürmesinden örnek vererek Katar Emiri tarafından hediye/hibe edilen uçağın Devlete mi Erdoğan’a mı ait olduğu sorusunu yöneltti.

Soner Yalçın ‘nın işte o yazısı:

“60 yıl önce…

Cumhurbaşkanı Celal Bayar, 12 Eylül 1958’de on sekiz gün sürecek Afga­nistan gezisine çıktı. Saray bahçesinde gezinirken yanına gelen tazıyı sevip okşamasını gören Muhammet Zakir Şah, Afgan tazısını Bayar’a hediye etti.

“Bastı” adı verilen köpeğe bir süre Çankaya Köşkü’nde bakıldı. Ardından Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bah­çesi’ne gönderildi…

Bir akşam…

Cumhurbaşkanı Bayar, Çankaya Köşkü’ndeki yemek­te Tarım Bakanı Nedim Ökmen‘e, “Bastı”yı sat­mak istediği söyledi! Ata­türk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi satın alabilirdi! Bakan Ökmen şaşırdı. Bayar sebebi­ni açıkladı:

İttihat ve Terakki Cemi­yeti’nin bölge sorumlusu ol­duğu dönemde, İzmir işgaliyle birlikte Yunan güçleri ile Sa­ray yanlısı yerli işbirlikçileri ta­rafından aranmaya başlayınca kendisini Ödemiş/ Mursallı Köyü halkı saklamıştı. Bu köye manevi borcunu çeşme yaptırarak ödemek istiyordu. “Bastı”yı bu sebeple satmak istiyordu.

Bayar’ın planı buydu. An­cak…

Türkiye’de 1958 yılı zor geçiyordu. Yapılan devalüas­yonla 1 dolar 2.80 liradan 9.0 liraya çıkarılmıştı. Ata­türk Orman Çiftliği de zor du­rumdaydı. Buna rağmen çiftlik yönetiminin belirlediği bilirki­şi, dişisi olmadığı için üreme değeri bulunmayan ve sadece ziyaretçilere gösterilebilecek tazının 1000-1500 lira ede­bileceğini bildirdi. Bayar fiyata kızdı; yaveri Faik Taluy aracılığıyla 2 bin sterlin (20 bin lira) istediğini bildirdi. Tarım Bakanı Ökmen fiyatı duyduğunda “Alt tarafı bir it, 20 bin lira eder mi?” diye tepki gösterse de emir büyük yerden gelmişti! O zor günlerde 20 bin lira Bayar’a gönderildi.

Bayar da parayı çeşme ya­pımında kullanmak koşuluyla İzmir Valiliği’ne ulaştırdı…

Sonra ne oldu?

“KÖPEK DAVASI”

“Bastı”…

İlk kez bir cumhurbaşka­nının yargılanmasına sebep oldu.

Köpeğin satışı sebebiyle Ce­lal Bayar, nüfuz ve maka­mını suistimal ederek ki­şisel kazanç sağlamaktan Yassıada’da yargılandı.

Tanıklar; Atatürk Or­man Çiftliği Müdürü Tarık Rona, Veterineri Hadi Olcay, Müdür Muavi­ni Sefa Aloğlu, Hesap İşleri Şefi Fuat Belge, Ticaret Şefi Fatih Utku, Hayvanat Bahçesi Şefi Hakkı Şemset­tin ile Tarım Bakanlığı Müs­teşar Muavini Enver Erlât ve Başyaver Faik Taluy satışı doğruladı. Yüksek Adalet Divanı, irti­kap suçu (nüfuzunu kullana­rak haksız kazanç sağlama) nedeniyle Celal Bayar’a, indi­rim yaparak 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi.

Kamuoyunda “Köpek Da­vası” yıllarca konuşuldu. “Ba­yar, Afgan Kralı’nın hediye et­tiği köpek nedeniyle bile ceza aldı” denildi! Oysa gerçek başkaydı… Hindistan Baş­bakanı Nehru da, Başbakan Adnan Menderes’e “Mohini” isimli fil hediye etti ama bu nedenle yargılanmadı!

Uzatmayayım, anlatmak istediğim şu:

Kamu görevlilerinin nüfuzu­nu kullanarak hediye alma­sı Osmanlı Devleti’nde nere­deyse “geleneğe” dönüştü! Türkiye Cumhuriyeti bu kötü davranışın/rüşvetin önüne geçmek için “kılı kırk yararca­sına” titiz davrandı.

Bu nedenle…

A.GÜL AÇIKLAMASI

Gerek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu…

Gerek, 5176 sayılı Etik Kanun…

Gerek, 3628 sayılı Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu…

Ve gerekse, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ka­rarlar kamu görevlilerinin aldığı “hediye” konusunu ayrıntılı ele alır…

Yasalara göre kamu görevlisi açısından “hedi­ye”; devlet memurunun ta­rafsızlığını, performansı­nı, kararını veya görevini yapmasını etkileyen veya etkileme ihtimali bulunan, ekonomik değeri olan ya da olmayan, doğrudan ya da do­laylı olarak kabul edilen her türlü eşya ve menfaat olarak tanımlanmıştır.

Örneğin… 3628 sayılı kanunun 3. maddesinde şu yazılı:

– Kamu görevlileri, aldıkla­rı tarihteki değeri on aylık net asgari ücret toplamını aşan hediye veya hibe ni­teliğindeki eşyayı, aldıkları tarihten itibaren bir ay için­de kendi kurumlarına teslim etmek zorundadır.

Keza.

Bu kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliğin “He­diye ve Hibe” başlıklı 14. maddesinde de şu var:

– Hediyenin 10 gün içinde defterdarlığa değer takdi­ri için gönderilmesi şarttır. Hediyenin kanunda belirtilen değeri aşması halinde ise, hediyenin ilgilinin çalıştığı kuruma verilmesi gerekir. Bunun aksine davrananlar hakkında 3 yıldan 5 yıla varan hapis cezası söz konusudur!

Peki…

Yasalar -yönetmelikler bu kadar ayrıntılı olsa da uma­rım, dünyanın en pahalı hediyesini/ uçağı Erdo­ğan’ın şahsi mal bildiriminde görmeyiz! Şundan:

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül makamında ayrılırken al­dığı hediyeler için şöyle dedi:

“Kamu görevlilerine veri­len hediyelerin bedellerinin tespiti ve kayda geçirilmesi konusundaki düzenlemeler, yasalar cumhurbaşkanlarını kapsamamaktadır. Bu he­diyeler devleti temsilen cum­hurbaşkanlarının şahsına verilmektedir!”

Ve Cumhurbaşkanı Gül aldığı hediyeleri -Ahmet Nec­det Sezer’in aksine- devlete bırakmadı!

Şimdi söyleyin bakalım:

Bu hediye uçak kimin:Devletin mi,Erdoğan’ın mı?

Soner Yalçın ”

Kaynak : Sözcü Gazetesi

Medya Siyaset

Medya Siyaset

Atatürk ve Cumhuriyetten yana taraf haber merkezi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ