Medya Siyaset

Sonunda Tek Başına Kalacak!

Bir yönetici, milletinin ahını almışsa, bir alyansla başladığı yolda dünyanın sayılı zenginlerinden biri olmuşsa, emperyalist katillerin gönlünü hoş etmek uğruna Müslüman kanı akıtılmasına destek olmuşsa, onun gideceği yer kesinkes cehennemin yedi kat dibidir.

Sonunda Tek Başına Kalacak!

Dört kişi önderlik ettiler, “Üst Akıl” dedikleri ağababalarından icazet aldılar, hepsi birer Cumhuriyet ve Türk düşmanı olan tarikat-cemaatlerle, milliyetsiz basın patronlarıyla anlaştılar partiyi kurdular.

Partinin üst aklı önce ülkede “Ekonomik Kriz” çıkardı, sonra da çıkardığı krizi düzeltmek için kendi adamlarını Türk Hazinesinin başına koydu. O günden beri Türk Hazinesinin kontrolü Amerikan ve İngiliz vatandaşlarının yönetimindedir. (Bkz. Mr. Derwish, Mr. Shimshek vs.)

Daha sonra, çirkin ilişkiler içinde pespaye bir ömür süren biri, aldığı emir üzerine ülkeyi erken seçime götürdü!
Çünkü “Üst Akıl” dedikleri emperyalist katillere BOP’u destekleyecek, Müslüman kanına girmekten çekinmeyecek işbirlikçiler lazımdı…

Müslüman coğrafyasına “Size demokrasi getiriyoruz” diye saldıran emperyalist katiller, dünya tarihinin en iğrenç katletme-tecavüz-kutsallara hakaret ve hırsızlık olaylarını gerçekleştirdiler.
İşbirlikçileri de bunlara uşaklık etti.

Sonra haram yoldan zenginleşme dönemi başladı! Sattılar, savdılar, yeşil doların kölesi oldular. Borcu üç katına çıkardılar.
Türk Milletinin kurumları, özellikle ordusu emniyeti yargısı, yabancı istihbarat kuruluşunun emrinde olan soysuz bir Cemaate teslim edildi!

Hırsızlık paralarını ve devlet kurumlarını paylaşmak için çıkan kavga sonucu, pislikler ortaya döküldü!
Tüm dünyaya rezil edildik. Hırsızın ve dolandırıcının adı “Hayırsever”, hainin adı “Vatansever” oldu.

Demokratik Parlamenter düzende, hesap vermekten kaçmak mümkün olamayacağı için, diktatörlerin sahip olduklarında daha fazla yetki kullanacağı çakma “Başkanlık Sistemine” geçilmeye başlandı…

Bu dönemde, normal rejim (demokrasi) unutturuldu. Sürekli Olağanüstü Hal ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilmeye çalışılan bir üçüncü dünya ülkesi haline geldik.

Şu an ülke cezaevlerinde yaklaşık 70 bin ÖĞRENCİ bulunmakta.
Basın organlarının yaklaşık %90’ı kontrol altına alındı.
Dış borcun GSYH’ye oranı, 2002 yılındaki %56,2’den, %59,5’a çıktı. %60’a dayandı. Bu felaket demektir.
İktidar tarafından Anayasayı çiğnemek, günlük olay haline getirildi.
Anayasa Mahkemesi kararları, alt mahkemeler tarafından tanınmadı.
Yargıya, siyasi partilerde görev yapmış militanlar dolduruldu.
Hukuk Devleti, kişi hak ve özgürlükleri, basın özgürlüğü kaldırıldı…

Dört kişi ile başlanan yol boyunca, öncelikle üçü sepetlendi!
Daha sonra Merkez Sağ’da “Vitrin malzemesi” yapılanlar TOPTAN silkelendi.Düşüncesini açıklamaya kalkan Bakan- Milletvekili-Belediye Başkanları safra gibi atıldı.

Sıra ekonomi yönetimindekileri yolculamaya geldi.
Bu son kıyım da sonuçlanınca, Baş danışmanlarının ve çirkin ortağının eline kalacak! Yani tek başına kalacak!

Kimsenin sonu hakkında önceden konuşmak doğru değildir.

Fakat bir yönetici, milletinin ahını almışsa, bir alyansla başladığı yolda dünyanın sayılı zenginlerinden biri olmuşsa, emperyalist katillerin gönlünü hoş etmek uğruna Müslüman kanı akıtılmasına destek olmuşsa, onun gideceği yer kesinkes cehennemin yedi kat dibidir.
Yani Esfeli Safilindir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 06 Nisan 2018
Rifat Serdaroğlu

KAYNAK: https://rifatserdaroglu.com/2018/04/06/sonunda-tek-basina-kalacak/

Rifat Serdaroğlu

Rifat Serdaroğlu

İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Maliye Bölümünü bitirdi. Bergama Belediye Başkanlığı, 19.,20., ve 21. Dönem İzmir milletvekilliği ile Sağlık ve Devlet Bakanlıkları yaptı. Evli ve 2 çocuk babası.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ