Alexa
Medya Siyaset

Suçlusunuz

Suçlusunuz

Aslında sözlerinde ne Gizemler saklıdır o meşhur şarkının “Benim kadar suçlusun, suçlusun, bunda sende”

Evet Türk tarihi takviminde kara bir yaprağı anma zamanı geldi.
ABD planlama ve Koordinasyonu, Omzu kalabalık aklı kıt hainlar çetesi ile gerçekleştirilen 12 Eylül Kanlı darbesinin yıldönümü bugün.
Evet Amerikan gizli belgeleri gerçekleri gün gibi ortaya serdi. Darbeciler mahkemelerde yargılandı, cezalandırıldı sözüm ona hesaplaşıldı.
Peki bitti mi. Tüm suçlular ceza aldı mı. Hayır.
Daha darbenin ilk saatlerinde Yıldırım baskılar yaparak Mehmetçik Vatanına sahip çıktı yaşasın darbeciler diye manşet atan gazeteler ve Bu doğrultuda köşelerini methiyeler ile dolduran yalakalıkta sınır tanımayan sözde aydın köşe yazarları sizde suçlusunuz.
Darbenin ilk gününden itibaren darbecilere alkış tutan evine babasının resmini atmayıp Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin posterlerini Evinin baş köşesine yerleştiren yalaka halkım ya siz sizde suçlusunuz .
Hatırlayın bir o günleri ayakkabı boyayan Boyacının Sandığı’ndan karpuz satan manav tezgahının köşesi ne kadar her yerde yok muydu bu posterler.
Halkın hür iradesi ile seçip Ankara’ya gönderdiği Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini ve onlardan oluşan Bakanlar Kurulu üyelerini bu adamlar alıp götürürken Oh Oldu şerefsizlere hak etmişlerdi diyenler sizde suçlusunuz.
Peki her rüzgarda rüzgarın estiği yöne ayçiçeklerinin güneşe döndüğü gibi kafasını çeviren bir takım siyasiler, siz ya siz.
Tabiiki siz de suçlusunuz .
Anayasamızı Demokrasiden uzaklaştıran manevraları gerçekleştirip darbe anayasasının hazirlanmasina yardımcı olan Akademisyenler, Profesorler Doçentler yardimci doçentler sizleri de unuttum sanmayın.
Ya danışma meclisine seçilip orada sahibinin sesi olmak için can atanlar sizlere ne demeli.

Bugün Demokrasi havarisi ilan edilen merhum Özal baş destekçisi degil miydi darbecilerin. O değil miydi Evren Paşanın Ekonominin dümenini teslim ettiği Bürokrat, Bakan hatta daha sonra danışıklı dövüşle tek başına iktidarı teslim ettiği Başbakan.
O halde Özal ve Avanesi de suçlu.
Ya bizim gücümüz tüm devleti yönetmeye yeter diyen ve bugün tüm devlet kadrolarını örümcek ağı gibi saran Cemaatler Tarikatlar onların liderleri, Seyhleri, Seyitler, Şerifler imamlar ve onların müritleri. Siz neredeydiniz bu sıralar da. Yok yok hepiniz birden ümrede ya da Hacda olduğunuzu söylemeyin sakın. Müslüman yalan söylemez ya hani.
Ya bölge bizden sorulur, benim aşiretim en büyük ve güçlüdür diyen Aşiret reisleri.
Yoksa sizlerde mi o zamanın modası Asker yalakalığına soyunup kendinizi unuttunuz.
O halde siz de suçlusunuz.
Sahi bu Darbecilerin hazırlattığı Anayasaya ve dolayısıyla Kenan EVREN in Cumhurbaskanlığına Evet diyen yüzde 98 size ne demeli.
Yoksa o seçmen siz değil de yurtdışından geçici görevle seçmen olarak darbecilerce tayin edilmiş taşıma seçmen miydi o oyları sandıklara dolduran.
Demek ki sandığa giden seçmen de suçluydu.
Peki ununu eleyip eleği duvara asmış kahve köşelerinde pineklerken bir anda kendini devletin önemli makamlarında üst düzey bürokrat olarak bulan ve bürokrasinin Devlet kademelerinin içine eden Emekli Paşalar Albaylar ordan aşağı rütbelerde olanlar sizin hiç mi suçunuz yok.
Eminim şimdi bana ya sen diyeceksiniz.
Ben bu vebali Allah şahidim olsun ki hiç üstlenmedim.
Yaşım küçüktü lakin elimden geldiği kadarıyla çevremin aydınlatılmasına katkı sağladım. Evet bir lise talebesiydim o yıllarda.
Ama referanduma Hayır kampanyasının tam kalbinde mücadele verdim darbecilere karşı ulu orta.
Mesela Yeni Asya gazetesinin bastığı ilaveyi dağıttım kapı kapı. Hatta Ankara meydanlarında.
Orada darbecilerden Orgeneral Bedrettin Demirelin darbenin arka planını anlattığı bir itirafname vardı mesela.
Bunu yaparken gözaltına bile alındım. Saatlerce sorgulandım. Çıkar çıkmaz Bahçeli ve Emek semtlerini sabaha kadar Hayır belgeleriyle doldurdum.
MHP nin Kalesiydi Ankara Bahçelievler. Ama o vatanseverlerden eser yoktu sokak ve caddelerde. Zira gercek vatansever ülkücüler zaten çoktan içeri atılmış hatta bir kaçı idam edilmiş geriye Türkücüler kalmıştı. Onlar da Darbeciden daha ileri Darbeci olmuşlardı zaten.
Bugün Aydınlar, İmzacılar adı altında anılan sahtekarlar konuşmak eleştirmek bir yana ” Sağolsun Kenan Evren Vatan elden gidiyordu Vatanı kurtardi sagolsun ” diye yalakalıkta sınır tanımıyordu.
O yılları bir hatırlayın. Herkes köşesine çekilmiş kaderine razı olmuş susarken Rahmetli Demirel ve çevresi seferber olmuştu darbecilere karşı. Zincirbozanlar Hamzakoy esaret günleri yıldıramamıştı onları.
Eğri otursak da doğru konuşalım.
12 Eylül Darbesi için daha hesaplaşılacak, yargılanacak ve ceza verilecek çok insan var bu ülkede anlayacağınız.

Muhsin Alnıaçık

Muhsin Alnıaçık

DYP Gençlik Kolları Kurucu Genel Başkan Yardımcısı,Ulaştırma Bakanlığı eski basın müşaviri,sivil havacılık uzmanı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ