Alexa
Medya Siyaset

Süleyman Soylu’yu Hem İçişleri Bakanı’na Hem de Vicdanlara şikayet ediyorum

Süleyman Soylu’yu Hem İçişleri Bakanı’na Hem de Vicdanlara şikayet ediyorum

Bugün AKP’ye ve AKP Genel Başkanı’na
ağır sözler sarf eden herkese
mahkeme yolu görünüyor mu?

Görünüyor.

Sanırım bunun aksini
hiç kimse iddia edemez.

AKP Genel Başkanı istediğine
hakaret ediyor mu?

Ediyor.

Hiç kimse bunun da
aksini iddia edemez.

Yazacağım şu ismi
bu ülkede bilmeyen yoktur sanırım.

Süleyman Soylu…

Hakkari’nin Alan Köyü’ndeki
Abdullah Amca da bilir,
Edirne’nin Hamzabeyli Köyü’ndeki
Hüsmen Dayı da bilir…

İşte o Süleyman Soylu’yu
hem İçişleri Bakanı’na hem de
vicdanlara şikayet ediyorum.
***

Ne demişti geçmişte:
“Eğer tertemiz adamsan, eğer dürüst
bir adamsam, arkamda bir tek kara leke
olmadan karşınızda duruyorum.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenlerden
hesap sormazsam namerdim.”

Seçilmiş Başbakan’a:
“At üstünde durmayı
beceremeyen Başbakan.” Bile demişti.

AKP’ye;
“Paçalarından yolsuzluk akıyor.” Diyen
yine Süleyman Soylu’ydu…

Hele bir konuşması vardı.
Dinlediğimde gözlerim yaşarmıştı.
“AKP hükümeti, yanlış ekonomi politikası
sonucu bayramları da millete zehir etti.

İnsanlarımız gülmeyi unuttu. Beceriksizlik ve
yetersizlikle, Türkiye’yi krizle karşı
karşıya bıraktılar. Türkiye’de ihale ve yandaş

belediyeciliği yapılmaktadır.”

Her bayram bu sözler aklıma gelir.

Hele dış politika ile ilgili AKP Genel
Başkanı’na söyledikleri yok mu?
Emin olun kavgada bile söylenmez.

“Çeviriyorsun, boş geliyor. Bir daha çeviriyorsun,
pas geliyor. Filistin’de Müslüman kardeşlerimizin

yaşadığı acılar ciğerimize saplandı. Önce çıktın,
‘Arabulucuyum’ dedin, şimdi bölgedeki
Müslüman ülkelerin kalbini almakla görevlendirildin.
Ey Recep Tayyip Erdoğan, boyun eğdin,

emir eri oldun, milletin ümitlerini boşa çıkardın.
Boyan döküldü Tayip Erdoğan.”

Ya şu sözler!

“Yolsuzluklarla mücadele edeceğim
diyen hükümet, Türkiye’yi yolsuzluk çukuru
içine batırdı. Tüyü bitmemişin hakkını
yedirmeyeceğim dediler. Her gün tüyü bitmemiş

yetimin üzerinden siyaset yapıyorlar.
Bu ülkeyi rant ülkesi yapmayacağım dedi
sayın Başbakan, rantın babasını getirdi.
Bunlar yarım doktor, yarım hoca.”

Kim bilir aklıma gelmeyen
daha ne konuşmaları var

Süleyman Soylu’nun…

O nedenledir ki kendisini
AKP’nin içişleri Bakanı’na şikayet
ediyorum.
Vicdanlara da tabii…
***
Buraya kadar tamam tamam da
milleti yanıltan AKP’nin İçişleri Bakanı’nı
kime şikayet edeceğiz?

Hani kaybetmek istemedikleri
İstanbul Seçimleri yüzünden türlü
şekillere bürünüyorlar ya işte o mesele.

Daha yeni İmamoğlu için
Koç Grubu’ndan kiralanan helikopter
meselesinde söyledikleri vicdanları
sızlatmadı mı?

Ne dedi?
“Kusura bakmayın, ben bir şey görüyorum.
Beni kim kınarsa kınasın. Gezi olaylarında
otel tahsis edenler, Gezi olaylarında
Taksim’deki otellerini tahsis edenler
bugün uçaklarını tahsis ediyorlar.
Gezi olaylarında DeutscheWelle’yi tahsis edenler,
bugün televizyonlarını tahsis ediyorlar.
Gezi olaylarında BBC Türkçe’yi tahsis edenler
bugün televizyonlarını tahsis ediyorlar.
Gezi olaylarında Kandili harekete geçirenler
bugün Kandili harekete geçiriyorlar”

Tam burada şunu sorayım,
“Bunlar ne yaptılar da İstanbul’u
kaybetmek istemiyorlar? Ya da Neyi ve
neleri gizliyorlar?”

***
İçişleri Bakanı ortaya bir laf attı.
Onlara koşulsuz şartsız bağlananlar
inandı. Bir başka deyişle yine
onları uyuttular.

Ama Koç Holding sessiz kalmadı.

Kamuoyuna açıklama yaptı.
Sosyal medya üzerinden yürütülen
iftiraların Süleyman Soylu’nun açıklamalarıyla
yeniden gündeme gelmiş olmasını üzüntüyle
karşıladıklarını ifade ettiler.

Ve ayrıca,
İmamoğlu’nun Setair özel havacılık
şirketinden uçak kiraladığını söylediler.

İşin ilginç tarafı aynı şirketten
daha önce kim kiralamış?

Binali Yıldırım…
***
Yemin ediyorum olacak iş değil.

Resmen akıllarla oynanıyor.

Şimdi bana yardım edin lütfen
Süleyman Soylu’yu İçişleri Bakanı’na
şikayet etsem olmuyor, İçişleri Bakanı’nı
Süleyman Soylu’ya şikayet etsem olmuyor.

Vicdanlar görüyor elbette…

En iyisi kucağında büyüdüğü,
Merhum Süleyman Demirel’in anlattığı
bir hikaye ile bitirelim.

Bir fırının önünden geçerken
Kadının burnuna güzel bir koku gelmiş.
Vitrinde, güveç içinde nar gibi kızarmış,

sahibini bekleyen nefis bir ördek var.
Kadı, fırıncıya “Ben bunu aldım” demiş.
Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği
paket yapıp vermiş.

Az sonra ördeğin sahibi gelmiş:

“Hani bizim ördek?”
Fırıncı boynunu büküp;
“Uçtu” deyince iş kavgaya dönüşmüş.

Kavga sırasında fırıncı, araya giren
bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca
korkup kaçmaya başlamış…

Bir duvardan atlarken, bilmeden öteki
taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş.

Kadın, çocuğunu düşürdüğü için,
kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş.

Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği
Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış…

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler
hepsini yakalayarak kadının karşısına çıkarmışlar.

Kadı sırayla sormuş…

Ördeğin sahibi, “Bu adam ördeğimi
hiç etti” diye şikayet etmiş.

Kadı, fırıncıya sormuş:
“Ne yaptın bu adamın ördeğini?”

Fırıncı “Uçtu” demiş.
Kadı, kara kaplı defterini açmış:
“Ördeğin karşısında tayyar yazılı.
Tayyar ’Uçar’ anlamına gelir. O halde
ördeğin uçması suç değil” diyerek fırıncının

beraatine karar vermiş.

Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş…

Onun şikayetine de kara kaplı defterden
bir madde bulmuş:
“Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara,
o Müslimin tek gözü çıkarıla…”

Davacı “Ne olacak?” diye sorunca kadı,
“Şimdi” demiş, “Fırıncı senin öbür gözünü de
çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.”

Tabii gayrimüslim şikayetinden hemen
vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.
Çocuğunu kaybeden kadının
kocasına da kadı, “Tamam” demiş,
“Karını vereceksin, bu adam yerine yeni
çocuk koyacak.”

Böyle olunca fırıncı bu davadan da kurtulmuş.

Kadı dönmüş Yahudi’ye:
“Senin şikayetin ne?”

Yahudi ellerini açmış,
“Ne diyeyim kadı efendi” demiş,
“Adaletinle bin yaşa sen e mi?”

Bugünkü durum da aynen böyle…

Ne diyeyim ki başka?

Fethi Akar

Fethi Akar

"Bir hiç... Birlikten dirlik, sevgiden aşk doğar anlayışını benimseyen, Milli Birlik, Milli Beraberlik ve Milli Ruh peşinden koşan Türkiye Cumhuriyeti delisi..."
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ