Alexa
DOLAR 7,1806
EURO 8,4872
ALTIN 473,562
BIST 1033,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 33°C
Az Bulutlu

Süper Güç ABD ve Dış Politika Stratejileri

Süper Güç ABD ve Dış Politika Stratejileri
03.04.2020 - 21:30
A+
A-

Dünyamızın başında hepimizin bildiği bir bela var. Korona virüsü… Dünya, başına gelen çoğu felaket gibi bu virüsü de ABD’nin işi gibi görüyor. ABD’nin gücünün ve yapabileceklerin konuşulduğu bu dönemde gelin ABD’nin nasıl ‘’süper güç’’olduğuna bakalım.

ABD, günümüzde bilinen ‘’Süper Güç’’lerin başında gelmektedir. ABD’nin süper güç oluşu bir tesadüf olarak gerçekleşmemiştir. Jeopolitik konumu, tarihi, yapısı gibi birçok faktör günümüzdeki gücüne katkı sağlamıştır.

Prof.Dr.Ramazan Özmen’in bir makalesi, ABD’nin nasıl süper güç olduğunu anlamamıza oldukça yardımcı olmaktadır. Bu makale ışığında ABD’nin günümüzdeki gücüne nasıl ulaştığını ve bu güce sahip olmak için nelerin gerektiğini anlamak hiç güç değil.

Uluslararası sistemde devletler genelde dört ayrı şekilde gruplandırılır. Bunlar; küçük, orta, büyük ve süper güç olan devletlerdir. Amerika Birleşik Devletleri, uluslararası sisteme göre süper güç olan bir devlettir. Bunu belirlemede, ABD’nin gücü ve uluslararası sisteme katılımı ve sistemi etkileyişi önemlidir. Amerika Birleşik Devletleri uluslararası sistemin oluşumunda ve işleyişinde çok büyük bir faktör olmuştur.

Dünyadaki uluslararası sistemle içli dışlı olan Amerika Birleşik Devletleri, hemen hemen bütün bölgelerle ilgilenmiştir. Bu yüzden de uluslararası sistem Amerika Birleşik Devletleri’ni her zaman etkilemiştir. Genel olarak ABD ve uluslararası sisteme baktığımızda, aralarındaki ilişki nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’ni incelemek, uluslararası sistemi anlamak için oldukça önemlidir.

Devletler, uluslararası sistemde güçlü olmak için güç kaynaklarına ve dış politika stratejilerine ihtiyaç duyarlar. ABD de gerekliliklere sahiptir. Bu yüzden uluslararası sistemde oldukça etkilidir.

Uluslararası sistemdeki gücü etkileyen iki önemli faktör vardır. Bunlardan birincisi somut ve soyut güç kaynaklarıdır. Diğeri ise dış politika stratejileridir.

ABD’nin Somut ve Soyut Güç Kaynakları

Avrupa’nın gelişmesinde ve yenilenmesinde; Rönesans, bilimsel devrim, dini reformasyon, siyasal egemenlik,sanayi devrimi, ekonomik üretim, aydınlanma ve emperyalizm önemli rol oynamıştır. ABD de daha önce sömürgesi olduğu olduğu Avupa’nın bu gelişmelerine uyum sağlayarak nispeten kolay gelişmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nin dış politika gücünü bu modernleşmenin bir ürünü olarak görebiliriz.

Ülkelerin (ABD’nin) sahip olduğu  somut güç kaynakları; toprak büyüklüğü, jeopolitik konumu, doğal kaynakları, nüfus büyüklüğü, ordusu, askeri silah donanımı, ekonomik üretimi, teknoloji gelişmişliği gibi somut varlıklarının toplamıdır.

Soyut güç kaynakları ise (ABD’nin) sahip olunan değerler ve ilkelerin toplamıdır.

Prof.Dr.Ramazan Gözen’e göre Amerika Birleşik Devletleri 5 önemli somut ve soyut güç kaynağına sahiptir.

Gözen’e göre birinci güç kaynağı Amerika ABD’deki ‘’Başkanlık Sistemi’’dir. Çünkü bu sistem, ABD’nin 51 eyaletinin özgürlüğünü garanti altına alır ve beraber hareket etmelerini sağlayarak dış politikada gücünü arttırır.

Bir diğer önemli güç kaynağı ise ABD’nin jeopolitik konumudur. Ülkenin büyük bir toprağa sahip olması ve ülkenin her iki tarafından okyanuslarla çevrili olması(Doğuda Atlantik Okyanusu, Batıda Pasifik okyanusu) ülkeyi dünyadan ayırmıştır. ABD’nin güney ve kuzeyinde de güçlü devletlerin olmayışı ile Amerika Birleşik Devletleri,  11 Eylül 2001 terör eylemleri dışında hiçbir ciddi güvenlik sorunuyla karşı karşıya gelmemiştir.

Bu güvenlik avantajı Amerika Birleşik Devletleri’ne güç kaynaklarını geliştirmek için fırsat sağlamıştır. Düşman saldırılarında uzak olan ABD sanayi, ekonomik ve askeri üretimini sürekli arttırarak kendini geliştirmiştir. Toprak büyüklüğünün getirdiği doğal kaynaklar ve Avrupa’dan alınıp geliştirilen bilim ve teknoloji ile Amerika Birleşik Devletleri üretimde oldukça güçlü hale gelmiştir. Bu güçle Amerika Birleşik Devletleri, donanmaya ve deniz gücüne önem vererek okyanus ötesinde varlık gösterme avantajına sahip olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri dış politikası stratejisinde donanmaya verilen önem, ABD’nin dünya gücü olmasında çok önemli bir paya sahiptir.

ABD’nin Gözen’e göre dördüncü güç kaynağı, sahip olunan siyasal değerler ve ilkeleridir. Amerika Birleşik Devletleri’nin İngiltere’yi yenerek bağımsızlığını kazanması ve federal bir cumhuriyet olarak ‘’Birleşik Devletler’’ adıyla kurulması çok önemlidir. Bu tarihini iyi kullanan ABD yöneticileri daha öz güvenli bir şekilde dünyaya bakarak, daha öz güvenli ilişkiler kurmuştur.

ABD bu güç kaynaklarını kullanmak için dış politika stratejileri geliştirmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nin dış politika stratejileri beşinci büyük güç kaynağıdır.

ABD Dış Politika Stratejileri

Prof.Dr.Ramazan Gözen’e göre Amerika Birleşik Devletleri dış politika stratejileri tarihsel açıdan üçe ayrılır. Bunlar ‘’yalnızcılık’’,’’güç dengesi’’ ve ‘’angajman’’ stratejileridir.

ABD, bu stratejileri oldukça iyi uygulamaktadır. Yalnızcılık stratejisine göre, dış dünyadan gelecek zararlara karşı korunmak için kendini uluslararası sistemden ayrıştırmıştır. Diğer bir strateji olan güç dengesine göre ABD, başta Avrupa olmak üzere dünyadaki tüm güç dengelerini değerlendirerek bazen güç dengesi oluşturarak bazen güç dengelerini etkileyerek bazen de güç dengelerini değiştirerek dış politika amaçlarını gerçekleştirmek istemiştir.(Gözen) Üçüncü strateji olan angajman ile ABD, dünyanın her yerinden ülkelerle ilişkiler kurarak(ekonomik,siyasi,ticari vb.) uluslararası sistemin şekillendiricisi olmuştur.

ABD Nasıl Süper Güç Oldu?

Tekrar belirtmekte fayda var, ABD’nin süper güç oluşu kesinlikle tesadüf değildir. ABD, sahip olduğu soyut ve somut güç kaynaklarını en iyi şekilde kullanarak bu güç kaynaklarına bağlı stratejilerini en iyi şekilde oluşturarak, uluslararası sistemin en önemli faktörü haline gelmiştir.

ABD, Avrupa sömürgesi olduğu zamanlar oradan sanayinin gelişimini görmüştür ve buna bağlı olarak sanayisini geliştirmiştir. Sahip olduğu geniş topraklardaki kaynakları en iyi şekilde değerlendirmiştir. Sahip olduğu manevi değerler sayesinde iç, jeopolitik konumu sayesinde de dış tehditlere geçit vermemiştir. Güvenlik içinde olan bu devlet sahip olduğu sanayi ve yeraltı kaynaklarıyla kendini geliştirmiş, doğru stratejilerde teknolojiye önem vermiştir. Uluslararası sisteme hakim olmak isteyen ABD, doğru strateji ile donanmasını geliştirerek dünyanın her yerinde söz sahibi olmuştur.

ABD, somut ve soyut güç kaynakları olarak çok güçlüdür. Ama ABD’yi asıl güçlü yapan sadece güç kaynakları değildir. Asıl önemli olan bu güç kaynaklarını doğru kullanmak ve bu güç kaynaklarına göre izlenen doğru stratejidir.

ETİKETLER: ,
Hamdullah Saat

Hamdullah Saat

1993 Rize doğumludur. Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslarası İlişkiler bölümünü bitirmiştir. Hala ikinci üniversite olarak Anadolu Üniversitesi Yerel Yönetimler bölümünde eğitimini sürdürmektedir ve Hacettepe Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans yapmaktadır.
Hamdullah Saat Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.