Alexa
Medya Siyaset

Suriye Kördüğümü Nasıl Çözülür?

Suriye Kördüğümü Nasıl Çözülür?

Tayyip Erdoğan’ın Trump’la görüşmesi sonucu vardığı mutabakatla ve TBMM’deki HDP dışında kalan  Siyasi Partilerin onayıyla Türk Silahlı Kuvvetleri Kuzey Suriye bataklığına tekrar girdi. Böylece Türkiye bir dizinde PYD ve diğer dizinde IŞID’ı bulmuş oldu. İster döv, ister sev!Oysa birçok siyaset adamı, akademisyenler, yazarlar alternatif çözüm yolu olarak gördükleri Suriye’nin başındaki Esad ve hükümetiyle anlaşıp birlikte hareketleSuriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasını söylüyor. BöyleceSuriye ile önce politik sonra da gerekirse askeri işbirliği yapılmalıdır sonucu çıkıyor. Emperyalistlerin Türkiye’yi savaşla kırdırma oyunu da bozulmuş olur.

Harekatın beşinci günü olan bugüne kadar asker şehitlerimizin yanında PYD’nin Suriye sınırımıza fırlattığı havan topları ve roketlerle kayda değer sivil kayıplarımız daoldu. Harekatın başlangıcında verilen bu kayıpların yıllar değilsede aylar sürecek devamında ulaşacağı rakamları düşünmek bile istemiyorum. Bunun yanında daha yakın zamanda TSK’nın önemli bölümünü burnunun dibindeki savaşa girme ihtimalini göremeden terhis eden AKP hükümeti orduyu da zayıflatmış oldu.

Ekonomimizin iflasa yakın zayıf durumda olması, büyük ölçüde borçlarımız, işsizlik, zayıf kur, yüksek faiz gibi bilinen iç problemlerimizin yanında dünyada Türkiye’nin yanında duran dost ülkelerin sayısı da bir elin parmakları kadar azaldı. Askeri harekata onay vermeyen Avrupa Birliği, Arap Birliği harekatın durdurulmasını istediklerini bildirdi. Başta Almanya olmak üzere bazı ülkeler Türkiye’ye silah satışını durdurma kararı aldı. ABD bir bahane ile ekonomik ambargo uygulamaya başlayabilir. Diğer ülkeler de bu yangına körükle koşacaktır. Bu karanlık tabloyu büyütecek daha çok şey yazılabilir. Şunu da belirtmek gerekir ki bu savaş devam ederse mevcut güçlerin yanına yenileri de katılabilir ve geriye dönülemez bir noktaya gelebiliriz ki ülkemizin beka sorunu dahi ortaya çıkabilir. O halde yangın büyüyüp bacayı sarmadan nasıl söndürülür? Çember daralıyor.

DÜNYA BARIŞI BÖLGESİ

Mevcut yönetimin politikalarıyla Suriye probleminin bu denli büyümesini bir kenara bırakarakçözüm  sağlayacak nasıl bir yol haritası belirlemeliyiz sorusuna aşağıda cevap bulmaya çalışalım.

1-‘Barış Pınarı Harekatı’ yerini ‘Dünya Barışı Bölgesi’ harekatına bırakacak yeni bir proje ile Suriye’nin  toprak bütünlüğünün sağlanması tezinden yola çıkmalıyız.Suriye’de savaş barışla ikame edilmelidir.

2-Suriye’de Başta PYD olmak üzere, ABD ve Türkiye dahil hiçbir yabancı askeri güç kalmamalı. Suriye vatandaşları 2011’de çatışmalar başlamadan önceyaşadıkları yerlere dönebilmelidir.

3-Suriye’de yaşanan insanlık dramında doğrudan veya dolaylı şekilde yer almış olan Türkiye ve ABD başta olmak üzere bütün ülkeler Suriye’nin imarında görev almalıdır. Bu özellikle Suriye’nin kuzeyinde harap olmuş şehirlerin ve yerleşim yerlerinin altyapı, konut, çevre düzenlemesi, ekonomik yardımlar gibi gereksinimlerinin yapılması yolunda her devletin bir bögeyi imar etmede bizzat veya taşeron firmalar vasıtasiyle taşın altına ellerini sokmasıyla gerçekleşebilir. Yani örneğin Halep şehrini ABD üstlenmişse orasını eskisinden daha güzel hale getirme projesinin gereksinemlerini üstlenmelidir.

Savaş olduğunda bedava içkili, yemekli partiye koşarcasına gidercesine başta emperyalist ülkeler barış için ne gibi katkıda bulunacaklarını, bu fırsatı nasıl değerlendireceklerini göstermelidir. Bu gerçekleşirse insanlık tarihinin başlangıcından beri savaş eğiliminde olan milletler ilk defa barış için bir U dönüşü yapmış olur.

Türkiye için Suriye sayfası kapanmış olur. ‘Saldırgan ülke’ imajından ‘Barış meleği’gibi bize daha yakışan bir ünvanı kazanırız. ‘Yurtta Barış Dünyada Barış’ ve ‘Savaş gerekli olmadan yapılırsa cinayettir diyen Atatürk politikalarına dönmüş oluruz. Savaşı önlemek savaşmaktan daha iyidir.

 Türkiye bu acı tecrübeden sonra başındaki ekonomik, işsizlik, yolsuzluk, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, bozuk düzen ve cehalet gibi büyük problemlerini çözme yolunda savaş vermelidir.

‘Dünya Barışı Bölgesi’ harekatı her türlü konuda toparlanma için iyi bir başlangıç yapmamıza vesile olur.

Dış ülkeler nezdinde kaybettiğimiz itibarımızı geri kazanmada büyük bir ivme kazanılmış olur.İleride karşılaşabileceğimiz felaketleri önler. AB’ye mülteci istilası tehlikesi ortadan kalkmış olur.

Suriye’lilerin gönül rızasıyla ülkelerine dönmelerini, bizlerin de rahat nefes almamızı sağlar.

Ortadoğunun kapılarını emperyalizme kapatmış olur. BOP ve Büyük İsrail projeleri çökmüş olur.

Kardeş ve komşu Suriye’nin yaralarını en iyi şekilde sarma yolunda en büyük yardım sağlanmış olur.

Erol Başarık

Erol Başarık

Ekonomist, Siyasetçi, İş Adamı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme – Maliye bölümü mezunu. 1970 yılından beri Londra’da yaşıyor. 1997 yılında İngiliz siyasetine Bağımsız Milletvekili adayı olarak girdi. 2000 yılında Reform 2000 Party’sini kurdu. Halen aktif olarak başkanıdır. Dört Parlamento, bir Avrupa parlamentosu ve bir de Londra Büyük Şehir Belediye Meclis Üyeliği olmak üzere altı büyük seçime girdi. İngilizce yazıları İngiliz Milli ve yerel gazetelerinde yayınlandı. Halkın yararına kanun çıkarılması yolunda mücadele verdi. Türkçe yazıları Cumhuriyet Gazetesi de dahil olmak üzere Türkiye’de çeşitli yayın organlarında, Londra’da Türkçe Gazetelerde, internet sitelerinde yayınlandı. 2002 Yılında Sadettin Tantan’ın Yurt Partisinden İstanbul 1. Bölge, 2007’de Bağımsız aday olarak İstanbul 3. Bölgeden Milletvekili adayı oldu. İngiltere Atatürk’çü Düşünce Derneğinde Yönetim Kurulu azalığı yaptı. Halen ADD’nin Danışma Kurulu üyesidir. Bütün dünya insanlarının güvende ve ekonomik refah içinde yaşaması, Müslüman Ülkelerin çağdaş düşünceye kavuşması en büyük ideali. Hak, hukuk ve adalete dayalı bir demokrasiyle, Güçlendirilmiş Parlamentosu olan, insanların refahiçinde yaşadığı bir Türkiye için mücadele vermeye devam ediyor.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ