Alexa
Medya Siyaset

Suriye’yi Moskova ve Brüksel de Konuşmak!

Suriye’yi Moskova ve Brüksel de Konuşmak!

Suriye sorunu bölgesel bir sorun değildir. Uluslararası bir soruna dönüşmüştür. Bir başka ifadeyle bölgesel bir sorundan çıkartılmış ve emperyalist güçlerin ağına bırakılmıştır.

Suriye sorununun bu hale gelmesinde Türkiye ve İran’ın politikaları ve Arap ülkelerinin ilgisizliği ve beceriksizliklerinin önemli rolü vardır. İran bölgesel bir güç olmak için Şiiliği dış politikasının bir enstrümanı haline getirmiştir. Bölgede ki Şiileri veya Şii liderleri desteklemektedir. Esad rejimini de aynı nedenle desteklemiş ve Suriye de önemli bir aktör haline gelmiştir. İran Suriye de bulunan bütün güçlerle sorunlar yaşamaktadır. Başta, Türkiye olmak üzere ABD ve Rusya ile de sık bir şekilde askeri ve politik farklılıklar yaşamaktadır. İran, Rusya ve ABD’ye gücü yetmeyeceğini bildiği için sürekli bir şekilde Türkiye’ye karşı Esad yönetimine destek vermektedir. Esad’ın ordusu çok zayıf dolaysıyla Türkiye’ye karşı herhangi bir saldırı düzenlemesi söz konusu olamaz. İran’ın kontrolünde olan Şii ordusu Hizbullah Esad’ın ordusu gibidir.  Herkes bunu biliyor ama dile getirilmiyor.

Türkiye, Suriye de içine düştüğü çıkmazdan kurtulmak için bölge dışı güçlerle, Moskova ve Brüksel ile işbirliği yapmak zorun da kalmıştır. İlk görüşme 5 Mart 2020 tarihin de, Suriye sorununun önemli bir parçası olan ve Türkiye ile çıkar farklılıkları olan Moskova ile olmuştur. Bu görüşme gergin bir atmosferde olmuştur. Zira her iki taraf ta karşılıklı suçlamalar ve Türkiye’nin verdiği 33 şehit ’in acısının gölgesin de ve öfkesin de olmuştur. Rusya tarafı da, kendisini çok rahatsız eden Çeçen ve Dağıstan kökenli kökten dinci terör (HTŞ, Heyet Tahrir El Şam) elemanlarının İdbil te ki mevcudiyetinden ve hala orada bulunmalarının kızgınlığı gölgesinde görüşmüştür. Esad yönetimi, Rusya ve İran desteği ve izni olmadan hiçbir askeri, diplomatik ve politik harekat yapamaz ve yapmaz. Bu çok net bir durumdur. 33 Şehit in müsebbibi Rusya, İran ve Suriye’dir. Yani yalnız Suriye değildir. Ayrıca, İdlib te ateş olduğu görülüyordu ve bu 20’li yaşlarda ki Türk çocuklarını ateşe atacak kadar hesapsız, kitapsız, plansız ve hazırlıksız olan yetkililerin de sorumluluğunu not etmek gerekir. Moskova anlaşmasının özü, Esad rejiminin yeni toprak kazanımlarının Türkiye ve dolaysıyla Türkiye ile birlikte hareket eden ÖSO’nun yeni haritayı kabul etmesiyle sonuçlanmıştır. Türkiye’nin elde ettiği tek şey ateşkes bir başka ifadeyle yeni şehitlerin olmasının önlenmesi ve rejimin ilerleyişinin şimdilik durdurulmasıdır. Türkiye ve rejim için çok önemli olan ve Türkiye’nin kontrolünde olan M5 karayolunun rejimin kontrolüne geçmesi ve M4 karayolunun ise Türk-Rus ortak kullanılmasın da anlaşılmasıdır. Yani bu durum Türkiye için ciddi bir kayıptır.

Türkiye’yi Suriye de bekleyen çok ciddi sorunlar var ve bölgede Türkiye’nin ortağı ve dostu kalmamıştır. Hükümetin, artık, Rusya ve İran’a güvenme gafletine düşmemesi gerekir. Türkiye’nin, Radikal dinci terör elemanlarının oluşturduğu ve BM tarafından terör örgütü olarak kabul edilen HTŞ den biran önce kurtulması gerekir. Bu örgüt, çok ihtiyaç duyduğu şuan da bile Türk çıkarlarına aykırı davranmakta ve ateşkesi sabote etmektedir. Bu cüreti de batılı ülkelerden ve bazı Arap ülkelerinden aldığı muhakkaktır. AB ile 9 Mart ta Brüksel de başlatılan diyalog önemlidir. AB ile Anlaşma yapmadan önce sınırların kapatılmasını kabul etmemek gerekir. Göçmen baskısı AB ile anlaşmayı kolaylaştıracaktır. Aynı şekilde Suriyeli mültecileri İran sınırına da taşıyıp İran’a gitmelerini sağlamak gerekir. Göçmen baskısı İran politikasının yumuşamasına neden olacaktır. Suriye konusun da Türk kamuoyusağlıklı ve yeterli bilgi alamamaktadır. Bu nedenle çok sayı da yalan, yanlış ve yönlendirici haber ve yorumlar yapılmaktadır. Bu durum hem Türkiye hem de hükümetin imajı ve ciddiyetine zarar vermektedir. Konuyla ilgili haberler dış basın ve kaynaklardan elde edilmekte ve bu da malum olduğu üzere daha da kötü olma riski bulunmaktadır. Dolaysıyla hükümetin gazeteci kimliği taşıyan ama basın da görevli parti militanıKapıkulu yazıcılarının” davranış ve haberlerine bir disiplin ve düzen getirmesi hem ulusal hem de hükümetinizin çıkarına olacaktır.

Prof. Dr. Haydar Çakmak

Prof.Dr.Haydar Çakmak

Prof.Dr.Haydar Çakmak

EĞİTİM: Lisans eğitimi: Fransa’nın Dijon kentinde, Bourgogne Üniversitesi’nde (Faculte De SciencesHumaines. Bölümü: SciencesSociales - Sosyal Bilimler Bölümü ), İyi derece ile mezun, 1985 Yüksek Lisans: Fransa’nın Besançon kentinde Franche-Compte Üniversitesi’nde (Faculte De SciencesHumaines-Beşeri Bilimler Fakültesi), Çok iyi derece ile mezun, 1987 Doktora: Paris-x Nanterre Üniversitesi’nde ( Faculte De Droit et de SciencesPolitiques - Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakültesi ) Tez Konusu: La Turquıe Et LesOrganisationsInternationales. Mezuniyet derecesi, Fransa da ki en yüksek derece olan “Çok şerefli” (TresHonorable - 1993) ÇALIŞMA HAYATI: -Ocak-Ekim 1994 Ayları arası UNESCO Milli komitede çalışma -1994-2000 yılları arasında Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Uluslararası -İlişkiler Bölüm Başkanlığı ve öğretim üyeliği -2000-2001 eğitim ve öğretim yılında Kazakistan’da Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlığı - 1999 yılında Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalında Doçent -2005 Yılında ise aynı anabilim dalında Profesör oldum. -2005 Haziran-2006 Ocak ayları arasında Genelkurmay Başkanlığına bağlı NATO’ya akredite “Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi’nin kurucu başkanlığını yaptım ve kendi isteğim ile ayrıldım. -2004-2007 yılları arasında dört yıl süreyle British Councıltarafından yürütülen, Avrupa Birliğinin Jean Monnet burslarının jüri üyeliği ve jüri başkanlığını yaptım. -Genel Kurmay Başkanlığı Savunma Bilimleri Enstitüsünde 2002-2013 yılları arasın da, Yüksek Lisans ve Doktora Dersleri verdim, Askeri Akademilerde ve Kara Harp Okulunda dersler verdim. -Alman, Sosyal Demokrat, Frederik EBERT Vakfı için Sol Belediyeler de Avrupa Birliği Sertifika Programın da 10 Yıl çalıştım,-- -Alman, Merkez Sağ Konrad ADANEUER Vakfı adına yeni Kurulan Üniversiteler de Avrupa Birliği Sertifika programlarında 12 yıl konuşmacı olarak yer aldım. -Nisan 2002 ve Temmuz 2012 yılları arasında Ankara, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanlığı yaptım
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ