Alexa
DOLAR
7,4642
EURO
9,0240
ALTIN
438,14
BIST
1.524
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Çok Bulutlu
6°C
İzmir
6°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Çok Bulutlu
7°C
Salı Parçalı Bulutlu
6°C
Çarşamba Az Bulutlu
8°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
12°C

Sustu Zaman Dondu Yaşam

Sustu Zaman Dondu Yaşam

Tarih 28 Şubat 2020. Önceden planlanmış işlerim için dışarı çıktım. Hastanedeki işimi bitirdikten sonra arabamı Bahçelievler metrosuna yakın bir yere park ederek, Kızılay’a giden metroya bindim. Öteden beri Kızılay’a özel araçla gitmeyi sevmem. Trafik sorunu, park sorunu daha çok yorulmak demek benim için. Üstelik o kalabalık trafiği daha da zorlamanın ne gereği var.

Metroda insanların yüzüne baktım. Hepsi donuktu. Hepsinin bakışları uzaktı ve hiç kimse konuşmuyordu. Belli ki hepsinin yüreğinde fırtınalar kopuyordu, hepsi acı içindeydi.

Kimi günlük hayatın rutininde, kimi de benim gibi planlanmış işlerinin peşinde ama aynı yerdeydik. Birbirimizi hiç tanımıyorduk ama aynı hissediyorduk. Sadece bedenlerimiz oradaydı aslında.Gözler ve yürekler uzaklardaydı, hem de çok uzaklarda.  Sessizliğin derinliği acının yüreklerde hapsedilmiş çığlıydı.

Kızılay durağında indim. Yerin üstüne çıktım. Aynı şeyi gördüm. Donuk yüzler ve uzak bakışlar, derin bir sessizlik, sadece trafiğin sesi vardı bilindik.

Bize ne oldu böyle? Her geçen gün uzaklaşıyoruz kendimizden, her geçen gün koparılıyoruz köklerimizden.

Evlatlarımız ölüyor, daha hayatlarının baharında, hayallerinin en parlak çağlarında…

Kalemim yorgun, kalemim isyanlarda. Nasıl aktarılır böyle bir acı satırlara.

Oysa nedir bu yaşananlar, kimindir hesaplar?

Rusya’nın Birinci Petro, bilinen adıyla Deli Petro’dan beri en büyük hayali olan sıcak denizlere inme konusu bitti mi? Bitmez. İşte bu yüzden Rusya Suriye’yi bırakmaz. Rusya’nın Suriye’nin Tartus limanında üssü var. Tartus limanı Suriye’nin batısında Akdeniz bölgesinde. Elbette bu kadar değil, başka üsleri de var Rusya’nın Suriye de… Yani Suriye Rusya’nın güvenliği ve ticareti için önemli bir bölge. Peki, bu kadar mı? Elbette değil. Bir de petrol konusu var. Suriye’nin batı petrolleri Rusya’nın kontrolünde.

Gelelim ABD’ye, onun üzerine çöktüğü petroller doğuda.Bu kadar mı? Elbette değil. Ertelenen yüzyıllık bir proje var ajandasında;BOP (Büyük Ortadoğu projesi). Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde verilmiş bulunan milli mücadele Anadolu’yu işgalden kurtardı ve bu oyunu bozdu. Bunu unutur mu dünün işgalci orduları ve işbirlikçileri?Unutmaz! Oyun aynı oyun, hesap aynı hesap.  Yani onlar her zaman olduğu gibi daha çok almanın hesabında.

Bizse sözün bittiği yerdeyiz. Yüreklerin ateş aldığı, tarifsiz bir kederdeyiz.

İnsanların yaşadığı var olma mücadelesi bu gün derin bir sessizliğe ve büyük bir acıya bırakmıştı kendini. Bir millet yastaydı. Çünkü o milletin evlatları şehit olmuştu.

Bir millet metroda, sokakta, bulunduğu her alanda şehit olan evlatlarına yanıyordu. Bir millet toprağa düşmüş kahraman evlatlarının analarının, sevdalarının, beşikteki bebelerinin feryatlarını duyumsuyordu…

Şehitlerimiz için zaman susmuş, sevdikleri için donmuştu.

Başımız sağ olsun…

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.