Alexa
DOLAR 7,669
EURO 8,9376
ALTIN 458,962
BIST 1124,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 33°C
Az Bulutlu

Atatürkçülük onur, Cumhuriyet fazilettir | Serdar Yılmaz

Atatürkçülük onur, Cumhuriyet fazilettir | Serdar Yılmaz
14.06.2017 - 21:02
A+
A-

 

Köşe Yazıları | Serdar Yılmaz

Kökü dışarıdan beslenen, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı, tarihçi görünümlü, Atatürk’ü değersizleştirme ve Cumhuriyet’i yıkmakla görevli hainlerin yazdıklarını doğru sanan yobazlar, gericiler, ne derse desin hiç önemli değil. Atatürk İlkeleri sadece Türkiye değil, insanlık için en etkili kurtuluş ve mücadele rehberidir. Her geçen gün bu gerçeği daha net görüyoruz, halkımız Atatürk’ü içselleştirmeye ve daha çok anlamaya ve özümsemeye başladı.

Cumhuriyetin ilanı ile birlikte belirlenen hedef çağdaşlık, aklın öne çıkarılması, bilimin ışığında aydınlanmanın açtığı yoldur. Atatürk o yıllarda dünyadaki bütün yönetim biçimlerini incelemiş ülkemiz için; çağdaş, demokratik ve laik bir cumhuriyetin en uygun rejim olacağını düşünmüş ve ilgili organlar aracılığı ile yasalaştırılmış bu rejime uygun yaşama biçiminin gereklerinin yerine getirilebilmesi için bir çok devrim gerçekleştirilmiştir. Başlıcaları, kadına seçme seçilme hakkı, kılık kıyafet devrimi, harf devrimidir. Bu yenilikler kolay olmadı elbet. O dönemde karşı çıkanlar olduğu gibi, o karşı çıkanların temsilcileri günümüze kadar mücadelelerini sürdürmüşler, halen de sürdürüyorlar. Bugün içinde bulunduğumuz ayrışmanın mücadelenin temeli işte bu iki çizgidir. Biri Atatürk’ün belirlediği çağdaş medeniyet, diğeri Ortadoğu bataklığının köhne zihniyeti.

Cumhuriyet rejimi varlığını sürdürebilmek için gerekli kurumları da oluşturmuştur. Kısacası devletin yapılandırılması rejimin korunmasına ve devletin varlığının sürdürülmesi için gerekli kurumlardır. Uzun yıllar görev yapan devlet organları belli bir deneyim ve birikime sahip olmuşlar ülke menfaatleri doğrultusunda içeride ve dışarıda siyasi ekonomik her türlü adımı atabiliyorlardı. Bunun sonucunda komşularla sorunlarımız asgari düzeyde, Batı ile ilişkiler ülke çıkarlarını korumaya dönük, içeride huzur ve refahın sağlanması için ne gerekiyorsa yapılmaya çalışılan bir dönem yaşadık. Ne kadar başarılı olunduğu tartışılabilir elbet.

1950 sonrası iktidar edilen Menderes dönemi ile başlayan gericilik faaliyetleri, iktidar yapan ABD ve Batı tarafından açıkça desteklenmiş, NATO ile savunma, IMF ile ekonomi, Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu (Fulbright) ile eğitim denetim altına alınmıştır. Sonraki iktidarların direkt olarak Cumhuriyetle bir sorunu olmamış, düşmanca tavırlar sergilememişlerdir. Özal’la başlayan süreç biraz farklılaşmıştır, aslında AKP iktidarının hazırlıkları sürdürülmüştür.

AKP iktidar olduktan sonra ki, bunun da bir proje oldugu daha sonraları açıkça yazılmış çizilmiştir. ABD ve Batı, kendilerine karşı savaşmış ve bağımsızlık mücadelesi vermiş kazanmış sevmedikleri Atatürk ve Cumhuriyeti AKP eliyle açık olarak yok etme savaşına girmiştir. Bu dönemde AB yetkilileri açıkça Atatürk döneminin sona erdiğini, resmi kurumlardan fotoğraflarının indirilmesini v.s dillendirmişlerdir. AKP de bu süreçte üzerine düşeni fazlasıyla yapmış kurumların hafızalarını sıfırlayarak strateji üretmez hale getirmiştir. Dış siyasetin birikimli elemanlarına monşerler diyerek başlayan dışlama, değersizleştirme, TSK’ya yapılan Ergenekon ve Balyoz operasyonları bu planın parçalarıdır.

İşte içinde bulunduğumuz bu günler o deneyim ve birikimlerin yok edilerek, strateji ve planlamadan yoksun günü birlik derme çatma ‘arabesk’ yaklaşımlar ve sonrası düşünülmeden alınan sığ kararların getirdiği sonuçtur, ne içeride huzur, ne komşularla sağlıklı ilişki, ne batı ile diyalog kalmadı. Yalnız bir ülke olduk. Gelecek çok daha tehlikelere açık görünüyor.

Umutsuz muyum? Hayır. Kadıköy Belediyesi’nin tarihi Haydarpaşa Garı’nda düzenlediği Kitap Günleri’ne İstanbullular yoğun ilgi gösterdi. 3-11 Haziran 2017 tarihleri arasında düzenlenen etkinliğe (geçen yıl 100.00), yaklaşık 300.000 kişi katılmıştır. İşte umut, aydınlanma sürdükçe karanlık yok olacak.

Atatürkçülük onur, Cumhuriyet fazilettir…

Atatürk ve Cumhuriyetten yana tarafız…

Yeni Sitenin öncelikle ülkemize ve bütün insanlığa yararlı ve başarılı olmasını dilerim…

Serdar Yılmaz

Serdar Yılmaz

Emekli öğretmen, siyaset, yakın tarih,ekonomi, meraklısı, okur yazar....
Serdar Yılmaz Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.