Alexa
Medya Siyaset

Tam Bağımsızlık mı Dediniz?

Tam Bağımsızlık mı Dediniz?

Tam bağımsızlıktan kastımız 1970 ler gençliğinin tam içini dolduramadığı veya doldurmalarına fırsat verilmediği NATO’ya ve ABD ye karşı olmaktan öteye bir kavramdır.

Somutlaştırırsak; ABD, İngiltere, Fransa Almanya, NATO üyesi olmakla birlikte bağımsız, NATO üyesi olmamalarına karşın; Çin, Rusya gibi ülkeler de en azından birinciler kadar bağımsız ülkelerdir demek yanlış olmaz değil mi?  Çünkü bu ülkeler; taraf oldukları uluslararası sözleşmelerde diğer ülkelerle eşit koşullara sahiptirler.

Gelelim sevgili Türkiye’mize. Avrupa ülkeleri ve NATO ile ilişkilerimizi bir yana bırakırsak ABD ile olan ilişkilerimizde acaba ne kadar bağımsız veya eşit bağımlılık içindeyiz. Yoksa biz bütün yaygaramıza karşın ABD tarafından mı yönetiliyoruz?

Bu sorunun yanıtını almak isteyenler için Yılmaz Polat’ın; “CIA PENÇESİNDE ADALET VE KÜRT AÇILIMI “  adlı, belgelere dayanarak yazdığı kitaba bir göz atalım.

FBI BAŞKANI MUELLAR ANKARA’DA

 Adalet Bakanı Sadullah Ergin 18 Kasım2009 da Ankara’da FBI başkanı Robert Muellar ile bir görüşme yaptı.

Görüşmede, Türk Adalet Bakanlığına 9 yıldır danışmanlık yapan Amerikalı Danışman Michael Lang de vardı.

FBI Başkanı terörle mücadele ve ilişkileri geliştirmek için Sadullah Ergin’e 3 öneride bulundu.

Birincisi iki ülkenin Adalet Bakanlıkları ve emniyet teşkilatı arasında daha hızlı bilgi paylaşımı için bir çerçeve oluşturmak.                                                                                                            

Muellar, ikinci olarak Türkiye ve ABD arasında hukuk sisteminde soruşturma yürütme konusunda ortaya çıkabilecek engellere dikkati çekti.                                                                                                                                                                                           

Soruşturmanın her aşamasında bilgi paylaşımı için engellerin kaldırılması ve daha etkili yollar bulunması için birlikte çalışmalarını istedi.

FBI Başkanı üçüncü önerisinde Türkiye’deki anti-terör yasalarının Türk vatandaşlarına veya Türk Devletine karşı yapılan eylemlerle sınırlı olduğunu söyledi. ( sakın bu sınırı aşmayın demek istiyor.)

Ergin, FBI Başkanının gündeme getirdiği görüşlerin büyük bölümünü paylaştığını bildirdi.

Ergin Muellar’ın önerilerinin yerine getirilebilmesi için önce Parlamento da görüşülmekte olan yasanın geçmesi gerektiğini anlattı.FBI Başkanına muhalefet partilerinin yasayı engellediğini söyledi.

Ergin, FBI başkanına gündeme getirdiği engellerin aşılması ve birlikte daha yakın çalışılması ihtiyacını da bildirdi.

FBI Başkanı Muellar’ın karşısında belki de ilk kez muhalefeti şikâyet eden bir ülkenin adalet bakanı vardı.   

CIA TÜRK-KÜRT ELEMAN ARIYOR

CIA 5 yıllık plan içinde en kritik yabancı diller arasına Türkçe ve Kürtçeyi aldı.

CIA proje çerçevesinde Türkçe ve Kürtçe konuşan çok sayıda eleman ( ajan ) alınacağını duyurdu. “ Open Source Officers “ olarak adlandırdığı Açık Kaynak Memurları bulunuyordu.

CIA, Ajanlara ders verecek Türkçe öğretmen arandığını da bildirdi. Duyuruda yıllık maaş miktarının 60.648 ile 74.958 dolar arasında olduğu belirtildi.            

KARŞILIKLI HÂKİM – SAVCI ZİYARETLERİ

 Türk Adalet Bakanlığı bir süredir bünyesindeki OPDAT  “ Denizaşırı Adli Takibatı Geliştirme Yardımı ve Eğitim Dairesi “ ile ilişkilerini geliştiriyordu.

Bu arada yıllık ücreti 102-153 bin dolar arasında olan bir hâkimi Ankara’ya danışman olarak atadı.                             

Yukarıda kitap tan alınan koyu renk yazıları okuduğunuzda, biz nasıl bu hallere düştük, nedir bu TSK yı çökertmeye yönelik birlikte oyun kurmalar ve Güney Doğuyu bölme planının alt yapı çalışmaları diyor musunuz? Elin hâkim, savcı, asker kılıklı ajanlarının art niyetlerini anlamıyor musunuz? Dostluğumuzun zirvede olduğu dönemlerde dahi ABD nin Türkiyeyi küçültme idealinden vaz geçmeyeceğinin bilincinde değil misiniz hala?

1950 sonrası Menderes hükümetleri ABD ile yazılı ve yazısız ikili anlaşmalar imzalamakta tehlike görmedi diyelim… Peki; Yılmaz Polat’ın kitabından alıntıladığımız CIA yetkilileri ile yapılan bu görüşme ve toplantılarda sözleşmeleri dikte eden ABDile,Bir T.C. Adalet Bakanı’nın bu format ta görüşmeleri yürütmesi nasıl içimize sindirilebilir?

Söylendiği kadarı ile ABD ile yapmış olduğumuz MÜNBİÇ anlaşması içimize biraz olsun su serpti ve umutlandık diyebilir miyiz?  ( karşılığında verilen ödünleri bilmiyoruz henüz ) Yoksa bıçak kemiğe dayandı mı diyelim.

Bu işler bu noktalara gelmeden yıllardır aklı başında bir Dış Politika uygulayabilse idik Orta Doğu da üretilenbu bataklığın içine düşmez ve düştüğümüz bu bataklıktan çıkmak için bu kadar bedel ödemezdik diyebilir miyiz?

Yetti artık, yüzümüz Batı’ya dönük ve hedefimiz tabii ki çağdaş Batı Uygarlığı olmalı. Yüz yıllık bu hedeften sapmaksızın batılı ülkelerle kavga değil barış içinde olmalıyız. Ancak bu barış politikalarının karşılığında, onların dayatmalarına kesinlikle boyun eğmeyeceğimizi kanıtlamalıyız ki,sonu bölünmeye çıkacak olan taleplerini görüşme masalarına getirmeye cüret etmesinler ve kafalarının arkasındaki planlarının gözümüzden kaçmayacağının bilincinde olsunlar.23.07.2018

Osman Arıkan

Osman Arıkan

1940 Bursa Orhaneli doğumluyum.İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden ve İstanbul üniversitesi İsletme fakültesi işletme iktisadı enstitüsünden mezun oldum.Özel sektörde yöneticilik yaptıktan sonra kendim bir şirket kurarak ticaret hayatına devam ettim. 1976-12 Eylül 1980 arası CHP il yönetim kurulu üyesi ve eğitim komisyonu başkanlığı yaptım. 1992 seçimlerinde SHP Bursa üçüncü sıradan ön seçimle milletvekili adayı oldum.Fakat Bursa da SHP milletvekili çıkaramadığı için seçilemedim. Halen Sade bir CHP üyesiyim.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ