Alexa
Medya Siyaset

Tarımda Çıkış Yolu Kooperatifçilik

Tarımda Çıkış Yolu Kooperatifçilik

Önümüze bir fırsat çıktı diye düşünüyorum.

Belediyelerin büyük ölçüde CHP ye geçmesi, birde iyi yönetilirlerse;Çağdaş Türkiye yolculuğumuza, kaldığımız yerden devam olanağını yakalarız diye umutlanıyorum.

İktidarı eline geçirenler istedikleri her şeyi başarabileceklerine inandılar ve ülkeyi bu günkü kaosa soktular. Eksikliklerine karşın Türkiye’de demokrasi denilen zümrüt-ü Anka kuşu, henüz ölmemiş demek ki.

Sağ ve Sol kesimlerdeki yorumların tamamı; bunlar iktidardan gitmezler, çünkü bu cahil halkı nohutla, makarna ile satın alabiliyorlar. Bu uğurda karşılarında sağlam bir muhalefet yok ki deniyordu.

Bu türlü konuşanlara karşı hep diyordum ki hele anketler yüzde kırklara gerilesin bir de o zaman görüşelim.

Halkı her dediklerine inandırmaya öylesine alışmışlardı ki, sonsuza kadar insanları koyun güder gibi güdebileceklerini sandılar. Çağdaş uygarlığa yürüyüşü durdurup, güzelim ülkemizi orta çağ karanlığına geri döndürebileceklerine inandılar ve umutlandılar.İslam dinini araç olarak kullanmaktan hiç çekinmediler. Diyanet İşleri Başkanlığını kurarak, İslam Dinini korumaya alan Atatürk’ü hafızalardan silmeyi amaçladılar. Atatürk adını taşıyan stadyumları, havaalanlarını büyük harcamalar yaparak yok etmeye çalıştılar.

İnanıyoruz ki son yenilgilerinden sonra, hatalarını kabullenip ülkeyi düzlüğe çıkarmayı denemeyecekler. Çünkü aklı kullanmıyorlar, çıkmaz yol olan inançlarına ( İslam inancını kast etmiyoruz ) teslim olmuşlar. Arkalarına aldık zannettikleri tarikat ve cemaatlerin de yeterince güçlendiklerinde, iktidara talip ve kendilerine rakip olabileceklerini hesaba hiç katmadılar.Çünkü tarihten ders almayı akıl etmediler.

Onları bir tarafa bırakalım.

Muhalefet son seçimlerden başarılı çıktı. Ancak bu başarı bir amaç değil, özlenen ve beklenen nihai başarının bir ön adımıdır. Bir diğer deyişle bu başarı CHP li Sosyal Demokrat Belediyecilik anlayışı ve becerisi ile taçlandırılabilir, taçlandırılmalıdır.

CHP bu belediyecilik anlayışı ve uygulaması ile iktidara yürüyebileceği gibi, ülkemiz de Atatürk’ün Çağdaş Türkiye hedefine tekrar yürümeye başlayabilir.

Bilindiği üzere Atatürk önderliğinde devrimler hızla, fakat emin adımlarla yürürlüğe girerken, Türkiye on üç milyonluk bir köylü toplumu idi. Nüfusun %80 den fazlası köylerde yaşıyordu.

Sanayi yok denecek kadar azdı, kiremit ve çivi dahi ithal ediliyordu.

Bugün sata-sata bitiremedikleri Türk Sanayi ini oluşturan fabrikalar bu koşullarda kuruldu. Üstelik ABD de başlayıp, dünyayı kasıp-kavuran 1929 dünya ekonomik buhranına karşın.

Tarım ve hayvancılık; Devlet Üretme Çiftlikleri ve diğer teşviklerle ihya edilerekbüyük çoğunluğu köylülerden oluşan Türk Halkının refahı yükselirken bütün dünya imrenerek Türkiye’yi seyrediyordu.

Ben bu yazımda Sosyal Demokrat Belediyecilik uygulamaları ile CHP nin nasıl iktidara taşınabileceğine kafa yormak istiyorum.

Köyden Kent’e akınlar sonucunda nüfusumuzun %80 i kentlerde toplanmış, köyde tarım ve hayvancılık üretimi olanaksız hale gelmiştir.

Tarım arazileri miras yolu ile o kadar çok bölünmüştür ki istense de bu kadar parçalanmış bir arazide tarımla uğraşmak ekonomik olarak olanaksızdır.

Gerçi son zamanlarda hükümetlerin sözünü ettiğimiz parçalanmış arazileri birleştirerek tarım ve hayvancılığa elverişli hale getirmeyi amaçlayan çalışmalar yaptıkları duyulmakta ise de günümüzün iktidarının bunu başarabileceğine inanmıyorum. Oysa tarımı yeniden geliştirmek istiyorsak bu birleştirme işini mutlaka gerçekleştirilmeliyiz.

Bu satırların yazarı tarım arazilerinin en uygun büyüklüklülere kadar birleştirilerek tarıma elverişli hale getirilmesi için izlenecek çıkar yolun Üretim ve Satış Kooperatifçiliği olduğuna inanmakta ve önermektedir. Holdingler kurup tarım seferberliği yapmanın sonu tarımın da  yabancı ellere geçmesinden gayri bir sonuç doğurmaz.

İşte bu noktada Sosyal Demokrat Belediyecilik uygulaması devreye girmelidir. Her İlçe Belediyesi ihtiyaç nispetinde kendisinin de ortak olduğu Üretim Kooperatifini kurmalıdır. Bu Kooperatiflerin sermayeleri Belediyelerin tahsis edeceği çok büyük olmayan nakdi sermaye ve arazi sahiplerinin koyacağı ayni sermayeden ( miras yoluyla bölünmüş tarlalar ) oluşacaktır.

Yapılacak ayrıntılı bir çalışma ile her bir pay, ( hisse ) belli bir TL değeri ile ifade edilir.Ortakların koymuş olduğu sermaye, koydukları tarlanın değerini ifade eder. Yani toprağın sahibi artık kooperatiftir, eski sahip ise kooperatif ortağı olup toprağının o günkü değeri oranında pay sahibidir, bir şekilde kooperatif yönetiminde de söz sahibidir. ( Örnek Marmara Birlik Zeytincilik Kooperatifi )

Var sayalım ki bir köy veya yerleşim yerinin on bin dönüm ekilebilir toprağı bulunmaktadır. Bu topraklar; her biri beşer, onar hatta bazıları birer üçer dönümlük tarla sahiplerinden oluşmaktadır. İşte bu kadar parçalanmış bir arazi, tarım yapılamaz hale gelmiş ve çalışabilecek nüfus, kentlere akın ederek varoşlarda yaşayan işsizler ordusunu oluşturmuşlardır.

Yeterli sermaye ve en uygun büyüklükteki verimli araziye sahip olan Üretim Kooperatifi; artık tarım konusunda uzman yönetici ve teknisyenlere sahip olup, olası pazarlar için ekilecek ürün saptamaları yapar ve üretime başlar.

Üretim birinci aşamadır. İkinci aşama ise elde edilen üretimin pazarlamasıdır.

Bunun için de yöneticiler ürünlerini ya kendileri veya kuracakları Satış Kooperatifleri kanalı ile Pazarlarlar.

Eğer CHP li belediyeler, Üretim önerdiğimiz şekilde başarıp sürdürebilirlerse Cumhuriyetin ilk yıllarında başlamış olan kooperatifçilik atılımını bir adım daha ileriye taşıyarak artık son derece sınırlı noktalara ulaşmış tarım arazilerini de kendileri üretmiş olacaklardır.

Ekonomi eğitimi alanlar anımsayacaklardır; tarım ve hayvancılık üretiminden sağlanan gelirlerden yapılan tasarruflar,sanayi yatırımlarına tahsis edilerek sanayileşme öngörülürdü bir zamanlar.

Eskişehir, Bursa da Nilüfer ve Mudanya, İzmir, Aydın ve bazı Trakya Belediyelerinde hayata geçirilmekte olan, ancak henüz arzulanan Üretim Kooperatifçiliği aşamasına gelmemiş, Sosyal Demokrat Belediyecilik uygulamaları sayesinde, ülkemizde tarım ve hayvancılık gelirleri beş yıllık bir süre sonunda CHP ye iktidar yolunu açtığı gibi, örnek gösterilen Hollanda verimliliğini ve karlılığını yakalayabilir.

Çıkış yolu tüm umutları yabancı sermayeye bağlamak değil ve fakat, onu da yadsımadan yürümektir.

ETİKETLER:
Osman Arıkan

Osman Arıkan

1940 Bursa Orhaneli doğumluyum.İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden ve İstanbul üniversitesi İsletme fakültesi işletme iktisadı enstitüsünden mezun oldum.Özel sektörde yöneticilik yaptıktan sonra kendim bir şirket kurarak ticaret hayatına devam ettim. 1976-12 Eylül 1980 arası CHP il yönetim kurulu üyesi ve eğitim komisyonu başkanlığı yaptım. 1992 seçimlerinde SHP Bursa üçüncü sıradan ön seçimle milletvekili adayı oldum.Fakat Bursa da SHP milletvekili çıkaramadığı için seçilemedim. Halen Sade bir CHP üyesiyim.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ