Medya Siyaset

Tıbbiyeli Hikmet

Tıbbiyeli Hikmet

Ya İstiklal Ya Ölüm sözünü hepimiz biliriz.
Peki bu sözü Büyük Gazi nerede ve ne için söylemiştir ?
Eğer merak ettiyseniz, birlikte öğrenelim…
***
Posta memuru Hakkı Bey’in oğlu Hikmet 1901 yılında doğdu.
1. Dünya Savaşının başlangıcında doğan Hikmet, 2. Dünya Savaşının sonunda ölecekti.
Ömrü iki dünya savaşı arasında geçmiş, savaşın, yoksulluğun ortasında büyümüştü.
***
Tıp öğrencisiydi.
Mekteb-i  Tıbbiye-i  Şahaneye  girmişti.
Okulun öğrenci liderlerinden olması uzun sürmedi.
Mondros Mütarekesi imzalanmış , İngilizler İstanbul’u işgale başlamışlardı.
3 Şubat 1919’da İngilizler Tıbbiye Mektebini işgal ettiler. Okul yönetimine verilen notada, okulun derhal boşaltılması isteniyordu.
Yakın tarihimizin en büyük aktörleri Tıbbiyeliler, vatanları ile birlikte okullarının da ellerinden alınmasını kabullenemediler.
Hikmet Bey işgale karşı direnmek, bu direnişi tüm yurda yaymak fikrindeydi.
14 Mart 1827 Mekteb-i  Tıbbiye’nin  92. Kuruluş yıl dönümüdür.
Hikmet Bey vatanlarının ve okulunun işgal edilmesini protesto etmek, direnişin meşalesini yakmak için bu günü belirler.
Okul yönetimini ufak çaplı bir kutlama yapmaya ikna ederler.
Kutlamalar esnasında, İngilizlerin gözleri önünde okulun iki kulesinin arasına dev bir TÜRK Bayrağı asarlar.
Bayrağın dalgalanmasından sonra öfkeden deliye dönen İngilizler, okulu zorbaca kapatırlar ve birçok Tıbbiyeli tutuklanır.
***
Direniş sadece Tıbbiye Mektebinde değildir.
Her vatanperverin yüreği, aklı kurtuluştadır.
Bu olaydan yaklaşık iki ay sonra Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıkar.
Artık direniş daha örgütlü, daha büyük çaptadır.
Amasya Genelgesi  gereği, Eylül ayından Sivas’ta bir Milli Kongre toplanmasına karar verilir.
Mustafa Kemal Paşa kongreye mutlaka gençlerden delege seçilmesini istemektedir.
İstanbul gençlerini temsilen Mekteb-i  Tıbbiye 3 öğrenci göndermek karar verir.
Yol masraflarını denkleştirmek üzere Tıbbiye öğrencileri aralarında para toplamaya başlamışlardı.
Lakin toplanan paralar sadece bir öğrencinin Sivas’a gitmesine imkan veriyordu.
Öğrenciler 14 Mart Direnişinin lideri Hikmet Bey’i kendilerini ve TÜRK Gençliğini temsilen Sivas’a göndermeye karar verdiler.
Memleketin geleceğine karar verecek 38 delegenin en genci, 18 yaşında tertemiz yüreği ile Tıbbiyeli Hikmet Bey olmuştu.

***

MUSTAFA KEMAL’İ TEHDİT EDECEK KADAR GÖZÜ KARA BİR GENÇ

 

Milli Mücadele için oluşturulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i  Hukuk Cemiyetlerini tek çatı altında birleştirmek, mücadeleyi tek elden yönetmek fikri Hikmet Bey’e aitti. Onun önergesi ile bütün Müdafaa-i Milliye cemiyetleri birleştirilmişti.

Sivas Kongresinin son günleri yaklaşmakta, tartışmalar olağan hızı ile devam etmekteydi.
Son günlere doğru özellikle İstanbul delegeleri tarafından ‘’Mandacılık’’ tartışması açılmıştı.
Tartışmalar şiddetlenmiş, mandacılık fikri kabul edilebilir duruma gelmişti.
Bir isyan sesi tartışmayı noktalamaya yetti.
Tıbbiyeli Hikmet ayağa fırlayarak manda fikrini savunanlara ve Mustafa Kemal Paşa’ya doğru haykırmaya başladı;
”Paşam, temsilcisi olduğum Tıbbiyeliler beni buraya İstiklal davamızı başarmak için gönderdiler. “Mandayı” kabul edemem… Bunu kabul edecek olanları şiddetle reddederiz. Örneğin “manda” düşüncesini siz bile kabul etseniz, sizi de reddederiz. Mustafa Kemal’i  vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak ilan eder; şiddetle lanet ederiz !”

Mustafa Kemal Paşa bu haklı isyan karşısında direnmedi.

18 yaşındaki bu genç adamın coşku ve heyecanı gören Mustafa Kemal Hikmet Bey’in bu sözlerine karşılık vermek üzere söz alarak:

“Arkadaşlar gençliğe bakın, Türk Milleti bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin! Gençler, vatanın bütün ümit ve istikbali size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır. Evlat sen müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve Türk gençliğine güveniyorum. Bizler azınlıkta kalsak dahi, mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez;
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM !”  diyerek haykırmıştır.
***
Vatan için çıktığı yolda, yürüdü, çalıştı.
46 yaşında,  Tabip Yarbay olarak Sarıkamış’ta görevliydi.
Askeri talim yapan Mehmetçik, Sarıkamış bölgesinde çığ düşmesi sonucu karlar altında kaldı. İleri yaşına rağmen kurtarma çalışmalarına katılmıştı.
Karda mahsur kalan askerlere ulaşmaya çalışırken ciğerlerini üşüttü, direnemedi. Hayata gözlerini yumdu.
***
Gençliğini yaşayamamış, hayatının baharında ömrü işgal altında olan vatanını kurtarmakla geçmiş bir gençti Tıbbiyeli Hikmet.
Mehmetçik ile Sakarya’da omuz omuza dövüşmüştü.
Mehmetçik için Sarıkamış’ta hayatından vazgeçti.
***

Tarihinde Tıbbiyeli Hikmet gibi kahramanlar olan biz Türk Gençliği !
Kahramanlarımızla gurur duyalım elbet.
Lakin kendimize de soralım, Hikmet Bey’in yaşında, biz ne işlerle meşgulüz ?

Ekin Topcuoğlu

Ekin Topcuoğlu

Cumhuriyet Tarihçisi. Medya Siyaset Tarih Danışmanı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ