Alexa
Medya Siyaset

Toprak

Toprak

57 yıllık ömrünün çocukluğunu dahi yaşayamamış, tek sevdası bağımsız bir vatan olan büyük komutan, büyük deha, dünya lideri olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Osmanlı İmparatorluğunun  basiretsiz yönetiminin sonucu kaybettiği toprakları  Türk milleti ile vatan edişidir.

‘’Şurada acıklı bir gerçek olmak üzere bildireyim ki, ülkemizde pek çok yabancı parası ve bir çok propagandalar dönüyor. Bundaki amaç pek açıktır ki;  ulusal eylemi başarısız bırakmak, ulusal isteklere inme indirmek, Yunan, Ermeni isteklerini ve yurdun kimi önemli kesimlerini işgal amaçlarını kolaylaştırmaktadır.

Bununla birlikte her dönemde,   her ülkede ve her zaman ortaya çıktığı gibi bizde de kalp ve sinirleri donmuş, anlayışsız insanlarla birlikte vatansız ve aynı zamanda kişisel emel ve çıkarını, yurt ve ulusun zararında arayan alçaklar da vardır.

23.07.1919 Erzurum  Kongresi         Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Gözlerinin mavisini gökyüzüne, ruhunun özgürlüğünü  bu toprağa bırakıp giden bir yiğit Adamın toprağı…

En sevdiklerinizi yaşattığınız, en sevdiklerinizi  sonsuza dek emanet ettiğiniz toprak…

Vatan’dır  toprak…

Canının canını toprağa verenlerindir, canı için toprak verenlerin değil.

Değerli Naim Babüroğlu Kemal yeri kitabında yazdığı bir bölümü paylaşmak istiyorum…

Bakın kimlerin bu vatan, ve kimler ihanet içinde!

………………

‘’Mustafa Kemal’in adı, zaferleri ve askeri başarıları ANZAC’larda kulaktan kulağa yayılıyordu.

…………………

Havanın sıcak olması yüzünden cesetler kokmaya başlamış, ortalığı kötü bir koku kaplamıştı. İngilizleri ateşkese  zorlayan işte bu kokudur. Yaralıların iniltileri de bir sebepti; fakat gerçek neden, İngiliz siperlerinin önüne yığılan cesetlerin kokması idi. Kahraman şehitlerimiz, süngüyle yapamadıklarını cesetlerinin kokularıyla yapmak istiyorlardı.

Görüntü fecidir. Kafası bir kurşunla parçalanmış asker, kendi bağırsaklarını toplamaya çalışan bir er. Topçu mermisiyle vurulan bir eşeğin kalıntıları. İnanılmaz derecede şiştikleri için artık üniforma dikişleri patlamaya başlayan cesetler.

……………….

Şehit Mustafa’nın cebinden Çanakkale Destanı çıktı.

     ‘’Bugün bizden vatan razı olacak,Asker şehit, ordu gazi olacak….’’

Bu nakarat siperden sipere bütün cepheye yayıldı…

Annelere, babalara, sevilenlere gönderilemeyen şehit mektupları.

‘’Mektubumu aldığınız zaman, yüksek sesle ağlamanıza razı değilim’’ diye son bulan mektuplar.

Oğlunun ya da kızının saç demetlerinin bulunduğu mektuplar.

Veya: ‘’Merak etmeyin çok iyiyim’’ sözleriyle biten kanlı mektuplar.

Naim Babüroğlu…. KEMALYERİ…. Sayfa 112 / 113

İsimsiz kahramanların ölüm pahasına milli mücadelesinin inanç kaynağı, Mustafa Kemal Atatürk  ileomuz omuza VATAN ettikleri topraklarımız…

İsimsiz kahramanların her birinin toprakta bir ağaç olduğunu, bir çiçek olduğunu, toprağa can kattığını unutanlar unutmamalı ki, vatanı ayakta tutan onların vatan sevgisinin bizlerin içinde yaşamasıdır.

En sevdiklerinizi yaşattığınız, en sevdiklerinizi sonsuza dek emanet ettiğiniz toprak, vatan…

Üzerine betonlar ile kafesler yapılsa da inadına yeşeren filizlerin toprağı…

Üzerinde, ölen evlatlar değil!

Çiçekler açan toprak,

Üzerinde, bombalar patlayan değil!

Bilim ile büyüyen çocuklar,

Üzerinde, işsizlikten kahrolan babalar değil!,

Onuru  ile kazanç sağlayan,

Üzerinde, çocuğunu ısıtamadığı için intihar eden anne değil!

Gönül rahatlığı ile yaşayan,

Adaletten, güvenlikten şüphe duymayan, bağımsızlığı kaleminden aktaran özgür yazarların, ne çok acılar yaşanan, ne çok çocuğun açlığını, üşüyen ayaklarını, gözlerinde ki kırgın gözyaşlarını düşünen değil, geleceğe umutla bakan insanların olmalıdır toprak.

Bugün para için sattığınız, yarın huzuru bulamayacağınız toprak değil.

Bu toprakları vatan edenlerin emanetine ihanettir, cumhuriyetin getirilerine ihanettir.

Politik çekişmelerin, rant kavgalarının, ihtişamlı hayatlarınızın arkasında yoksulluğu yaşatacağınız topraklar değildir.

İktidar uğruna heba edilecek, talan edilecek, ‘’ Ne istediler de vermedik’’ denilecek yer değildir bu topraklar…

Bu toprakların gerçek sahipleri,

Komutanlarının ‘ölüm ‘’ emrini  koşarak  gerçekleştiren 57. Alay’ın aziz şehitlerinindir.

Şarapnel ve kurşunların yağmur gibi üzerlerine yağdığı, top mermilerinin yerleri deldiği, ateş ve dumanların içinde çarpışan, Conkbayırı’nın aziz şehitlerinindir.

Gece gündüz, soğuk sıcak, kar yağmur demeden cephede  savaşıp,askerlerini evlat görüp onlara her türlü desteği veren yiğit Türk kadınlarınındır.

Kurşunların bittiği yerde bedenlerini siper edip, kanlı bedenlerinden  set çeken  Çanakkale ‘de destan yazanlarındır.

Ve onların emanetlerini tıpkı Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinde ki gibi

‘’ Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı

Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.’’  Sözlerini içselleştirip asla unutmayanlarındır.

Ve asla unutmayınız toprak her zaman intikam alır…

Osmanlı devletini  yok eden Düyunu Umumiye ‘yi unutmayın…

Satmayın dediğimiz toprak Vatan’dır, yani çiftçinin ekini, köylünün hayvanı, sanayicinin fabrikası, okulun öğretmeni, hastanenin doktoru, inşaatın mühendisi, hastanın hemşiresi, işçinin emeği, memurun maaşı, emeklinin hakkı, yazarın düşüncesi, gazinin ödün verdiği vücudu, çocuğun gözyaşı, yaşlının açlığı…. Vatandır tüm bunlar, ve onların yenen hakkıdır , satılan toprak…

Kahramanlık destanları ile yaşayan Türk milletinin, hak etmediği tutum ve davranışlar içinde bu toprakların talan edilmesine müsaade etmeyecek  Atatürk’ün evlatlarının AND’ı vardır…

Ve andımız, gözlerinin mavisini gökyüzüne, ruhunun özgürlüğünü bu topraklara bırakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün izinden gitmektir.

Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

"Söz konusu vatansa,gerisi teferruattır diyen" Atatürkçü,Cumhuriyet kadını...
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Sinan Can dedi ki:

    Bence Atamızın ruhunu incitecek olan “yaşayamadığı çocukluğu” değil 80 yıl sonra, kurduğu Cumhuriyet’in temellerine atılan dinamitlerdir.

BİR YORUM YAZ