Alexa
Medya Siyaset

Türk Budunu Yüzüncü Yılında Ayakta!

Türk Budunu Yüzüncü Yılında Ayakta!

Gök Türkçe ve doğru yazımından okunuşu ‘törük bodun ölsikiñ’dir. Türkçeye çevrilmiş hali Türk milleti öleceksin demektir.

Başta meramı anlatalım . Anlatacaklarımızı daha iyi anlayın .

Yeniden ATATÜRK geleceğini çok iyi biliyorlar.
Erdoğan ve Bahçeli bunu engellemek için Suriye masalı adı altında RUSYA ve İngiltere ile Türk’ün yüz yıl önce esaret altına alındığı gibi önümüzde ki yüz yıl esaret altına alınması için Çin’in ve İran’ın dahil olduğu bir dizi gizli ittifak yapmış bulunuyorlar. Bunların en çok saydığı adam olan DUGİN !
Bakın Türk dünyası ve Türkiye için ne tür bir plan yaparak uygulamaya sokmuş.

” Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıyayız?

Bazılarına göre Gelecek Putinizm olacakmış, Bugün Türkiye’ye gelen Dugin’in Rus Jeopolitiği-Avrasyacı Yaklaşım kitabından bir kaç sayfa paylaşıyoruz. Mideniz kaldırabiliyorsa okuyun ve nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu anlayın:

Sayfa 80: Orta Asya’yı (Pakistan, Afganistan, Türkiye’den geri kalanlar veya “İran yanlısı değişim sonrası Türkiye” dahil) Rusya ile birlikte denetimi altında tutan İran, Moskova’nın öncelikli çıkarlarının merkezindedir.

(Türkiye’nin ya bir kısmını ya da tamamını İran hegemonyası altına alacakmış)

Sayfa 159:
Tataristan ile Başkurdistan’ın jeopolitik ilişkilerinin pekişmesi Rusya için son derece tehlikelidir. Çünkü Başkurdistan’ın güney idari sınırı, teorik olarak Türk-İslam ayrılıkçılığının üssüne dönüşebilecek olan Kuzey Kazakistan’ın yakınlığından geçmektedir. Sözkonusu
durumda, Heartland’ı en korkunç tehlike-karasal mekanın tam ortasından Türk mızrağı ile paramparça olma beklemektedir.

(Bizim Turan dediğimiz adamın kabus senaryosu) Sayfa 182:

Buradan hareketle, heartland, Türkiye’ye ve “Panturanizm” taşıyıcılarına karşı sert bir jeopolitik savaş ilan etmelidir. Bu savaşta Rusya’nın başlıca müttefiki, İslamcı Ari İran olacaktır. Orta Asya, iki küresel Hint-Avrupacı gerçeklik -Ruslar ve Farslar- arasında dikey olarak “yayılmalıdır”. Bu hususta Türk mekanında yerel özerk kültürel eğilimleri ayrıştırmak ve klanlar, boylar, “uluslar” vs. arasında geçimsizliği şiddetlendirmek için elden gelen her şeyi yapmak lazımdır.

En salakların bile anlayacağı bir savaş ilanını adam açık açık yazıyor.

Semboller gerçekleri barındırır.

Börü Budun,Türk milletin uluları anlamına gelir.Devletin çöküş ve yeniden kuruluş dönemlerinde ortaya çıkarlar.Kurtuluş savaşında Ingiliz birliğini yutan bulut kadar gerçektir.Bir rivayete göre Hızır As.seçtiği kişilerden oluşur ve Börü komutanı Hızırdır.
Bu bilge kişiler Devletin başına geçirmek istedikleri ismi bazen yakından bazen de gizlice desteklerler.Zahir olarak göründükleri gibi manevi ve spiritüel güçlerini de kullanabilirler.
Yeni Devleti kurduktan bir müddet sonra tekrar uykuya dalarlar.
Bu gizli teşkilatlanmayı kendilerinden başka birinin tanıması imkansızdır.Tıpkı Illüminati gibi sürekli yenilenen isimler ve semboller kullanırlar.

Günümüz sürecini iyi takip edin.Mehdi ve Mesih kıssaslarında işaretleri bulabilirsiniz.Hadis niteliğinde gelenlerin bazı bölümleri Börü mesajlarından oluşmaktadır.Bu bağlamda ATATÜRK dâhi seçilmişlerdendir.Bu her yüz yılda bir tekrarlanır ve yüzyılın şartlarına göre güncellenir.

“Gökbörü, Bozkurt’un tüyü gök renginde (açık mavi) olanıdır. Türk efsane ve destanlarına göre Gökbörü, 100 yılda bir ya da iki kez görünür.Oguz Kağan Destanı’ndaki kurt, bu gökbörülerden biridir.
Börü Budun yönetiminde söz sahibi olan kişi GÖKBÖRÜ tarafından seçilir.
Buna SEÇİLMİŞ denilir.
Bundan sonrasını SEÇİLMİŞ SEÇER .Ve soylu TÜRK ailelerinden gelmelerine dikkat edilir.
Kısaca lider seçilmiş olur.
Gökbörü misyonu Börü budundadır.
O Börü budun ,Türk budunu yani Türk’ler olarak adlandırılır.
Yaklaşık 2000 senedir kesintisiz olarak varlığını sürdüren, dar çerçeveli, sınırlı sayıda ailenin oluşturduğu, bu ailelerin “çapraz evlilik” yolu ile bir “mavi kan” yarattığı soy devri esası ile varlığını sürdüren bir “MİLLİ STRATEJİK ÜST ZEKADIR.

Tabi olarak elde olan bilgilelere ve kadim Türk öğretilerine göre bu bilgileri aktarıyoruz. Tarih böylece hep tekerrür eder. Türk bu sebeple tarih boyunca devletsiz kalmamıştır.

Devam edelim başka neler var…

“Devlet tehlikeye düştüğünde, Türk Devlet zincirinin o günkü halkasında bir yıpranma görünüp de yıpranmanın sistemi yok etme ihtimali belirdi mi daima bir sahiplenen çıkmış ve varlıklarının adını bir güvence olarak ortaya koymak suretiyle yıpranan halkayı kendi adına perçinleyerek devlet zincirini devam ettirmiştir. Dün böyle olmuştur, bugün böyle olacaktır, yarın da. Çünkü, Türk Devletinde devamlılık, daha başlangıcında kıyamete kadar hesaplanmıştır.”

“Türklerin ilk Gizli teşkilatı Börü Budun gerçekten varmı yoksa efsanemi. Bu teşkilat yapılanması hala devam ediyor olabilir. Mesela , Mustafa Kemal Atatürk bu konuda son ve en önemli örnektir.

İslamiyet öncesi dönemde, hakanların ve şamanların kurmuş olduğu bu örgüt faaliyetlerine çin ve komşu ülkelerde çeşitli ajanlık ve örgütlenmeler ile başlamıştı. Selçuklu ve Osmanlıda da varlığını sürdürdüğünü sandığımız bu örgütün bu gün bile var olduğuna dair söylentiler vardır. Üzerindeki renklerin ve temanın göktürklerle bire bir örtüşmesi ilginçtir. Mistik güçleri olduğu düşünülen şamanların, bu güne kadar ki sırlarını ve Türk Dünyasının gerçek tarihine sahip olduğu söylenmektedir.

Ancak börü budunun karşı olduğu bir tavır Osmanlı Türk ordusu içine yerleşen Devşirme yöntemiydi. Börü budunun tavsiyesi ile kurulmuş olan Akıncılar bu yüzden gözden düşmeye başladılar. Kendisini Cengiz’in mirasçısı olarak gören ve Cengiz imparatorluğu topraklarının tamamına hâkim bir İslam devleti kurmak isteyen Timur Han, Altınordu Hanlığı gibi, Ankara civarında 20 Temmuz 1402’de, Osmanlı Devletine de büyük bir darbe vurdu ve Anadolu’yu tekrar parçaladı. Ancak Timur han istenmeyen bu savaşı kaznmış olsa da, politik sebeplerle börü budunun desteklediği bu Türk devletini yıkma girişiminden dolayı cezalandırıldı. Ancak Timur han’da börü budun’a üye olup emirlerini oradan alsa da amacının bu devleti yıkmak olmadığını beyan etmişti.
Trablusgarb’ı İtalyanlara bırakan, çıkardığı kiliseler kânunuyla Balkanlardaki Hıristiyanların birlik kurmalarını sağlayan ve Balkanların Osmanlı Devletinden kopmasına sebeb olan, Bâbıâlî Baskınını düzenleyen ve milleti zulüm ve tedhiş ile idâre eden, Sarıkamış fâciâsında on binlerce Müslüman-Türkün canına kıyan, mecnûnâne bir hareketle Kanal Seferini açarak Filistin ve Sûriye’de Osmanlı ordusunun ve bu toprakların elden çıkmasına sebeb olan, dört senelik Birinci Dünyâ Harbi müddetince Anadolu’da halkı açlık, sussuzluk, yokluk içinde inleten İttihat ve Terakki ileri gelenlerinden Enver Paşa Türkistan’da, Talat Paşa Berlin’de, Cemâl Paşa da Tiflis’te, Ermenilere teslim edilerek onlar tarafından öldürüldüler.

Börü budun yönetimindeki söz sahibi yani SEÇİLMİŞ , LİDER KİŞİ  ( gök börü ) tarafından seçilir ve soylu Türk. Ailelerinden gelmelerine dikkat edilir…”

Mesela , şu tarihi vesika dikkat çekici bir tasdik özelliği taşır. Buhara emiri tarafından Mustafa Kemal Atatürk’e kurtuluş savaşı sırasında para ,altın ve bunların yanında Timur’a ait ,fakat KADİM DEVLETİ temsil eden üç kılıç verilir.

Kılıç detaylarına girmeyeceğim .

Anladığım o dur ki , bir üçlemeden ve yeni bir devletin kurulacağından lidere kılıç kuşandırılır. Ve bu kılıçlar KADİM DEVLET dediğimiz , Türk devlet geleneğinin binlerce yıllık devamı devlet felsefesi olup , maalesef bugün TÜRK DEVLET geleneğine aykırı olanları yarın ibretle izleyeceğiz .

Şartlar her zaman aynı olup , Atatürk olmak gerekiyor . Tarih jest yapmaz. Tekerrür eder. İbretle izliyoruz. Yüz yıl önce veya yüz yıl sonra . Tarih gerçekleri barındırır.

Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ama yatarak değil. Töre’den uzaklaşan Türk toplumu töre ‘ye tekrar sahip olana kadar acılar çekecektir.

Kendin ol.
Atatürk ol.
Korktukları Türk ol.
Biz Ata Türk’ün, Atatürk’ünün Türkleriyiz.

ATAM TV – Ufuk Ötesi, Youtube platformuna abone olunuz. Önemli konular açıklıyoruz.

Efendim! Bugünlük bu kadar. Unutmadan kitaplarımı okumanızı tavsiye etmem gerekiyor.

Son kitabım, “TRAFODAKİ KEDİ SANDIKTAKİ HİLE“ çıktı.

Ve diğer kitaplarım…
Mühürlü Vagon
Yahuda – Atatürk ve Cumhuriyete kuşatma
Atatürk’ün Yasaklanan Kitabı
Rabıta – Uğur Mumcu’dan sonra.. Okuyunuz.

Kitapları İnternet ortamında almak için lütfen TIKLAYINIZ

Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci

19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara’da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA ‘de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD ; Master düzeyinde Uluslararası ilişkiler ve Management eğitimi almıştır. Türkiye‘ye dönüşünden sonra TURİZM sektöründe uzun yıllar yurt içi ve yurt dışında Profesyonel GENEL MÜDÜR olarak görev yapmıştır. Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci – Yazar ve Stratejist olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. Parlamentohaber.com internet haber sitesi ve K2 Medya haber gurubunun MEDYA GURUP BAŞKANI olup; Özel Haber alanında ARAŞTIRMACI – GAZETECİLİK faaliyetine devam etmektedir. ANSAV STRATEJİK ARAŞTIRMALAR VAKFI Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra yayınlanmış üç tane kitabı ” Yüzyılın Hilesi Sandıktaki Hülle ; Yeşil Hücreler ; RABITA ‘Uğur Mumcu’dan sonra ” kitaplarının yazarıdır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ