Alexa
Medya Siyaset

Türk Tarihçiliğine Bir Sitem Yazısı

Tarih bir milletin, kimliğidir. Tarihine sahip çıkmayan ona vâkıf olmayan bir milletin yaşaması mümkün değildir.

Türk Tarihçiliğine Bir Sitem Yazısı

Tarih bir milletin, kimliğidir. Geçmiş ile gelecek arasında kurduğu köprüler sayesinde ülkelerin kaderlerine yön verir.
2017  Türkiye’sinde 25 ile 30 bin arası tarih öğretmeni atama bekliyor. Bir öğrencinin 4 yıl okuma maliyeti ile öğretmen olabilmenin ön koşulu formasyon eğitimi yaklaşık 50 bin TL civarında. Bu denli ağır bir bedel ödeyerek öğretmenlik mesleğine adım atan meslektaşlarım, ne yazık ki özel sektör kurumlarında komik ücretler karşılığında çalışıyorlar.

Daha önce kendi başıma da gelen bir olay olduğu için gönül rahatlığı ile buraya yazabilirim.

Özellikle Anadolu şehirlerinde dershane, etüt merkezi ve özel okul işleten yatırımcılar, yeni mezun olan arkadaşlarımızı stajyer öğretmen adı altında istihdam ediyorlar.

Stajyer bir tarih öğretmeninden sadece branş dersini vermesini değil,  Sosyal bilgiler, Coğrafya ve Türkçe derslerine de girmesi isteniyor. Kimi kurumlarda etüt ders adı altında hafta sonu sürdürülen eğitim çalışmalarına da ek ücret almaksızın gitmek zorunda bırakılıyorlar. Kabul etmeyenler ise derhal işine son verilme tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor.

Peki tüm bu çalışma karşılığı kendilerine verilen ücret ne kadar?

Belki inanılmaz gelecek ama, arkadaşlarımız 600 ile 850 lira arası bir ücret karşılığında bütün bu işleri yapmak zorunda bırakılıyor. Bir yandan mesleğini yapmak arzusu, bir yandan ekonomik kaygılar, diğer taraftan çevre baskısı, onları bu ağır yükün altına itiyor…

Öğretmen olarak atanamayan arkadaşlarımız, alanlarında ilerlemek üzere akademik kariyer yapmaya çalışıyorlar.

Günümüz Türkiye’sinde akademik kariyer ( Yüksek Lisans, Doktora ) yapmanın da bedeli büyüktür. Öncelikle geçmeniz gereken sınavlar var. ALES, YDS gibi. Ortalama bir sınav ücreti 90 TL. Bu sınavlardan alınan sonuca göre yüksek lisans programlarına başvurabilirsiniz. Elbette mülakatı geçmek koşulu ile. Bütün bir tarih bilginizi, mülakatta size sorulacak iki, üç soruda göstermeniz, jüri üyelerini etkilemeniz ve ikna etmeniz gerekiyor.

Bu mülakata hazırlanmak için okumalı, çalışmalısınız. Ortalama, bir tarih bölümünün mülakatına hazırlanmak için, alanınız ile ilgili en az 10 kitap bitirmelisiniz.

Aşk romanlarının beş paraya satıldığı ülkemizde, akademik bir tarih kitabını 30-40 TL gibi bir ücret karşılığında elde edebilirisiniz.

Kısacası kitap için ortalama 350 TL gibi bir rakam ödemeniz gerekecek. Sınav ücretleri ile bu rakam 550-600 TL civarında olacaktır. Aylarca zamanınızdan kısacak, sosyal hayatınızı bir kenara bırakacaksınız. Eğlenmek, gezmek gibi durumlar artık hayatınızdan silinmiş olacak. Hayatınızın baharı sayılan yıllarda, kendinizi kitaplara gömeceksiniz. Mülakat günü geldiğinde, hazır hissediyor olacaksınız. Aylardır çalıştınız ve artık size sorulan ilk soruda bütün bilgi hazinenizi hocalarınıza sunacaksınız. Tabi kazanıp kazanamayacağınız, mülakatta şahsa göre mi, alana göre mi sorular sorulacağı kaygısından kurtulabilirseniz.

Bir nokta sürekli atlanıyor. Belli başlı kurumlar hariç, üniversitelerimizde geleceğe yönelik adımlar maalesef atılmıyor. Ekonomik kaygılar, günü kurtarma telaşı bilimin önüne geçmiş durumda. Doğal olan, liyakat usulüne göre öğrenci seçmektir. Seçilen öğrenciler, türlü zorluklar ile karşılaşmamalı, emir eri muamelesi görmemelidir. Kıymetli hocalarımız kendilerinden sonra da işi üstlenecek kadrolar yetiştirilmelidir. Yıllarca verilen emekler, karşılıksız kalmamalıdır.

Coğrafyamız ve tarihimiz itibarı ile sürekli düşmanca tavırlar ile karşılaşıyoruz. Vatanımızın üzerinde, emperyalizm denen kara bulut sürekli dolaşırken rahat olamayız. Hatırlayın. Uluslararası arenada, Türkiye ile sorunu olan ülkelerin sığındığı ilk liman Ermeni meselesidir. Anadolu’yu işgal ederken bile tarihi kullanmışlar ve buraların Rum toprağı olduğunu ilan ederek, işgallerini meşrulaştırmaya çalışmışlardı.

Unutmayın! Tarihine sahip çıkmayan ona vâkıf olmayan bir milletin yaşaması mümkün değildir.

Hele ki  böyle tehlikeli bir coğrafyada. İşinin ehli tarihçiler yetiştirmek, mesleğine gönülden bağlı insanları istihdam etmek üniversitelerimizin görevidir.  Aynı durum diğer öğretmen arkadaşlar ve branşlar içinde tam anlamı ile böyledir.

Ancak unutmamak gerekir, tarih sadece okullarda okutulan bir ders değildir, olmamalıdır.

Geçmiş ile gelecek arasında bir köprüdür. Bu yüzden her branştan daha önemli ve önceliklidir.

Devletimizden ricamızdır. Tarih öğretmenleri, öğrencilerine kavuşacağı günü hasretle beklemektedir. Anadolu’nun her köşesine seve seve koşmaya hazırdır. Sadece seçim arefelerinde değil, her zaman hatırlanmak dileği ile.

Medya Siyaset
Ekin Topcuoğlu

Ekin Topcuoğlu

Cumhuriyet Tarihçisi. Medya Siyaset Tarih Danışmanı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ