Alexa
Medya Siyaset

Türk Tarımını Yabancı Sermayeye Ezdirmeyeceğiz

Türk Tarımını Yabancı Sermayeye Ezdirmeyeceğiz

Erdoğan,Türk Tarımını Yabancı Sermayeye Ezdirmeyeceğiz diyor.

İnanmak istiyoruz Sayın Erdoğan, ama maalesef inanamıyoruz.

Yabancı sermaye Türk tarım ve hayvancılığını ezmenin ötesinde, üstünde tepiniyor adeta.Bu durumda siz; geçmişte yaptıklarınızdan farklı olarak ne yapıyorsunuz? Veya ne yapacaksınız da Türk tarımını ezilmekten kurtaracaksınız?

Bilmelisiniz ki aynı şeyleri yaparak farklı sonuç alınamaz.

Bu güne kadar gelmiş-geçmiş tüm hükümetler tarımı desteklemekten bahsettiler ve desteklediler gerçekten.

Ne yaptılar; bazı ürünlerde taban fiyat uyguladılar. Çitçi’nin mazotunu, elektriğini ucuzlattılar güçleri yettiğince. Vergilerini ertelediler veya hiç tahsil etmediler bazen.

Sonuç ne oldu? Türk tarımı ezilmekten kurtuldu mu? Hayır; çünkü denenmiş ve sonuç alınamamış teşvikler verdiniz ve eski sonuçları aldınız.

Aşağıdaki satış ilanı ve eski Tarım ve Köy İşleri Bakanının 23.6.2014 tarihlibir demecinin güncel basınımızda yayınlanan bir haber metninden alınmıştır.

Koç’tan bir satış daha

Koç Holding şirketlerinden Tat Gıda, Harran ova Besi ve Tarım Ürünleri’ndeki yüzde 58.15 hissesini, aynı işletmede yüzde 10 ortak olduğu ABD’li salça devi Morningstar’a devrediyor.

Böylece Harran ova Besi ve Tarım Ürünleri’nin yüzde 100’ü ABD’li Morninstar’ın olacak.

Sayın Bakanın demeci:

Anasol-M Hükümeti’nin Tarım ve Köy İşleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, bir demecinde “Tohum önemli bir konu. Sebze tohumlarının çoğunu maalesef hâlâ ithal ediyoruz. Bizim dönemimizde tohumla ilgili çalışma yapınca Devlet Bahçeli’den bile destek alamadık. Destek alsaydık, o kanunları Bakanlar Kurulu’na getirirdik. O dönem yaptığımız çalışmalar nedeniyle, dönemin ABD Ankara Büyükelçisi Robert Pearson, ’Nasıl kendi tohum çalışmanızı yaparsınız? ABD’den buğday neden almıyorsunuz?’ gibi ifadeler içeren mektuplar yazdı. Ben o mektupları yırtıp attım. Ama hepsi bakanlık kayıtlarında mevcuttur”diyordu.  Haziran- 2014

Hey gidi YERİ GÖĞÜ İNLETEN YERLİ VE MİLLİ DESTEKÇİSİ DEVLET BAHÇELİ BEY HEY….!

Eski Bakan doğru mu söylüyor?

Şunu unutmayalım; sanayi ve teknoloji de hangi sebeplerle geri kaldık ise Tarım ve hayvancılıkta da aynı sebeplerle geri kaldık. Yani çağa ayak uyduramadı.

Günümüze gelinceye kadar hükümetler aileüretimi yapan küçük çiftçiye yönelik teşvikler uygulayageldiler. Oysa dünyada birçok alanda olduğu gibi tarım ve hayvancılık alanında da küçük çiftçi ’ye verilen desteklerle elde edilen üretimi büyük işletmeler, dolayısı ile büyük sermaye şirketleri ile yarıştıramazsınız.

Bir diğer deyişle; HAVADA GİDEN UÇAKLA KARADA GİDEN OTOMOBİLİ YARIŞTIRMAYA KALKARAK yanlışta ısrar ederseniz bugünkü gibi tarımda da ithalata bağımlı bir ülke halinde kalmaktan kurtulamazsınız.

Daha önce de ısrarla önerdiğimiz gibi tarım ve hayvancılık alanında da Büyük İşletmeciliğe, dolayısı ile Büyük Sermaye şirketlerini tarım ve hayvancılık sektörüne yönlendiremezseniz, daha sonra bu şirketlerin yabancılara; sizin tabirinizle tarım sektörünün üstünde tepinen emperyalistlere satışlarını engellemezseniz, bu günkü gibi inandırıcılığınızı kaybeder, ithalattan kurtulamazsınız. Yani Türk Tarım ve Hayvancılığını yabancı sermaye ’ye ezdirirsiniz.

Büyük İşletme Büyük Sermaye demektir. Büyük Sermayeyi bulmanın/yaratmanın da iki yolu vardır.

Birinci yol; mevcut Büyük Sermaye ’ye inandırıcı, cazip teşvikler vererek, onun bu sektöre yatırım yapmasını, büyümesini ve çıkıp-gitmesini önlemektir.

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ VE BENZERLERİNİN dayattığı korumacılık karşıtı engelleri aşmak kaydıyla, ulusal üretim şirketlerini yabancılara kaptırmamanın çok değişik yolları bulunabilir.

İkinci yol ise yine daha önce defalarca yazdığımız gibi, miras yolu ile çok fazla parçalanmış, bu yüzden üretim dışı kalmış tarım arazilerini birleştirerek büyük Üretim Çiftlikleri kurmaktır.

Örneğin; Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftlikleri ve benzerleri gibi.

Kanaatimizce Büyük Sermaye yaratmanın en kolay ve bizi sonuca en hızlı götürecek yolu bu yoldur.

Sözünü ettiğimiz Büyük Sermayenin en büyük bölümünü tarım arazilerinin değeri oluşturacaktır. Eğer arazi sahipleri Belediyeler veya Kaymakamlıklar öncülüğünde kurulacak şirketlere/kooperatiflere arazilerinin güncel değeri üzerinden koyacakları AYNİSERMAYE ile ortak edilirlerse mesele halledilmiş olur. Hem de yeni kanunlar çıkarmak için çok fazla siyaset/Bürokrasi engellerine takılmadan.

Geriye kalan NAKDİ SERMAYE, konulmuş olan AYNİ SERMAYE ’ye nazaran küçük olacağından,  eksik olanmeblağ/ İşletme Sermayesi bu kuruluşlara öncülük eden Belediyeler veya kişiler aracılığı ile bankalardan da sağlanabilir.

Görüldüğü gibi bizim önerimizde; yetkililerimizin önerdikleri gibi üç nal ile bir AT’a ihtiyaç yoktur. İnançlı olmak, istemek, harekete geçmek yeterlidir.

Osman Arıkan

Osman Arıkan

1940 Bursa Orhaneli doğumluyum.İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden ve İstanbul üniversitesi İsletme fakültesi işletme iktisadı enstitüsünden mezun oldum.Özel sektörde yöneticilik yaptıktan sonra kendim bir şirket kurarak ticaret hayatına devam ettim. 1976-12 Eylül 1980 arası CHP il yönetim kurulu üyesi ve eğitim komisyonu başkanlığı yaptım. 1992 seçimlerinde SHP Bursa üçüncü sıradan ön seçimle milletvekili adayı oldum.Fakat Bursa da SHP milletvekili çıkaramadığı için seçilemedim. Halen Sade bir CHP üyesiyim.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ