Alexa
Medya Siyaset

Türkiye Düzenin Neresinde?

Türkiye Düzenin Neresinde?

Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte Atatürk ‘’Yurtta sulh Cihanda sulh’’ sözleri ile Türkiye’nin Dünya düzeni içindeki yerini belirtti ve bu ilkesi 2002 yılına kadar geçerliliğini korudu.

Kurtuluş Savaşı sonrası hızlı bir şekilde yeniden kuruluş ve toparlanma dönemine girildi. Yok yoksul bir ülke çok zor günler geçirdi. Asla sarsılmadı. İkinci Dünya Harbine girmesi için baskı altında kalmasına rağmen akıllı ve yerinde yönetimle savaşa girmeme becerisini gösterdi. Ülkemiz akıllı ve barışçı politikalarla yönetildi. Hiçbir şeyin olmadığı, Osmanlı borçlarının Türkiye’nin sırtına yüklendiği Dünya düzeni içinde hem borçları ödedi hem de kalkınma hamlesi başlattı. Eğitim, adalet, savunma, ekonomi ve diğer alanlarda atılımlar yaptı,Cumhuriyet hükümetleri içte ve dışta huzuru korudu. Dünyaya örnek oldu. Yukarda yazdıklarım vasat bir vatandaşın bilmesi gereken konular. Ama ? Bugün eğitim sisteminde bunların hiç biri okutulmuyor. Cumhuriyetin kazandırdığı ekonomik kurumlar peşkeş çekiliyor, gençlerimize bunlar öğretilmiyor.

II: Dünya Harbine girilmemesinin ne kadar büyük nimet olduğundan söz edilmiyor. İstiklal Savaşını yok sayanlar, Cumhuriyet dönemini hepten yok sayıyor. Diğer taraftan dost olduğumuz komşumuz Suriye ile geldiğimiz noktaya bir bakın. Hep kazandığımızı ilan ediyoruz. Verdiğimiz şehitleri, yıkılan ocakları hiç konu etmiyoruz. Yanlış politikalar ve öngörüsüz dış politika nedeniyle terör belasından kurtulamıyoruz. Tam tersine Türkiye’yi daha tehlikeli duruma getiriyoruz. Halkı bölüyor, çeşitli grupları karşı karşıya getirmek için sorumsuzca söylemlerde bulunuyor ve adeta tahrik ediyoruz.Andımızın okunmasını yasaklıyor, İstiklal Marşımıza saygı göstermiyoruz.Milli birlik ve beraberliği sürekli sabote ediyoruz Birleşecek yerde ayrıldıkça ayrılıyoruz.

Dünyayı ve siyasal gelişmeleri iyi okuyamıyor, öngöremiyoruz. Türkiye üzerine oyunlarınarttığı bir dönemde kararsızlık içinde gel gitler yaşıyoruz. Açmazlar yaratıyoruz. İMF’ye borç veren ülkeyiz diye reklam yapıyor, arkasından İMF’yi Türkiye’ye davet ediyoruz? Bugün Rusya’nın yanında, ertesi günü ABD’nin yanında görünerek, güvensizlik yaratıyoruz. ArtıkDünya eski Dünya değil, olmayacak, teknolojik üstünlüğü elde tutan milletler diğer ülkeleri ezip geçecek. Bizim gibi özelleştirme adı altında tüm ekonomik değerlerini peş keş çeken, borç alarak borçla büyümeye çalışan ülkeler maalesef  Düyunu Umumiye, kapitülasyonlarla karşı karşıya gelecek. Birinci Dünya Savaşı üç imparatorluğun sonu oldu. Avusturya, Macaristan ve Osmanlı İmparatorlukları tarihten silindiler. Bilgi ve baş döndürücü hızla gelişen teknoloji çağı da yeni oluşumlara  ufuk açıyor.

Dünya hergün gelişen bir değişimin içinde. Türkiye ise pozitif ilimlerden süratle uzaklaşmakta yerine dini eğitim ve yaşamı ikame etmekle meşgul. Enerjisini borç aramakla, kamuoyuna pembe mesajlar vermekle, tarikatları güçlendirmekle meşgul. Yönetenlerin demokrasi, adalet, eğitim, sağlık, savunma, ekonomi ve diğer alanlarda yaptıkları yanlışlar toplumu kökten etkilemekte ve sarsmakta, vatandaşa güven vermemektedir. Dünya doksanlı yıllarda Sovyetlerin dağılması ile kırılma yaşadı. Yaklaşık her yüz yılda bu tür kırılmalar oluyor. Gelecek yıllarımız farklı kırılma ve oluşumlara  kucak açıyor. Türkiye bu kırılmadan kendini kurtarabilir mi? Bu konularda  hazırlıkları var mı? Olduğu konusunda toplum pekte iyimser değil.

Bugün; ABD Başkanı Johnson’un tehdit mektubunu kaç kişi anımsar. Ve o mektuba İsmet İnönü’nün verdiği yanıtı? Ne demişti İnönü ‘’Yeni bir dünya kurulur, Türkiye’de yerini alır’’ demişti. O günlerin güçlü siyasileri ve ortamı bu gün yok. Yeni Dünya kurulurken Türkiye nerede yer alacak? Batının Osmanlının dağılmasında öne sürdüğü ‘’Doğu sorunu’’ batı için bugünde güncelliğini koruyor. Kıta sahanlığı, karasuları , Kıbrıs gibi konularda Yunanistan Sevr anlaşmasına göndermeler yapan açıklamalar yapıyor. Sağır, dilsiz ve kör olarak tepkimizi veremiyoruz. Türkiye büyük ülke diyoruz. Diyoruz da büyük ülke olmanın özelliklerini gösteremiyoruz. Silah fabrikalarımızı özelleştiriyor, stratejik yenilgiye uğruyoruz. Geleceğe yönelik ne iktidarda nede muhalefette her hangi bir açılım göremiyoruz. Yolsuzluk, hukuksuzluk, bozulan devlet sistemi ve yapısı, kurumları, ekonomik sıkıntılar günümüzü dolduruyor. İleriyi düşünemiyor, tarihe gömülmüş Osmanlı ile teselli buluyoruz. Bütün Dünyanın takdir ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk ve silah arkadaşlarına ‘’Ayyaş’’ diyoruz. Evet fabrikalar kurmak, Hukuk, ekonomi, tarım, endüstri, eğitim, sağlık gibi alanlarda Türkiye’yi yoktan var etmek ayyaşlıksa şapka çıkarıyoruz. Onları rahmetle anıyoruz.

Rahmetli Erdal İnönü SHP Genel Başkanlığı döneminde partililerle yemeğe gider. Garson Erdal İnönü’ye sorar: ‘’Ne yersiniz efendim’’. İnönü’nün yanıtı ‘’Birbirimizi’’ olur. Günümüz siyasileride bir birini yerken, birimizide diğerimize yediriyor.

ETİKETLER:
Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ