Alexa
Medya Siyaset

Türkiye Yönünü Bulmakta Zorlanıyor

Türkiye Yönünü Bulmakta Zorlanıyor

Siyasi iktidarın ilk yıllarında Geleneksel Dış politikayı devam ettirecekmiş görüntüsü verdi. Başlıca önceliğinin ABD ile olan ilişkileri daha da iyileştirilmesi, AB’ye tam üyelik için kolların sıvanması gayet albenili girişimlerdi. Liboşlar buna tam destek verdiler.

Doku uyuşmazlığına rağmen balayı yaşadılar. Daha çok özgürlük, daha çok bağımsızlık ve tüm komşuları ile iyi ilişkiler içinde olacağı mesajları verildi. Açılım yapıldı, iç barışı taçlandırma girişimlerinde bulunuldu. Sonra ne oldu. Olan oldu, yandı bitti kül oldu. Ankara merkezli dış politika ile beraber iç barış ve özgürlükler çok uzaklarda kaldı.Suriye’de izlenen politika nedeniyle Türkiye zorunlu olarak yön değiştirdi.  Amerika’ya sırt çevrildi, Rusya’ya yanaşıldı. AB kriterlerine kulaklar kapandı ver elini Şangay beşlisi denilerek yola çıkıldı. Onunda sonu hüsran oldu. Yeni müttefik Rusya oldu. Oldu mu dersiniz?

Dünyada gelişmeler yaşanırken, Türkiye’de olumsuz gelişmelere kucak açtı. Böylece iç ve dış politikada kaos yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Türkiye eski müttefiklerine güvenmiyor, müttefikleri de Türkiye’ye. Yeni müttefiki de yok. Her ne kadar Türkiye Rusya’ya doğru yelken açılsada Rusya Türkiye’ye karşı temkinli tutumunu devam ettiriyor. Türkiye’nin hal ve gidişinden rahatsızlık duyuluyor ABD ve Rusya bu bağlamda görünür bir siyaset izlese de alternatif siyasetleri pek Türkiye’nin hayrına değil. Ayrılıkçı ikinci bir Kürt devletinin kurulması için ABD her desteği verirken Rusya’da buna karşı çıkmıyor. Türkiye ne yapıyor? 1. Dış politikasında yeni arayışlarda ama kafasını kumdan çıkarmadığı için hep darbe alıyor 2. İç politikada ise yapay gündemlerle gününü gün etmeye çalışıyor. Halkın temel sorunlarına çözüm bulunamıyor, hayat koşulları her geçen günden daha fazla artıyor.Halk baskı, korku, tehdit ve endişe içinde yaşamına devam ediyor. Yeni suçlular, yeni tutuklamalar, yeni mahkemeler hep bir biri arkası sıra geliyor. Bu konularda  iktidarın teorisyenleri aralarında bile ile ters düşülüyor.

Akdeniz canlı bomba. ABD İsrail ve Yunanistan’a destek vererek Türkiye’yi köşeye sıkıştırıyor. Durumdan yararlanan Yunanistan adaları, kayacıkları tek taraflı işgal ediyor, kıta sahanlığı genişliğini artırıyor. Türkiye kıyı şeridine mahkum ediliyor. Kıta sahanlığına müdahale demek, hava sahasına ve Kıbrıs’a da müdahale demektir. Eski müttefik ABD ile Türkiye’nin çıkarlar tamamen ters düşüyor, uyuşmuyor. AB’ye karşı oluşan küresel muhalefete Türkiye destek verirken, diğer taraftan yeniden AB’ye girme sazını eline almış çalmaya başlamıştır. Yukarda değindim. Batının Türkiye’ye olan, hatta komşularının bile endişelendiği tutumu her halde hoş geldin dedirtmeyecektir. Türkiye stratejik olarak mihver kayması yaşamaktadır. Tepkiler top, tüfekle değil ekonomik ve siyasal, diplomatik  olarak Türkiye’ye fatura edilmektedir. Günü kurtarmak için geri kalmış ülkelerde boy gösteriyoruz.Her ne kadar yetkililer toz pembe demeçler veriyorsa da iki gün sonra bunun böyle olmadığı ortaya çıkıyor. Durumdan kim memnun, kim nemalanıyor? Maalesef bu iktidar döneminde türeyen para babaları bu işten en karlı çıkan kaymak tabaka. Hani şu milletin anasına….diyenler. Türkiye’nin sosyo-ekonomik dengeleri bozulmuş kimin umurunda. Muhalefet yok, eleştirel basın yok. Bunun adı  demokrasi?Muhalefet etmeyecek, biat edeceksin. Hayatını yoksulluk içinde yaşamaya bakacaksın. Yoksa sorumluluk kabul edilmez.Siyasi iktidar bunu istiyor ve uyguluyor. Sonrada kalkıp Fransa polisini eleştirebiliyor. Ne demişler ayranı yok içmeye, tahteravanla gider……

Türkiye’de iç barış baskı ile dengede tutulmaya çalışılıyor. Güneyimizde kurulma aşamasındaki Kürt devletinin getireceği yıkımlar, Türkiye’nin kontrol altında tuttuğu bölgeyi  tekrar Suriye’ye verme, İran ilişkileri, kıta sahanlığı, İsrail ve komşularla olan ilişkiler  gelecek günlerde Türkiye’nin çok canını sıkacağa benziyor.Türkiye dış tehdit ve güvenlik bunalımı altında bulunuyor. Yerel seçime endekslenmiş, seçimi kazanmak için tutuklamalarda dahil olmak üzere özgürlüklere müdahale, hesapsız maliye yönetimi bu gemiyi daha ne kadar götürebilir? Son olarak Fransa’da başlayan  ve yayılmakta olan ‘’Sarı yelekliler’’ eylemleri Avrupa için çok şey ifade ettiği kadar bizim içinde ediyor. Dünyada demokrasinin nimetlerinden azami ölçüde yararlanmış, refaha kavuşmuş bir toplum isyan ediyorsa, Türkiye bunu iyi okumak zorunda. Muhakkak bu harekatın Türkiye’ye olumlu veya olumsuz  yansımaları olacaktır.  Geleceği çok iyi planlayıp halkın ayrışmasını değil bütünleşmesini sağlama ihtiyacı dünden daha fazla. Her gün bir grubu düşman ilan ederek Türkiye huzura değil, zifiri karanlığa doğru yol almaktadır.

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ