Medya Siyaset

Tüzük Taslağı CHP’nin İdeolojisini Değiştiriyor

Tüzük Taslağı CHP’nin İdeolojisini Değiştiriyor

Sosyal demokrat partiyi kapatan ve yasaklayan Atatürk’ün kurduğu CHP’nin tüzüğüne; “CHP sosyal demokrat partidir” yazmaya kimsenin hakkı yoktur. Hazırlanan taslakta yapılan tam da budur.

Tüzüğünün ilk maddesinde yazıldığı üzere CHP 9 Eylül 1923’de kabul edilen tüzük ile Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. 13 Mayıs 1925’de de Atatürk bir kararname ile Sosyal Demokrat Partiyi kapatmış ve yasaklamıştır.

Bu gerçek biline biline Kılıçdaroğlu ve ekibi partiyi daha demokratik hale getirme gerekçesiyle bu hafta sonu toplanacak Tüzük Kurultayında CHP’nin ideolojisini değiştirmeyi amaçlamışlardır. Çünkü taslakta, partinin demokratik hale getirilmesiyle hiçbir ilgisi olmayan ilkeleri ve kimliği tanımlayan tüzüğün başlangıç maddeleri değiştirilmiştir. Örneğin hiç gerek olmadığı halde mevcut tüzükteki,“CHP’nin Kurucusu Atatürk’tür” ifadesi yok edilmiştir.

Üstelik bununla da yetinilmemiş CHP’nin ne tür bir parti olduğunu açıklayan Tüzüğün 2. Maddesindeki,

“CHP çağdaş demokratik sol bir siyasal partidir” tanımı çıkartılmış yerine,”CHP sosyal demokrat bir partidir” yazılmıştır.

Atatürk 13 Mayıs 1925’de bir kararname ile sosyal demokrat Partiyi kapatmış ve yasaklamıştır. Kılıçdaroğlu’nun bunu bilmemesi imkansızdır.

Üstelik tüzükte Partinin “Demokratik Sol Parti” yerine “Sosyal Demokrat Parti” olarak tanımlanmasının CHP’yi daha demokratik bir parti haline getirmeyeceğini de bilecek zekadadır. Ama buna rağmen Atatürk’ün ret ettiği sosyal demokrasi ideolojisini CHP’nin ideolojisi yapmaktan çekinmemiştir.

Çok açıktır ki “BEN DERSİMLİ KEMAL” ve “BİZ 1930’LARIN CHP’Sİ DEĞİLİZ” diyerek yaptığı gibi yine Kemalizm karşıtı bilinçli bir saldırı sergilemektedir.

 Hiçbir Atatürkçü Türkiye tek adam diktatörlüğü rejimine dört nala giderken, CHP’nin kuruluşta Atatürk tarafından belirlenmiş ideolojisini değiştirmeye kalkmaz. CHP’nin saygınlığının azalmasına, zayıf düşmesine yol açan iç tartışmalara sebep olmaz.

Ama Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Kaderinin oylanacağı bir seçim öncesinde dahi Kemalizm’i CHP’de yok etme, küreselci Sosyal Demokrasi İdeolojisini CHP’nin ideolojisi haline getirme savaşı vermektedir.

Bu gayri milli davranışı sebebiyle,

“Kaset komplosunu düzenleyen emperyalist mihrakların, Baykal’ın yerine kimin geçeceğini bilmemesi mümkün değildir. Bu nedenle sonraki Başkan Kılıçdaroğlu’nun işbirlikçi bir görevli olmaması imkansızdır” akıl yürütmesini, mantıki gerekçelerle çürütüp Kılıçdaroğlu’nu aklamak mümkün değildir.

Sosyal Demokrasi ideolojisinin ne olduğunu bilmeyenler, “Uğraştığın şeye bak. Ha Sosyal Demokrasi ha Demokratik Sol. Sosyal Demokrasi ideolojisi Demokratik sol bir ideoloji değil mi?” diye itiraz edebilir.

Evet, Sosyal Demokrasi ideolojisi Demokratik sol bir ideolojidir.

Atatürkçülük de Demokratik sol bir ideolojidir.

Ama bu,Atatürkçülük=Sosyal Demokrasi ideolojisi anlamına gelmez.

Sosyal demokrasi ideolojisi, Kemalizm var olmadan önce var olan beynelminelci, şimdiki tabirle Küreselci bir ideolojidir.

Çağının bütün fikir akımlarından haberdar olan Atatürk bu ideolojiyi benimsememiş Kemalizm adını verdiği, CHP’in de ideolojisi olan 6 İlkeli ideolojiyi oluşturmuştur.

CHP Atatürk’ün kurduğu partidir. Kuruluş İdeolojisi de Sosyal Demokrasi değil Kemalizmdir. Sosyal Demokrat partiyi kapatıp yasaklayan Atatürk’ün kurduğu Partinin ideolojisini değiştirmesi mümkün müdür ki CHP tüzüğünün ilk maddesine, “CHP sosyal demokrat partidir” yazıyorsunuz!!

Bu saçmalığın yapılmasının sebebi, Kılıçdaroğlu’nun Atatürkçü değil sosyal demokrat oluşudur.

Bizim yanlış bulduğumuz davranışlar, Sosyal Demokrasi ideolojisine göre doğrudur. Kılıçdaroğlu benimsediği ideolojinin gereğini yapmaktadır.

Kemalizm’in Ulusalcılık /Milliyetçilik İlkesi; Antiemperyalist olmak, Misakı Milliyi savunmak demektir. Vatanın eyaletlere veya özerk bölgelere bölünmesine karşı olmak demektir.

Sosyal Demokrasi ideolojisinin ve bu ideolojinin uluslararası örgütü Sosyalist Enternasyonal’in ilkeleri arasında ULUSALCILIK İlkesi YOKTUR. Bu nedenle Siyasal İslamcılar ve Sosyal Demokratlar Türkiye’nin EYALETLERE veya ÖZERK BÖLGELERE bölünmesine karşı değildir.

CHP Genel Başkanı KILIÇDAROĞLU’NUN kendisini,

“Ben DERSİMLİ KEMAL” diye tanımlaması,

“1930’ların CHP’Sİ değiliz” demesi,

 “Biz iktidara geldiğimizde AB’NİN ÖZERKLİK ŞARTINA Türkiye’nin koyduğu ÇEKİNCEYİ KALDIRACAĞIZ” gibi Üniter yapımıza zarar verecek vaatte bulunabilmesi, Atatürkçü değil SOSYAL DEMOKRAT OLUŞUNDANDIR.

Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin “YPG TERÖR ÖRGÜTÜDÜR” kararını verdiğini bile bile 21 Ekim 2014’de PKK’nın kurduğu YPG için,“YPG TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR. Vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur” diyebilmesi de bu sebepledir.

Şimdi ise tam tersini söylemektedir! Dün söylediğinin bugün tersini söyleyen ZİGZAK çizen bir politikacıdır.

YGG hakkındaki garip davranışı bu kadar da değildir.

25 Ocak’ta CHP’nin üye olduğu SOSYALİST ENTERNASYONAL Afrin harekatına karşı çıkan YPG’nin tarafını tutan bildiri yayınlamıştır. CHP’li Umut ORAN hemen tepki göstermiş, üç yıldır sürdürdüğü Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevinden 28 Ocak’ta İSTİFA etmiştir. İstifasını duyururken de KILIÇDAROĞLU’NU TEPKİ GÖSTERMEYE davet etmiştir.

Ama Afrin harekatını destekliyorum diyen Kılıçdaroğlu o bildiri yayınlanalı BİR AYDAN FAZLA ZAMAN geçmesine rağmen her nedense hala Sosyalist Enternasyonal’i KINAYAN ve Türkiye’den ÖZÜR dilemeye davet eden bir bildiri yayınlamamıştır.!!

Bir Atatürkçü milli meselelerde ne böyle ZİGZAK çizer ne de Türkiye’nin haklarını savunmada sınıfta kalır.

Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi Kemalizm’den uzaklaştırıp Sosyal demokrat Parti yapmak için uğraşması, saflıktan, bilgisizlikten değil Atatürkçü olmayışındandır.

12 Haziran 2017’de CHP Parti Okulunun yayınladığı altta paylaştığım videoyu izlediğinizde Kılıçdaroğlunun, “KAYIP olduğunu fark ettim” dediği ideolojinin KEMALİZM DEĞİL SOSYAL DEMOKRASİ ideolojisi olduğunu anlayacaksınız.

CHP üyelerine bu ideolojiyi benimsetmek için, 30-35 sayfalık kitapçıklar bastırdığını ve SOSYAL DEMOKRAT İDEOLOJİ EĞİTİMİ KAMPLARI düzenlediğini övünçle anlattığını göreceksiniz.

Daha önce de CHP Gençlik kollarından gençlere,

“GENÇLER SOSYAL DEMOKRASİYİ İYİ ÖĞRENİN” diye nasihat etmiştir.

Atatürk’ün kurduğu Partinin Genel Başkanının,“Gençler Atatürkçülüğü/KEMALİZM’İ iyi öğrenin”demek yerine,“Gençler Sosyal Demokrasiyi İyi Öğrenin” demesi çok üzücüdür.

Daha da üzücü olan CHP’de Kılıçdaroğlu’na muhalefet edenlerinde bu konuya hiç değinmemesidir. Genel Başkan olmak için adaylıklarını açıklayan MUHARREM İNCE, ÜMİT KOCASAKAL ve Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU’NUN özeline Kurultay’dan önce mailler gönderip, bu olayları duyurduğum halde hiçbiri bu önemli konuya değinmemiştir. Virüs, yabancı yazılım lafları etmiş bir türlü KEDİYE KEDİ diyememişlerdir. Bunun sonucu olarak da Kılıçdaroğlu iyice cesaretlenmiş, hazırlattığı tüzük taslağına,

“CHP SOSYAL DEMOKRAT bir PARTİDİR” diye yazdırmıştır.

KEMALİZM=SOSYAL DEMOKRASİ ideolojisi OLSAYDI ya da bazı bilgisiz insanların sandığı gibi aralarındaki önemli bir fark olmasaydı Kılıçdaroğlu bu değişikliği yapmaya gerek duyar mıydı?

ANAYASAMIZIN ilk maddeleri Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkeleri ve Cumhuriyetimizin nitelikleri ilgili olup değiştirilmeleri teklif dahi edilemez.

Benzer şekilde CHP Tüzüğünün ilk iki maddesi ‘Kuruluş ve Sı̇yasal İlkeler’in tanımına ayrılmış olup, İnönü’nün sağlığında Ecevit’in liderliğini yaptığı ORTANIN SOLU hareketinin CHP’yi yönetmeye başlamasıyla birlikte 1974 yılında yapılan değişiklikle Tüzüğe,

“CHP DEMOKRATİK SOL bir siyasal PARTİDİR” tanımı yazılmıştır.

Bu tanım doğrudur.

Atatürkçülük/Kemalizm ideolojisi; Kapitalizmin son aşaması olan Emperyalizme karşı bağımsızlık savaşı verip kazanan, Padişahlığı kaldırıp Laik Demokratik Cumhuriyet kuran ve de Devletçilik ilkesi olan, Serbest Piyasa ekonomisi değil “PLANLI KARMA EKONOMİ” uygulayan bir ideoloji olduğu için Kapitalist, Sağ bir ideoloji değil SOL ideolojidir.

Fakat Atatürkçülük solculuk olmasına rağmen Sosyalist veya Sosyal demokrat olmak anlamına gelmez. Sosyal Demokrat Kılıçdaroğlu ve Sosyalist Perinçek de bu gerçeğin farkındadır. Perinçek’in Kemalizm’in Faşist ve Kapitalist olduğunu iddia eden kitaplar yazmasının sebebi budur. Sosyalistlerin Kemalizm’e bakışının anlaşılması için, “HERR PERİNÇEK, WAS İST DAS?” başlıklı yazımda Doğu Perinçek’in Kaynak Yayınlarından Mart 1995′ de 4. baskısı yapılan “KEMALIST DEVRIM-1, Teorik Çerçeve” isimli kitabından aşağıdaki alıntıları sunmuştum:

– “KEMALIST DEVRIM, aynı zamanda Burjuvazi ve toprak sahiplerinin emekçileri üzerinde diktatörlüğü idi. Kemalizm, burjuva sınıfsal karakteri nedeniyle KÜRT HALKINA ulusal BASKI UYGULADI. Bu bası, ayaklanan KÜRT KİTLELERİNE KARŞI KIRIMLARA KADAR VARDI.” (Sayfa:15 ve 16)

– “Kurtuluş Savaşı’mızın millî burjuvazi önderliği, emekçi halkın sırtına basarak iktidara geldi. KEMALİST burjuvazi, “Milli KAPİTALİZM YOLUNU” tuttu; büyümek, zenginleşmek ve sermaye yığmak için işçi ve köylüleri sömürdü. Yeni Türk burjuvazisi, işçi ve köylüler üzerinde DİKTATÖRLÜK KURDU. “Kapitalist bir toplum oluşturmaya” yönelen Kemalist burjuvazi, MAO’NUN deyişiyle, “TÜRKİYE’Yİ gittikçe daha çok bir YARI SÖMÜRGE HALİNE GETİRDİ ve “sonunda kendini İngiliz ve Fransız emperyalizmin kollarına atmak zorunda kaldı.” (sayfa:55)

– 1925 YILI, Kemalist iktidarın halk yığınları üzerindeki baskısının yoğunlaştığı bir yıl oldu. KÜRT HALK KİTLELERİNE uygulanan KATLİAM BİLİNİYOR.” (Sayfa:87 ve 88)

(1925 yılında ŞEYH SAİD isyan ettiğine göre Perinçek bu sözleriyle İngiliz Emperyalizminin adamı ŞEYH SAİD’İ masum, ATATÜRK’Ü ise KATİL yapıyor! Bu sözlerini geri aldığına dair bir makale yazdı mı? HAYIR. Peki niçin yazmıyor?)

– “Bu dönemde KÜRT MİLLİYETİ üzerindeki baskı ve KATLİAMLAR devam etmiş, 1935 yılında CHP ve DEVLET ÖRGÜTÜ birleştirilmiş, 1936’da İtalyan Ceza Kanunu’ndan alınan afşist 141-142. maddeler kanunlaşmıştır.

– 1930’lar Türkiye’de FAŞİST ETKİNİN BÜYÜDÜĞÜ YILLARDIR. 1930’larda özellikle İngiliz emperyalistleriyle iş birliğinin adım adım yoğunlaştıran KEMALİST burjuvazi, giderek Sovyet dostluğuna sırt çevirir” (Sayfa:88)

 – “KEMALİZM, BURJUVAZİNİN İDEOLOJİSİDİR. BİZ ise MARKSİSTİZ. Biz, bir ideoloji olarak KEMALİZMİ SAVUNMUYORUZ…” (Sayfa:94)

Görüleceği üzere, 1992’den sonra Atatürkçü olduğu iddia edilen Perinçek, 1995 yılındaki 4. Baskısını yayınladığı kitabında KEMALİZM ve KÜRT MESELESİ hakkında savunduğu görüşlerini aynen sürdürmektedir.

Bu görüşler, “Ben DERSİMLİ KEMAL. Biz 1930’ların CHP’si DEĞİLİZ” diyen Sosyal Demokrat KILIÇDAROĞLU ile AYNIDIR. Her ikisi de ayrılıkçı Kürt İsyanlarını bastıran Atatürk’ü Kürtlere baskı ve katliam yapan biri olarak görmektedir. Bunun sebebi SOSYALİST ideoloji ile SOSYAL DEMOKRASİ ideolojisinin Kemalizm’e bakışının aynı olmasıdır. 

Atatürk’ün Sosyalist ve Sosyal Demokrat olmadığını, talimatla Paşa arkadaşlarına KOMÜNİST PARTİSİ kurdurup 6 ay sonra da kapattırdığını, SOSYAL DEMOKRAT Partiyi ise, 13 Mayıs 1925’de bir kararname ile KAPATIP YASAKLADIĞINI da dikkate alırsak Sosyalistler ve Sosyal demokratların niçin Atatürkçü olamadıkları daha kolay anlaşılır.

Atatürk hangi ulustan olduğunu bilmeyen insanlardan bir Ulus oluştururmuş ve yapılması hayal bile edilemeyecek Devrimler yapmıştır. Bunları yaparken devlet yönetme şeklinin zamanımızın kabulleriyle eleştirilmesi yanlıştır. Halkın sadece %7’sinin okuma yazma bildiği bir toplumda DEVRİM YAPIYORSANIZ, Beynelminelci İdeolojilerin ülkenizdeki savunucularının Parti kurmalarına izin veremezsiniz. Şeriatı kaldırma, KADINI ERKEKLE EŞİT hale getirme, Türk Milletini Arap kültür ve geleneklerinden kurtarmak için Alfabeyi ve Kıyafeti değiştirme gibi aydınlanma devrimlerinizin beynelminelci Sosyalist ve Sosyal Demokratlarca “GARDROP DEVRİMİ” yaftasıyla aşağılanmasına ve insanların kafasının karıştırılmasın müsaade etme lüksünüz olamaz.

 İlber Ortaylı der ki “BUGÜNÜN AKLIYLA TARİH YARGILANMAZ.

Bugünün aklı ve insani kabulleriyle sadece Fatih Sultan Mehmet Han değil Mustafa Kemal Atatürk’ü de yargılanamaz. Atatürk’ün, “İkinci Mehmet büyük adamdır” deyişini bu bakışla değerlendirmek gerekir.

Ama “Ben DERSİMLİ KEMAL’İM. Biz 1930’ların CHP’si değiliz” diyen Sosyal demokrat Kemal Efendiye bunları anlatamazsınız. Atatürk’ün Dersim isyanını bastırmasının Türk milletinin bekası için gerekli olduğunu savunan E. Büyükelçi Onur Öymen’i saf dışı edilmesi, Haluk Hepşen ve Hüsnü Bozkurt gibi çok sevilen Atatürkçülerin Kılıçdaroğlunun listesinde yer alamamasının sebebi Kılıçdaroğlu’nun Atatürkçü değil Sosyal Demokrat oluşundandır.

 Dilerim CHP delegelerinin Tüzük Kurultayında Kılıçdaroğlu’na DUR derler.

Aksi takdirde Erdoğan’ın Başkan olmasının engellemek mümkün olmayabilir.

© Medya Siyaset

Tuncay Erciyes

Tuncay Erciyes

Kurtuluş Savaşına katılmış istiklal madalyası sahibi Malul Gazi bir Subayın torunu olarak dünyaya gelen Tuncay Erciyes Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Müh. Bölümünü 1970'de bitirerek Maden Tetkik Ve Arama Enstitüsünde analist kimyager olarak meslek hayatına başladı.2001 yılına kadar kamu ve özel sektörde yönetici olarak çalışmaya devam etti.2001 yılında İstanbul Üniversitesine öğretim görevlisi olarak davet edildi. Uzun yıllar Seramik sanayinde çalışması nedeniyle edindiği teorik ve pratik bilgileri paylaşması için yapılan davete uyarak, Ekim 2001’de Seramik Bilgisi ve Seramik Teknolojisi Derslerinin öğretmenliğini üstlendi ve halen de bu görevde çalışmaktadır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ