Alexa
Medya Siyaset

Uyan: Eyyyy Halkım !

Uyan: Eyyyy Halkım !

Ege ’de Türk karasularına ve adalara sürekli tecavüz edilmesi sonucu doğal olarak Türk jetleri zaman zaman uyarı yapmaktadır (İt dalaşı). İşgal ve tecavüze karşı uyarı uçuşu dışında hiçbir şey yapamayan Türkiye elindeki adaları, kayalıkları bir tek mermi dahi atmadan Yunanistan’a altın tepside sundu.

Dış politikanın dipte olduğunu  yazmaya gerek var mı? Bilmiyorum. Türk topraklarının işgaline karşı savaş verecek diplomatik misyon: Avrupa ülkelerinde nasıl seçim mitingleri yapacaklar onun peşindeler. Kayalıklar elden gitmiş, karasuları altı milden aşağıya düşmüş, gemileri Ege denizinde hapsedilmiş hiç umurlarında değil. Yunanistan yetkililerinin tehditleri de cabası.

Seçim yaklaşırken halk bunaldı artık sormak zorunda. Hesap sormuyorsa adaların ve karasularının peşkeş çekilmesine onlarda ortaktır. Bugün adalar, kayalıklar, karasuları elden giderken yarın tüm Anadolu elden gittiğinde feryat etmemiz hiçbir işe yaramayacak. Ne olacak üş beş kayalık giderse gitsin diyebilmek bu vatana ihanettir. Başka bir izahı olamaz. Denilecek ki bu konuyu bu derece neden abartıyorsunuz?, seçim arifesinde dış siyaseti neden yerden yere vuruyorsunuz? İzah edeyim: Türkiye’nin hakkı olan ve Türkiye’ye verilmesi gereken 12 adayı gasp eden Yunanistan AB’nin de desteği ile yirmiye yakın kayalığı bu iktidar döneminde ele geçirdi. Kayalıklara Yunan bayrağı dikti. Yetmedi karakol kurdu, buda yetmedi  Lozan anlaşmasını hiçe sayarak bırakın adaları kayalıkları dahi silahlandırdı. Türkiye’de herhangi bir tepki yok. Usul yerini bulsun diye kınama dışında. 20 kayalık elimizden alınırken neredeydiniz eyyy siyasiler, bürokratlar, sonradan olma diplomatlar. Türkiye bu kadar aciz ve vurdumduymaz olamaz. Vatan milletten bahsedenler; kayalıklar vatan toprağı değil mi?

Bütün bunlar neleri değiştirecek? Örnek verelim. Güney Çin denizinde Spratly adası ve çevresinde deprem sonucu yüzeye çıkmış onlarca kayalık bulunur. Burası Çin ile Filipinler arasında kriz yaratma potansiyeli taşımaktadır. Çin buraya bayrak diktiği an uluslararası kriz patlak verecektir. Çin gücüne güvenerek bu kayalıklara sahip çıkmak istemektedir. Kayalıklara sahip çıkıldığı, bayrak dikildiğinde  çok şey değişecektir. Şöyle ki, üzerinde bayrak dikilen her kayalık, avlanma-balıkçılık, keşif hakları, egemenlik konusunda Çin’e imtiyazlar sağlayacaktır. Çin deniz dibini tarama, buralardaki doğal kaynakları kullanma, dip tarama, toprak ıslahı yaparak kayalık ve mercan adalarını ada statüsüne kavuşturmaya çalışıyor. Buralara liman, savaş uçağı pistleri inşa ediyor. Cephane yığınağı yapıyor ve hava üstünlüğünü elde  tutmak istiyor. Kayalıkların neden önemli ve hayati olduğunu yukardaki örnek fazlasıyla anlatıyor.

Neden mi tepki veriyoruz? Adaların dışında Türkiye’nin karasuları içinde olan kayalıkların Yunan askerleri tarafından işgal edilmesi, silahlandırılması ve konuşlandırılması karşısında susan şeytandır. Gelebilecek tehlikeyi görmeniz için isyan ediyoruz. Bu gün önemsiz görünen üç beş kayalık, yarın İstanbul ve İzmir’in istenmesine, işgal edilmesine neden olacak olayların ön ve kesin habercisidir. Türkiye karasularına giren Yunan uçaklarına uyarıda bulunan Türk uçakları için Yunan dış işleri bakanı ‘Türkiye kırmızı çizgilerimizi aşmaya çok yaklaşmıştı’’ diyor ve buna cevap verilmiyorsa buna aymazlık demek çok hafif kalır. Bakan resmen alay ediyor. Tehdit ediyor. Biz neyle meşgulüz? İslami devletin alt yapısını oluşturmakla. Ne kadar hazin ve içler acısı durumumuz var.

Eyyyy halkım bunları gör artık, kafanı kumdan çıkar. Yoksa vatan elden gidiyor. Unutmayın ‘’Ayyaş’’ denilen insanlar döneminde vatanın bir karış toprağı kimseye verilmedi. Onlar ki 22 günde Polatlı’ya kadar gelmiş olan Yunan ordusunu Akdeniz’e döktü. Bugün ise aylardır birkaç kilometrelik güvenlik şeridini oluşturamadık. Elimize yüzümüze bulaştırdık. Dinciyim diyenler döneminde ise millet parçalandı, vatan topraklarını Yunanistan aldı. Hala gözleriniz bağlı mı? Yunanistan yetkilileri küstahlaştıkça küstahlaştılar. Bunlara yanıt verecek hiçbir makam yok mu? Askerimizi siyasilerin ayağına göndererek gövde gösterisi için gönderileceğine Yunanistan’a neden tepki verilmiyor.

Sessizliğe devam edersek yakında Kıbrıs masaya yatırılacak haberiniz olsun.

****

Şair Eşref Osmanlı’nın son dönemlerinde Karaağaç kaymakamlığına atanır. Kasabaya geldiğinde Hükümet Konağı dökülmekte, damı akmakta, duvarlar çatlak, sıvalar dökülmekte, bütün odalar su almaktadır. Hemen kolları sıvar Hükümet Konağının onarımı için İstanbul’dan para ister.

Gelen cevap: Nereyi tamir ettireceksiniz?

Eşref: Binanın her tarafı su alıyor, oturulamaz halde olduğunu bildirir.

İstanbul tekrar sorar: Neresi akıyor, tam olarak bildirin?

Eşrefin sabrı tükenir ve dayanamaz. “ Hükümet konağının muslukları dışında her  yer akıyor’’ cevabını verir.

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ