Alexa
DOLAR 7,2915
EURO 8,5355
ALTIN 477,171
BIST 1060,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 31°C
Parçalı Bulutlu

Vatan Bunların Umurunda Değil!

Vatan Bunların Umurunda Değil!
13.12.2019 - 21:26
A+
A-

Hele mavisi, hiç değil! Nereden mi biliyoruz? Bakınız;Doğu Akdeniz çanağında bulunan ülkeler Mavi Vatanları konusunda 2002’den beri çalışırken, Münhasır Ekonomik Bölgeleri’ni (MEB) ilan ederken ve birbirileriyle anlaşmalar, bölgede petrol ve doğal gaz araştırmaları yaparken,Türkiye’yi yöneten iktidar kılını bile kıpırdatmadı. Tüm enerjisini Atatürk’e düşmanlık yaparak, Cumhuriyetin kurucu ideolojisini aşındırarak ve toplumun bir bölümünü diğerine karşı ötekileştirerek harcadı. İtici gücü ise çağdışı “Siyasal İslamcı” ideolojisi ve geçmişin aklı olan “Yeni Osmanlı” hayali idi!

Bunu; devlet aklının“Geç kalıyoruz, karşılık vermeliyiz! MEB’mizi ilan etmeli ve bölgeye araştırma gemilerimizi, harp gemilerimizi göndermeliyiz” ikazlarına rağmen yapmadı. Yanıt olarak; “Bölge ülkeleri ve AB ile aramız bozulur’’ dedi. Hatta, daha da kötüsü;Mavi Vatan dâhil tüm Türkiye’nin koruyucusu olan denizcilerimiz başta olmak üzere askerlerimize emperyalizmle ve ruh ikizi durumunda bulunduğu Fethullah Gülen Cemaati ile birlikte kumpaslar kurdu. 15 Temmuz Darbe Girişimi bile bu kumpasların sayesinde oldu.

İktidar Zor Durumda!

Şimdi ne mi değişti? İktidar zor durumda! İstisnasız, her şey kötüye gidiyor. Durumu tersine çevirebilmek için manivelalara ihtiyaçları var. Milliyetçilik, içi boşaltılmış ve sadece fotoğraflara indirgenmiş Atatürk’e son zamanlarda sahip çıkmak ve şimdi de Mavi Vatan…Bunlar, manivelalardan sadece bazıları. Yoksa aslında hiçbiri umurlarında değil! Daha da önemlisi; iktidardakiler gitmek istemiyor. Haksız da değiller. Aynı şeyleri biz de yapmış olsaydık, biz de gitmek istemezdik. Hesap verebilir durumda değiller! Hem de hiçbir konuda! Emin olun Anadolu; Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı,hatta 2002’ye kadar Türkiye Cumhuriyetidönemi de dâhi böyle soygun görmedi!

 AKP’nin Eski Başbakanı Ahmet Davutoğlu“Yaşayan cumhurbaşkanları dâhil, ilgili herkesin malvarlığı Meclis’te araştırılsın”derken, soygun gerçeğine gönderme yaptı. Yine Davutoğlu“Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa, birçok kişi insan yüzüne çıkamaz”diyerek, iktidara ve halka mesaj verdi. Anımsayacağınız gibi; 7 Haziran 2015 seçimlerinde halk iktidara kırmızı kart göstermişti. Sonuç böyle olmasına rağmen; muhalefete hükümet kurdurulmadı, olası koalisyonların önü iktidarın bin bir türlü “Ali Cengiz”oyunları ile kesildi, ülkemiz teröre boğuldu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamları yaşandı. Arkasından;“400 Milletvekili alınsaydı bunlar olmazdı” dendi, yani halka gözdağı verildi ve 1 Kasım 2015’deyapılan seçimlerde halk korkudan isteneni yaptı. Davutoğlu, bunu anlatmak istiyor.

Üç Libya Var

Artık iktidardakilerin tek derdi koltuklarını korumak. Arkalarındaki halk desteği, ellerindeki devlet gücü ve her dakika kendileri lehine yalan söyleyen medyaya rağmen azalıyor. Durumu tersine çevirebilmek için kaosa, dış tehdide ve savaşa ihtiyaçları var. Görülen o ki; iktidar çıkmaz olan bu yolda devamlı mesafe kat ediyor. Yurtseverlik; bu yanlışı söylemektir. İktidara veya görünürde ülkemizin yararınaymış gibi takdim edilen ama arka planı böyle olmayan projelerine destek olarak ülkemizin felakete sürükleniş sürecinin değirmenine su taşımak değil!

Şimdi de başımıza Libya’yaasker gönderme işi çıktı. Geçen köşe yazımızda anlatmıştık; “üç Libya var’’ diye. Bunlardan en zayıfı ve en küçüğüTrablus merkezli olanıydı. İktidar, Libya’nın sadece yüzde 6’sını kontrol eden bu parçaya İhvancı olduğu için destek (para, uzman, silah, cephane) veriyordu. Şimdi bu desteği arttırıp, asker göndereceğiz ve Libya’daki iç savaşa iliklerimize kadar gömüleceğiz.

Rusya Tam Destek Veriyor

Libya’ya asker göndermek; ülkemizin çıkarlarına ve güvenliğine asla hizmet etmez. Ayrıca;Trablus yönetimi düştü düşecek. Libya’nın yüzde 76’sını kontrol eden veTebuların kontrol ettiği güneydeki yüzde 18’lik parçayla da ittifak halinde olan General Hafter’e bağlı güçler,Trablus varoşlarındalar ve saldırı hazırlığındalar.Trablus düşerse ne olacak? Türkiye’nin çıkarları ve buradaki itibarı kumar masasına “rest” denerek sürülebilir mi?

General Hafter’in arkasındaki aktif destekçok büyük. Her şeyden önce,Rusya tam destek veriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi petrol zengini Arap ülkeleri de aynı şekilde destek verir durumda. Mısır da tam destek veriyor. Akla hemen şu soru geliyor; “ABD bu işin neresinde?” Şimdilik uzağında ama uzakta kalarak da Hafter’e destek vermiş oluyor.

Rusya’da Okumuş Bir Amerikan Vatandaşı

 Hafter, 40 yılı aşkın süredir Libya siyasetinde var. Sovyetler Birliği döneminde Frunze Askeri Akademisi’nde eğitim almış ve iyi dereceyle bitirmiş. 1969’da,askeri darbeyle Kral İdris’i deviren Albay MuammerKaddafiliderliğindeki subayların arasındaymış. 1973’de,Yom KippurSavaşı’nda İsrail’e karşı savaşmış. 1987’de,Çad’a karşı savaşırken esir düşmüş. Çad’da hapisteyken Kaddafi’ye karşı darbe planlamış. 1990’da serbest kalınca ABD’ye gitmiş, orada yaklaşık 20 yıl yaşamış, Libya vatandaşlığının yanında Amerikan vatandaşı da olmuş ve CIA ile yakın ilişki içine girmiş. Bu aradaLibya’da yokluğunda ölüm cezasına çarptırılmış. 2011’de ise Kaddafi’ye karşı kotarılan emperyalist darbede başrolü oynayanlardanmış.

Libya iç savaşına balıklama dalarak karşınıza aldığınız adam böyle biri, destek verdiğiniz ise Atatürk’e, çağdaş demokratik değerlere ve Türkiye’nin kurucu ideolojisine düşman olanİhvancızihniyetin bir temsilcisi.Türkiyeadına yapılması gereken ise bu iç savaşta taraf olmamak, Türkiye’nin çıkarlarını, güvenliğini ve yüzyıllar sonunda bu bölgede elde ettiği itibarını riske etmemekti. Ama Türkiye’deki iktidar İhvan zihniyetine büyük bir aşk duyduğundan, bu yola girildi.

İhvan Yüzünden Papaz Olduk!

Mavi Vatan, iktidarın gerçekten umurunda değil. Olsaydı;Mısır ve Suriye ile de masaya oturulurdu. Mısır’la papaz olmamızın,Suriye’de Mart 2011’de başlatılan emperyalizmin vekâlet savaşının ateşine odun taşımamızın, bunun sonucu olarak Türkiye’nin güneyinden PKK’nın uzantısı PYD tarafından kuşatılmasınınve 4 milyon Suriyelinin ülkemize doluşmasının nedeni de işte buİhvan sevgisi.

Libya’nın yüzde 6’sını kontrol eden Trablus merkezli İhvancı yönetimin Mavi Vatankonusu hiç değilse şimdilik umurunda değildi. Tek amaçları vardı; halen devam eden ve ölüm kalım meselesi olan bu iç savaşta Hafter’e karşı Türkiye’den aldığı desteği arttırıp Türk Askerini fiili olarak savaşın içine sokmak!

Tabii ki Hiçbir Şey Güllük Gülistanlık Olmayacak

Dün (12 Aralık 2019),ABD Senatosu’nda sözde Ermeni Soykırımı tasarısı -hem de oy birliği- ile kabul edildi. Bunun sorumlusu; hiç şüphesiz Türkiye’yi yöneten iktidardır. Geçmişte de ABDile sorunumuz oldu ama hiçbir zaman tüm ABD karşımızda olmadı. Sadece ABD değil, tüm Avrupa ve hatta tüm dünya da karşımızda. Bu düşmanlığı sağlayan faktör; iktidarın çapsız, niteliksiz, akıldan ve bilimden,ezcümle Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden uzak ve hatta düşman olan dış politikasıdır.

Artık geldiğimiz yer itibarıyla; iktidar için iyi olan her şey Türkiye için kötüdür,Türkiye için iyi olan da iktidar için kötüdür! Bu nedenle;Türkiye’de ivedi olarak bir iktidar değişikliği şarttır. Tabii ki iktidar değiştiğinde hiçbir şey güllük gülistanlık olmayacaktır ve tahribat, tahmin edemeyeceğimiz kadar büyüktür. Ama kabul etmek gerekir ki; iktidar değişmeden düzelmek, iyileşmek ve esenliğe çıkabilmek mümkün değildir.

Türker Ertürk

Türker Ertürk

1957 yılında Trabzon’da doğan Türker Ertürk, ilköğrenimini İstanbul’da, orta öğrenimini ise Ankara ve Trabzon’da tamamladı. 1971'de Heybeliada’da bulunan Deniz Lisesi'ne başladı. Lise ve müteakiben o zaman yine Heybeliada’da bulunan Deniz Harp Okulu mezuniyetinin ardından, 1979 yılında subay olarak donanma saflarına katıldı. 2008 – 2010 yılları arasında Deniz Harp Okulu Komutanlığı görevini yaptı. Bu görevde de birçok projenin gerçekleşmesini sağlayan Ertürk, Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı icra edilen psikolojik savaşta komutanlarının bu süreci iyi yönetemediği ileri sürerek 9 Ağustos 2010 tarihinde istifa etmiş ve mücadelesine siyasi yaşamda devam etme kararı vermiştir. Türker Ertürk askerlik mesleğinden ayrıldıktan sonra birçok televizyon ve radyo programına katılmış, makaleleri yayınlanmış, çok sayıda konferansta konuşmacı olarak katılmıştır. Özden Ertürk ile evli olan Türker Ertürk'ün Deniz Sinem Ertürk İlhan ve Berrak Ertürk adlarında iki kız çocuğu vardır.
Türker Ertürk Tüm Yazıları
YORUMLAR
  1. GÖNÜL PINAR ATACI dedi ki:

    Derin BİLİMSEL, gerçek VATANSVER, baştan sona MÜKEMMEL bir teşhis ve tesbit, analiz ve sentez, teşhir ve tel’in. Çok değerli yazarı üstün ve özgün komutan amiral Türker ERTÜRK’e en kalpten tebrikler, derin saygılar ve en iyi dilekler.

  2. GÖNÜL PINAR ATACI dedi ki:

    Derin BİLİMSEL, gerçek VATANSEVER, baştan sona MÜKEMMEL bir teşhis ve tesbit, analiz ve sentez, teşhir ve tel’in. Çok değerli yazarı üstün ve özgün komutan amiral Türker ERTÜRK’e en kalpten tebrikler, derin saygılar ve en iyi dilekler.