Alexa
DOLAR 7,8132
EURO 9,1471
ALTIN 474,416
BIST 1128,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30°C
Parçalı Bulutlu

Vatanın Bütünlüğü Milletin Bağımsızlığı Tehlikededir

…Bu millet “Kuvayı Milliye” ruhuyla yeni bir “Milli Mücadele”destanı daha yazacaktır…

Vatanın Bütünlüğü Milletin Bağımsızlığı Tehlikededir
22.04.2020 - 21:00
A+
A-

Ulusal egemenlik devletin üstünde hiçbir yabancı gücün etkisinin olmaması, milletin üstünde de hiçbir zümre, sınıf veya kişiye ayrıcalık tanınmaması anlamı taşır.  Bu nedenle ulusal egemenlik vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını temsil eder.

Bu gün, 1921’de “Mili Bayram”, 1925’de “Çocuk Günü”, 1926’da“Çocuk Bayramı”, 1929’da “Çocuk Haftası” ve 1935’ de“Ulusal Egemenlik Bayramı” olarak kutlanan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nın açılışının 100. yılındayız. Kutlu olsun.

23 Nisan 1920’de TBMM açıldığında İstanbul işgal altındaydı. 18 Mart 1920’de Osmanlı Mebussan Meclisi çalışmalarına ara vermiş, 10 Nisan 1920’de ise padişah Vahdettin meclisi kapatmıştı.

Ülkenin içinde bulunduğu koşullar çok ağırdı. Bir taraftan emperyalizmin işgali, diğer taraftan da işbirlikçi saray hükümetinin başlattığı iç isyanlarla amansız bir mücadele verilmekteydi.Anadolu’da küçüklü, büyüklü 60 kadar isyan patlak vermişti. Ülke tam bir ateş çemberinin içindeydi.

11 Nisan’da Şeyhülislam, Atatürk ve silah arkadaşlarının öldürülmesinin dinen caiz olduğunu belirten “İhanet Fetvasını” yayımlamıştı. 18 Nisan’da “Kuvayı Milliye’yi bastırmak için “Kuvayı İnzibatiye”(Halife Ordusu) kurulmasına karar verilmişti.

Bu ağır koşularda,az zamanda çok yol alınmış,23 Nisan 1920’de 600 yıllık monarşiden Cumhuriyete giden yolun en önemli adımı atılmış, Ankara’da TBMM açılarak egemenlik saraydan/sultandan, millete devredilmişti.

Saltanat Hayalleri Kuranlar Ulusal Egemenlikten Hiç Hoşlanmadılar

100 yıl önce padişahın egemenliğinin yerini“Ulusun Egemenlik”  almıştır. Saltanat hayalleri kuranlar, tek adam egemenliğini isteyenler ulusal egemenlikten hiç hoşlanmadılar. Milli bayramları kutlamamak için ellerinden geleni yaptılar.Geniş halk kitlelerinin katılımıyla gerçekleştirilen milli bayram kutlamalarını engelleyebilmek için düzenlemeler yaparak kutlamaları okul salonlarına indirgediler.

Ulusal bayramlarda Anıtkabirde büyük Atatürk’ün anısı önünde saygı duruşunda bulunmamak için çeşitli mazeretler-bazen sağlık sorunu, bazen doğal afet, terör ve benzeri sebepler-ürettiler.

Büyük Atatürk milli mücadelenin en yoğun dönemlerinde bile meclisi çalıştırmaktan asla vaz geçmemiştir.Bu gün, Türk milletinin kendi kaderini eline alışının, düşmana ve işbirlikçilerine karşı direnişinin “Kuvayı Milliye” ruhunun ve Türk milletinin iradesinin temsil edildiği yer olan TBMM devre dışı bırakılmıştır.İşte bu yüzden vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir.

Çocuklarını Koruyamayan  Bir Millet Vatanını da Koruyamaz..!

Dünyada çocuklarına ulusal bir bayram hediye etmiş tek ulus olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Ancak ne yazık ki, büyük Atatürk’ün büyük öngörülerinden biri olan yukarıya aldığım sözünde belirttiği karanlık günlerdeyiz.

Bu gün çocuklara karşı işlenen cinsel istismarlar, öldürme vakaları, çocuk gelinler, gerici eğitim sorunları çocuklarımızın geleceğini karartmaktadır.

Cumhuriyetin bütün kazanımları satılmış, üretim durmuş,  eğitim din temelli bir yapıya dönüştürülmüş, cemaat ve tarikatlar güçlendirilerek toplumun her kademesinde -özellikle de eğitimde- etkili hale getirilmiş, halk yoksulluk ve sefalet içerisinde toprağını ekemez olmuştur.

Cumhuriyetin kadınlara kazandırdığı haklar yok sayılmış; kadına karşı baskı, şiddet, tecavüz, cinayet vakaları artmıştır.

Cumhuriyetin kamu anlayışı terk edilmiş, sermaye el değiştirerek yandaşa devredilmiştir. İzlenen ekonomik politikalarla zengin daha zenginleştirilmiş,  yoksul daha da yoksullaştırılmıştır.

Milletin Esareti Üzerine Kurulmuş Kurumlar, Her Tarafta Yıkılmaya Mahkûmdur

Bütün bunların sonucunda artık “Bıçak kemiğe dayanmıştır.” İnanın bu millet “Kuvayı Milliye” ruhuyla yeni bir “Milli Mücadele”destanı daha yazacaktır.

Bakın bunu büyük önderimiz ne kadar güzel anlatmış: “Milli egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletin esareti üzerine kurulmuş kurumlar, her tarafta yıkılmaya mahkûmdur”

İşte bu yüzden egemenliğin milletten, saraya devredilmesi ve milletin yeniden kula dönüştürülmesi çabaları boşunadır. İşte bu yüzden saraylar inşa edip, saltanat hayalleri kuranların çabaları boşunadır.

Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olmaya devam etmesi ve Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet yaşaması için şanlı tarihimizden güç almak zorundayız ve içinde bulunduğumuz bu karanlığı yine büyük önderimizin Amasya genelgesinin üçüncü maddesinde belirttiği “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”ülküsüyle aşmalıyız.

Unutmamalıyız ki, Milli Mücadelemiz sadece düşmanı yenilgiye uğratmamış, İstanbul’da bulunan ve emperyalizmin kuklası haline gelmiş padişahlık rejimini de yenilgiye uğratmıştır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın 100.yılı kutlu olsun…

 

Kaynakça:

– Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam Mustafa Kemal-2.Cilt (2018) Remzi Kitapevi, İstanbul.

– Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk, (2006), Alfa Yayınları, İstanbul.

–  Sinan Meydan, Atatürk Etkisi, İflas-İşgal-Direniş-Kurtuluş, (2018), İnkılap yayınları-İstanbul.

– http://turkoloji.cu.edu.tr/ATATURK/arastirmalar/aydin_can_milli_egemenlik_ve_ataturk.pd

Erişim: 21.04.2020

– Sinan Meydan, Cumhuriyetin Temel Taşı Türkiye Büyük Millet Meclisi, 22.04.2019, Sözcü Gazetesi.

-https://add.org.tr/milli-egemenlik-oyle-bir-isiktir-ki-karsisinda-zincirler-erir-tac-ve-tahtlar-yanar-yok-olur/ Erişim: 21.04.2020

ETİKETLER: ,
Hatice Topçu

Hatice Topçu

Rize’de doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans Eğitimini İşletme alanında, Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim işkolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. Şubat 2019 tarihinde kamudaki görevinden emekli oldu. Yazın hayatına çeşitli dergi ve antolojilerde yayımlanan şiirleri ile başladı. 2004 yılında “TODAİE Hazırlık Kılavuzu” adlı Orta Doğu Amme Enstitüsü Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu yayımlandı. İlk şiir kitabı;“Karanlığın Elleri”2008 yılında, ikinci şiir kitabı; “Yasak Elma” 2016’da yayımlandı. Eğitimci, Şair ve Yazar’ın okul öncesi eğitim çocuklarına yönelik hazırladığı “Can Okulda Dizisi” olarak altı adet hikâye kitabı (Okul Heyecanı, Okulda İlk Gün, Can ve Cansu, Görüyor Öğreniyoruz, Balonlarla Dans ve Can Partiyle) 2017 yılında yayımlandı. “Çağları Delen Önder Atatürk” dizisinin ilk kitabı olan “Altın Saçlı Çocuk” romanının birinci baskısı Ocak 2019 yılında, ikinci baskısı Ağustos 2019 ve üçüncü baskısı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Serinin İkinci romanı “Hayallere İlk Adım” romanının birinci baskısı Ağustos 2019 yılında, ikinci baskısı Kasım 2019 yılında yayınlanmıştır. ‘Kül Rengi Dünya” romanı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Ayrıca yazarın, Eğitim Bilimleri alanında bilimsel makaleleri bulunmaktadır ve çeşitli gazetelerde makale yazmayı sürdürmektedir. İki çocuk annesidir.
Hatice Topçu Tüm Yazıları
YORUMLAR
  1. Yusuf İPEKLİ dedi ki:

    100. Yıl coşkusu içinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutluyorum. Eğer okumazlarsa okurlarımızın Nutuk’ u mutlaka okumalarını öneriyorum.