Alexa
Medya Siyaset

Vay Seni Karamollaoğlu Vay

Vay Seni Karamollaoğlu Vay

Bu AKP’liler şeytana bile
pabucu ters giydirirler.

Çünkü onlar için vicdan değil,
cüzdan her zaman önce gelir.

Atama isteyen öğretmene,
“Al oyunu kendine sakla.”

Sorunları anlatan çiftçiye,
“Terbiyesizlik yapma. Lan.
Ananı da al git.”

Soma’da bir vatandaşa tokat atıp,
“Ne kaçıyorsun lan İsrail dölü?” diyen
AKP’nin Sayın Genel Başkanı’na
tek kelime edemeyenler bugün
Saadet Partisi Genel Başkanı
Sayın Temel Karamollaoğlu’na,

İngiliz uşağı,
Amerikan köpeği,
Dinsiz CHP ortağı,
Bilge dediler Kahvehane kabadayısı çıktı,
yobaz, cahil ve daha nice adice
yakıştırmalarda bulundular.

Her zaman söylüyorum,
kimsenin avukatı değiliz.

Ancak ortada,
bir haksızlık bir şerefsizlik varsa
kimse bizden duruma kayıtsız kalmamızı
beklemesin.
                ***
Adam İstanbul’u fetheden komutan
Fatih Sultan Mehmet’e dua etmeye gelmiş.
Tam dua sırasında çarşaflı bir kadın
ortaya çıkıyor.

15 Temmuz’da eşini kaybeden bu kadın
bir anda bağırmaya başlayınca Karamollaoğlu
kadının yanına geliyor.

Bazı utanmaz ve vicdansızlar
her şey ortadayken
“Kadının üzerine yürüdü.”
Demezler mi?

Görüntüler ve sesler ortada.
Adamcağız kadının yanına gidiyor.
Meseleyi anlayacak anlatacak,
kadın müsaade etmiyor.

Karamollaoğlu tam anlatacak,
kadın müsaade etmiyor.

“Sen beni dinlemiyorsan
yapacak bir şey yok.”
Diyor Karamollaoğlu.

Kadın konuştukça konuşuyor.

Sanki 15 Temmuz’un sorumlusu
Saadet Partisi…

Bir şey söyleyeyim mi?
Bence kadın adresi şaşırmış.
Onun gideceği yer Saadet değil,
15 Temmuz’u araştıralım teklifini reddeden
AKP olmalıydı.

Gidip orada,
“Kocamı kaybettim. Kimler yaptı?
Suçluları hep birlikte bulalım.” Diye bağırıp
çağırmalıydı.

Ama one yaptı?
Saadet Partisi Genel Başkanına saldırdı.

Bir de,
“Üzerime gelmeyin” demez mi?
                ***
Adama helal olsun. Sabırlı davranmış.

Tam burada şunu sormak isterim,
bu kadın aynı şekilde AKP’nin Sayın
Genel Başkanı’nın karşısına çıksaydı
ne olurdu?
                ***
Bakın her şey makam değil, çıkar değil.

Hayat bir filmdir ve her filmin
bir sonu vardır.

Hepimiz er ya da geç ölüp gideceğiz.
Yaşarken, terbiyesizliğe, ahlaksızlığa,
yalana, dolana, hırsızlığa, yolsuzluğa
kısaca tüm kötülüklerin karşısında olmazsak
nasıl can vereceğiz?

Hadi canı geçtik hesabı nasıl vereceğiz?
                ***
Açın izleyin kardeşim,
O çarşaflı kadın makineli tüfek gibi
kurulmuş protesto ettiği kişiyi dinlemiyor
bile.

Bir de üstüne üstlük sanki
Adam üzerine yürümüş gibi iftira atıyor.

İşin acı tarafı ne biliyor musunuz?

Bakıp da görmeyen,
duyup da duymayan ve dünyanın
hiçbir yerinde eşi ve benzerleri olmayan,
AKP’liler
bu olayı Karamollaoğlu’nun
terbiyesizliği şeklinde yayıyor.
                ***
Boşuna demiyorlar.
“AKP’li olmak psikolojik
bir rahatsızlıktır.”

Başka ne diyebilirim ki?

Bu şekilde yazıyı sonlandırırken
kadın ve Karamollaoğlu arasında
yaşananlar hakkında bir gelişme var mı?
diye son kez kontrol edeyim dedim.

Keşke etmez olaydım.
Etmeseydim de insanlığın vicdansızlığın
geldiği noktayı görmeseydim.

O kadın bir TV kanalına bağlanmış
yaşadıklarını anlatıyor.

“işte senin arkanda kim var kime güvenip
buraya geldin? Kimin ajanısın sen? Kim seni
buraya yolladı. Gibi ifadeler kullandılar.
İki adam üzerime yürüdü. Birkaç kişi
onları zor tuttu beni darp edeceklerdi
yanımda çocuğum da vardı. Ben birkaç
cümle kullanır kullanmaz direkt polis getirin.
Bu kadını alın bu bir provokatör. Amerika’nın
ajanı gibi ithamlardabulundular. Kadınsın sus
konuşma dediler bu beni çok hayal kırıklığına
uğrattı. Kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz ve hala
bu cümleleri kullanabilecek yobazlıkta
insanların olması beni gerçekten çok üzdü.”

TV kanalının haber metinlerini
yazmıyorum bile…


Yaşanan olayda o kadar kamera var.
Cep telefonu var. Çok sayıda şahit var.
O çarşaflı kadın yayında bunları anlatıyor.

Tanıdık geldi mi?

“Üstleri çıplak deri eldivenlilerdi.
Başörtümü çıkardılar. Bir erkek tokat attı.
Yere düşünce, tükürüp tekmelediler.
Kaçmak istedim başaramadım. Biri kızımın içinde
olduğu bebek arabasını sertçe salladı.
Üç dört kişi üzerime idrarını yaptı.”

 

Sanırım hatırladınız…

Fethi Akar

Fethi Akar

"Bir hiç... Birlikten dirlik, sevgiden aşk doğar anlayışını benimseyen, Milli Birlik, Milli Beraberlik ve Milli Ruh peşinden koşan Türkiye Cumhuriyeti delisi..."
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. ali boztepe dedi ki:

    Sanki geçmişte olanlardan ve dahi Fetö vb.alçakların yaptıkları ihanetlerden sorumlu olan sayın KARAMOLLAOĞLU !
    Ve yine sanki bir yerlerden kurulmuş saat zembereği gibi birden bire orta yerde biten bu kara çarşaflı kadın üstelikte de sayın Karamollaoğlu’ na söz sırası bile vermiyor !
    Vay vay vayyy!
    Yemezler !

BİR YORUM YAZ