Alexa
DOLAR
8,1550
EURO
9,7089
ALTIN
457,33
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
17°C
İzmir
17°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Gök Gürültülü
21°C
Perşembe Gök Gürültülü
21°C

Vicdanların sesi, Türkiye’mizin nefesi olmak | Fethi Akar

Vicdanların sesi, Türkiye’mizin nefesi olmak | Fethi Akar

Köşe Yazıları | Fethi Akar

İlk yazılar zordur.

Ne kadar tecrübeli olursanız olun

mutlaka ama mutlaka “Merhaba” yani

başlangıç yazısı yazanı çok uğraştırır.

Kürsüye ya da sahneye

ilk kez çıkan kişiyle yeni bir yerde

ilk makalesini yazan gazeteci arasında

hiçbir fark yoktur.

Acaba beğenilir mi,

rezil olur muyum? Soruları beyinde

bir sağa bir sola uçuşur durur.

Bu da öyle bir şey işte…

  ***

Kürsüye ya da sahneye çıkanın

heyecanını bilmem ama benimki

bana güvenen mesleği öğreten ve

nasihatler veren büyüklerimi mahcup

etme korkusu…

Şükür ki bugüne kadar

hem hocalarımıza hem de okuyucularımıza

karşı geriye dönülemez hatalarımız olmadı.

Ne diyordu büyüklerim;

“Kalemini satmak namusunu satmakla

aynıdır. Sen sen ol aç da kalsan asla

gelip geçici mutluluklar için kendini

düşürme”

Bugün onların ne demek istediklerini

çok daha iyi anlıyorum.

 

Çünkü ortalık kötüye iyi,

iyiye kötü diyen sözde

gazetecilerle dolu…

 Halbuki gazetecilik mesleği kutsaldır ve

ne pahasına olursa olsun doğruları vermek,

haksızın karşısında durmaktır.

Görmedik değil gördük

duymadık değil duyduk

Nefesimiz yettiği sürece de

göreceğiz ve duyacağız…

***

Amacımız belli.

Vicdanların sesi,

Türkiye’mizin nefesi olmak.

Öyle süslü cümleler kurmaya

gerek yok. Biz bize olacağız.

İçimiz neyse dışımız da o olacak.

Vatana ve insanlığa

ihanet edenlerin hep birlikte

karşısında olacağız.

İnsan, Kurum, Dil, Din ve Renk farkı

gözetmeksizin çalışacağız.

Bugüne kadar yapmaya

çalıştığımız gibi…

Hep birlikte Atatürk,

silah arkadaşları, dedelerimiz ve

ninelerimizin bizlere emanet ettiği

Cumhuriyetimizi hak ettiği noktaya

getireceğiz.

***

İlk yazı kısa olur dedik ama

sanırım sizleri yorduk.

O nedenledir ki şunu söyleyip bitiriyorum;

“Merhabalar efendim ben de

doğrular ve gerçeklerden yana olan

Medya Siyaset’teyim”

 Sonraki yazılarımızda buluşmak dileğiyle,

hoşça ve sevgiyle kalın…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.