Alexa
Medya Siyaset

V.İ.P/ Çok Önemli Kişi!

V.İ.P/ Çok Önemli Kişi!

Bilmeyenlerin arasında, bilen olmak kadar ağır bir işkence yoktur!

Bilmeyince, öğrenmek ve problemi çözmek için aklı kullanmayınca, en basit konular bile problem haline gelir. Hem kendinizi hem toplumu üzer ve asla geri alınamayacak olan zamanınızı boşa harcarsınız.

Geçen hafta, ülkemizin hiç problemi kalmamış, her şeyimiz denkmiş gibi, İmamoğlu’nun Ordu VİP salonuna alınıp alınmaması tartışıldı.
Yetmedi, İçişleri Bakanı; “İmamoğlu, benim Valime İT dedi” diye açıklama yaptı!
Ordu İl’inin AKP’li Valisi de İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı…

Bu VİP işi yıllardır, bilen-bilmeyen herkes tarafından konuşulur.
VİP Salonlarını görmeyenler orasını matah bir şey zanneder.
AKP zamanında, her yer gibi buraları da öyle çirkinleşti ki, insan girmeye utanır.
Arap Ülkelerinden gelen ne kadar görgüsüz- pis insanlar varsa hepsi VİP olmuş. Türkiye’nin sahibi gibi dolanıyorlar. Kolay mı, götü boklu Arabın cebinde dolar var, dolar!

Görev yaptığım yıllarda, yurtdışı toplantıları için gittiğimde, o ülkedeki Büyükelçi havaalanında karşılar ve programımızı netleştirmek, son gelişmeleri aktarmak üzere bizi 25-30 metrekare büyüklüğünde bir salonda ağırlardı.
Salonda bir kahve makinası olur, isteyen kendi kahvesini alır, içerdi.
Bu salonlar saat ücreti karşılığı kiralanırdı. Yani bastır parayı, al sana VİP!

Bizdeki VİP rezaleti, hiçbir demokratik ülkede yoktur. Tamamen kaldırılmalıdır.
Sadece Cumhurbaşkanı- TBMM Başkanı-Başbakan (o da yok ya) yararlanabileceği, konuk devlet ve hükümet başkanlarının karşılamasında kullanılacak “Özel bir tane VİP Salonu” olmalıdır.
Onun haricinde, yukarıda yazdığım gibi ihtiyaç oranında küçük VİP Salonları yapılmalı ve ücreti karşılığında her isteyene bu hizmet verilmelidir.

Bakan, Milletvekili, Paşa, Bürokrat gibi makam sahipleri de halka beraber aynı alanı kullanmalı, buraları daha çağdaş ve konforlu hale getirmelidir.

Şimdi gelelim zurnanın zart dediği yere!
Çağdaş ve gelişmiş ülkelerdeki güzel ve medeni uygulamaların ülkemizde olmasını istiyorsak,bunları yapabilecek kalitedeki kişilere görev vermeliyiz.
Ülke yönetimine getirdiğimiz kişilerde, görgünün kırıntısı yoksa ve aksine ilkellik onlar için sürekli bir yaşam şekli haline gelmişse, üstelik bu görgüsüzlük kasten pompalanıyorsa, getirildiğimiz bu bataklıkta debelenir dururuz.

Çoban Ateşi Hareketi, Siyasi Parti olarak Türk Milletinin hizmetine girdiğinde açıklanacak programında halkımızı günlük yaşamında rahatsız eden “devletten kaynaklı” tüm uygulamalar ya kaldırılacak ya da yeniden düzenlenecektir.
Halen “Taslak” halinde olan birkaç düzenlemeden örnek verelim;

*VİP uygulaması kaldırılacaktır.Sadece Cumhurbaşkanı-TBMM Başkanı-Başbakan’ın kullanacağı bir salon olacaktır. Özel uygulama isteyen vatandaşlar CİP Salonlarından ve yeni düzenlenecek “Özel Salonlardan” ücreti karşılığında yararlanacaktır.

*Devlette “Koruma ve Araç” saltanatına son verilecektir.
Görevde olan ve emekli devlet görevlilerine verilecek koruma ve araç sayısına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının önerisi, İçişleri Bakanlığının müracaatı üzerine TBMM İçişleri Komisyonunca oybirliği ile karar verilecektir.

*Her türlü ateşli silaha ruhsat verilmesi, yeniden düzenlenecektir.
Av teskeresi ile ruhsat verilmesine son verilecektir.
Ruhsatlar, tek makamdan ve tek Eğitim Hastanesi raporundan sonra verilecektir. Ruhsat veren komisyonun cezai sorumluluğu arttırılacaktır.

*Güvenlik Güçlerinin haricinde hiçbir resmi araç tepe lambası-çakar kullanamayacaktır.

*Aktif devlet görevindeki yetkililerin haricinde tek tip pasaport kullanılacaktır.
Siz istediğiniz kadar kişiye veya meslek grubuna “Yeşil Pasaport” verin, yakında Yeşil Pasaporta da vize uygulaması gelecektir.
Esas olan “Türk Pasaportunun” dünyada itibarlı hale getirilmesidir.

*Devletlerarası ülkelerde karşılıklılık esası geçerlidir.
Hangi devlet “Türk Pasaportuna” vize uyguluyor ve bunun için ne kadar ücret alıyorsa, Türk Devleti de onlara vize uygulayacak ve aynı ücreti alacaktır.

*Devletin ve devlet kurumlarının (Asker-Polis-İdare) tüm misafirhaneleri, Milli Eğitim Bakanlığına devredilecektir. Tesislerin nasıl kullanılacağı, TBMM tarafından belirlenecek ve denetlenecektir.
Bakanlık buraların kullanım sıra ve planlarını, her sene başında ilan edecektir. Öğrencilerimizin, gidiş-geliş-yeme ve müze-tarihi yerleri gezme giderleri
Bakanlıkça karşılanacaktır. TBMM’nin belirleyeceği en az 20 ören yerini veya müzeleri gezmeyen ve buralarda anlatılanları öğrenemeyen ilköğretim öğrencileri sınıf geçemeyeceklerdir.

Tüm bunların ve daha nice güzelliklerin gençlerimizin ve halkımızın emrine vermenin yolu,toplumsal olaylara karşı duyarlı olmamız, demokrasiye-lâik Cumhuriyete-sosyal hukuk devletine-Atatürk İlke ve Devrimlerine her hal ve şartta sahip çıkmamızdan geçer.

İlk sınavımız 23 Haziran’da;
Elinize İmamoğlu’nun ve Binali’nin resimlerini alın ve İstanbullulara resimleri gösterin ve sorun;
“Siz hangisini seçersiniz?”Bunu deyin yeter.
Siz isterseniz, Bademlerin yapacağı her seçim hilesini, her sahtekarlığı bozarsınız. Sizler T. C Devletinin gerçek sahiplerisiniz…

Sağlık ve başarı dileklerimle 10 Haziran 2019
Rifat Serdaroğlu

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

Rifat Serdaroğlu

Rifat Serdaroğlu

İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Maliye Bölümünü bitirdi. Bergama Belediye Başkanlığı, 19-20 ve 21. Dönem İzmir milletvekilliği ile Sağlık ve Devlet Bakanlıkları yaptı. Evli ve 2 çocuk babası.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ