Alexa
Medya Siyaset

Yangın yeri yüreğimiz

Yangın yeri yüreğimiz

Yangın yeri yüreğimiz….

Atatürk Orman Çiftliği,

Kaz Dağları,

Salda Gölü,

Şirince,

Kelebekler vadisi,

Munzur Dağı,

Madra Dağı,

Gelevara Deresi,

Kuzey Ormanları,

Satılan milli varlıkların ardından, yakılıp yıkılan ormanlarımız, kirliliğe neden olacak insan kullanımına açılacak korunması gereken milli kültür miraslarımız, zehire bulanacak toprağımız, fidanlarımızı büyütecek kaynak sularımız, nefesimiz…

VATANIMIZ…

Şirketler, üstelik başka milletlerin şirketleri toprağımı deliyor, zehirliyor, ağaçlarımızı kesiyor, hayvanlarımızı öldürüyor, bize ihanet içinde , bizi nefessiz bırakıyor.

Bizi yönetenler  para için! Sessiz.

Lakin, bakın doğa nasıl çığlık atıyor.

Karıncalar’ın, o minicik, incecik bacakları ile yavrularına bin bir zorluk ile yaptığı yuvasını  yıkıyorsunuz.

Kuşlar’ın, dallarına yuva yaptıkları ağaçları kesiyorsunuz.

Ceylan’ların da yuvasını yıkıyorsunuz.

Sincap’ların da yuvalarına kast ediyorsunuz.

Can’ların hayatlarına kast ediyorsunuz, gözlerinde ki yaşları, yüreklerindeki korkuları görmüyor musunuz?

Ağaçlar’ın önce bileklerine, sonra dizlerine, sonra beline, sonra kollarına vuruyorsunuz baltayı.

Düşerken yere bedenleri, yaprakları dağılır, dalları kırılır, yani canları acır, feryadeder  gövdeleri devrilirken, nasıl izliyorsunuz?

Yaprakları ağlıyor, görmüyor musunuz?

Aziz topraklarımızı zehir ile suluyorsunuz.

Göç yollarını işgal ettiniz, demir yığınlarına çarparak can veriyorlar, canlarına kast ediyorsunuz.

Ağlıyor nefesimiz ciğerimizden.

Ağlıyor dağlar, ayırdığınız evlatları için koynundan.

Ağlıyoruz, çığlık atıyoruz acılarımızdan, duymuyor musunuz?

Hani vicdan, hani insanlık, hani adalet!

Hissetmiyor musunuz?

Oysa bizim kırılıyor, kanadımız, kolumuz, parça parça yüreğimiz, ve siz bizim yüreklerimize kast ediyorsunuz, bizim ciğerlerimizi söküyorsunuz, bizim kalbimizi parçalıyorsunuz.

Kanayan topraklarımızı görmüyor musunuz?

Kanları ile canları ile o topraklara düşen aziz şehitlerimize de ihanet ediyorsunuz, hiç mi sızlamıyor, hiç mi kanamıyor, hiç mi parçalanmıyor o yürekler, taş mı tuttu, kaskatı mı kesildi, ne yapıyorsunuz?

Sular ağlıyor, taşlar çatlıyor, ağaçlar yıkılıyor, otlar kuruyor, canlılar onlar, oralarda yaşayan diğer canlılar deli divane, avare, yuva arıyor, nasıl dayanıyorsunuz?

Ormanlara kıyarak çıkardığınız, o camileri süslediğiniz mermerler lanet okuyor, duyuyor musunuz?

Dağlar, taşlar çığlık çığlığa, avazları çıktığı kadar bağırıyorlar, ;’’kesmeyin, yıkmayın, kazmayın, kurutmayın ülkemizin damarlarını. Öcümüzü alırız.’’ diyorlar, nasıl kıyıyorsunuz?

‘’Bastığın yerleri ‘ toprak!’ diyerek geçme tanı;

Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da , bu cennet vatanı.’’

Siz onların da cansız bedenlerine, vatana can katan ruhlarına ihanet ediyorsunuz!

Yeniden can çekişiyor, kefensiz yatanlar.

Hissediyor musunuz?

Cenneti, cehennem ettiniz, anlıyor musunuz?

Siz mi vatanperversiniz! Neden yıkıyorsunuz?

Gün biter, güneş batar, derin bir sessizlik yaşar ormanlar şimdi. Kolu kanadı kırık kuşlar gibi.

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

"Söz konusu vatansa,gerisi teferruattır diyen" Atatürkçü,Cumhuriyet kadını...
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Polat dedi ki:

    Kalemine yüreğine sağlık Ayşe Can iyiki varsın iyiki varsınız

  2. F. Albay dedi ki:

    Kutlarım Ayşe, söylenecek ne varsa hepsi söylemişsin. Yüreğine sağlık. Kalemine kuvvet. Başarılar diliyorum. Selamlar.

BİR YORUM YAZ