Alexa
DOLAR 7,7249
EURO 9,0667
ALTIN 468,182
BIST 1145,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 27°C
Az Bulutlu

“Yanlışistan” ’da Yaşamanın Dayanılmaz Hafifliği

Afrin ‘de en hareketli saatler yaşanırken Cumhurbaşkanımızın oğlu olma dışında hiç bir resmi görevi v.s olmayan Bilal Bey komuta merkezinden 40 yıllık kurmay subay edası ile harekat takip edebiliyor…

“Yanlışistan” ’da Yaşamanın Dayanılmaz Hafifliği
25.01.2018 - 0:00
A+
A-

İlginç memleketiz vesselam…Yanlışları ve yanlış yerde olanları gayet normal karışılıyoruz…Karşılamakla da kalmıyoruz bir de taltif ediyor,makam mevki veriyoruz…

Rahmetli bir bakanımız vardı bizim hatırlarsınız mutlaka…Kabinenin “Abisiydi”… Hani hastalandığında eşine Allah Clevland’ı göstermişti tedavi için…

Evet evet Kemal Unakıtan…Nam-ı diğer “Kemal Abi” Allahı var esprili,nüktedan bir bakanımızdı…Maliye Bakanımızdı…Yani “Hazinenin anahtarını” teslim etmiştik “Kemal Abi” ye…

Lakin Kemal Unakıtan’ın bir ufacık (!) kusuru vardı:Naylon Fatura düzenlemekten hakkında dava vardı rahmetlinin ve biz dava neticelenmemişken Hazine’yi kendisine emanet etmiştik.Sonrası malum… Rahmetli “Babalar gibi satmıştı” memlekette ne var ne yoksa…

Mesela SADAT gibi sıklıkla kamuoyunda tartışma yaratan,paramiliter yapılanma olduğu şeklinde üzerinde pek çok şaia olan bir yapının başkanı önce Cumhurbaşkanı Danışmanı olabiliyor,yetmiyor devletin güvenlik zirvesine katılabiliyor bu memlekette…

Mesela Afrin ‘de en hareketli saatler yaşanırken Cumhurbaşkanımızın oğlu olma dışında hiç bir resmi görevi v.s olmayan Bilal Bey komuta merkezinden 40 yıllık kurmay subay edası ile harekat takip edebiliyor…

Bir Aile ve Sosyal Bakanımız var mesela evlere şenlik…Tamamen “Ailesi” için çalışıyor.

Atamadığı,kadroya aldırmadığı akraba-i talükattan kimse kalmadı…Allah’ı var bakanlığının isminin hakkını veriyor.Ama iş Ensar Vakfı’nda cinsel istismara uğrayan çocuklarımıza gelince “Bir kereden bir şey olmaz”deyip çıkabiliyor işin içinden…

15 yaşında kız çocuklarımız hamile kalıp  bu skandallar hastane kayıtlarına,polis tutanaklarına geçirilmiyorken,15 yıl üzeri evliliklerde “aldatma” gerekçeli boşanmalarda %150 artış var memleketimizde…

Memlekette mesela “Cehennem ateşinden koruyan kefeni” hem de nano teknoloji ile (!) üretip satan Cübbeli Hocaların ardında yüz binlerce mürid var ama memlekette gerçekten ilim,irfan öğretmek için okumuş öğretmen olmuş yüz binlerce öğretmen bilmem kaç yıldır atama bekliyor …

“Bir lokma bir hırka” diye söze başlayıp bir trilyonluk Mercedes’e binen Diyanet İşleri Başkanımız da, asgari ücret zammı yaklaştığında “ekonomik kriz kapıda” açıklaması yapıp 3 kuruş zamma gözünü diken ama  iş Diyanet İşleri Başkanı’nın trilyonluk Mercedes’ine geldiğinde “çerez parası” diyen “Made in United Kingdom” marka Maliye Bakanımız da var elhamdülillah…

Çocuklara cinsel taciz ile adı duyulan Ensar Vakfı bu memlekette “kamu yararına vakıf” statüsünde yetmiyor baş tacı yapılmışlar devlet protokolünde de yerleri var beyzadelerin…

Parsel parsel kentlerimizi satan belediye başkanları var memlekette 20 yıl başkanlık yapan, ilçesine “bedava su verdi” diye ceza yiyen belediye başkanımız da var…

Ve mesela 7/24 sosyal medyada önüne gelen yetkiliye tweet atıp “Bedelli ne zaman çıkıyor?” diye sorup, yetmeyip “Bedelli Bekleyenler Platformu” kurup Afrin ‘e ordu girince “Afrin Operasyonunu destekliyoruz” açıklaması yapması gibi abukluklar da bu memlekette,şehit olacağını bilirmiş gibi şehitlik parasını istemeyip Türkmenlere okul yaptırılmasını vasiyet eden kınalı kuzular da…

Şimdi diyeceksiniz ki belki “memlekette bunca sıkıntılı hal varken nereden çıktı bu yanlış yapıp,yanlış yerde olanları konuşmak niye?”

O zaman bende sorarım size “O yanlış yapanlar yanlış yerlerde olmasalardı bugün bu sıkıntılı halleri yaşarmıydık?” diye…

Ama düşünmek de zor gelir şimdi birilerine…Oysa ne kadar kolay değil mi “Yanlışistan’da Yaşamanın Dayanılmaz Hafifliği”

YORUMLAR
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Sevgili ÇELİK,
    Bu güzel hatta mükemmel yazınızda çok haklı olarak YANLIŞİSTAN adını koymuş olduğunuz ülkenin BAŞINDAKİLERE özgü birçok YANLIŞ işi ve lafı, son derece tam ve doğru bir biçimde yazmışsınız. Fakat onlardan BİRİLERİNİN bir zamanlar yedi yerde, yedi kez, yedi gün, yedi gece, yedi saat yapmış oldukları, şimdi ise suspus olup sadece sessizce ve gizlice dinlemeyi yeğledikleri o malum ve meşhur BOP GÜZELLEMELERİNİ eklemeyi ve yazmayı unutmuşsunuz.