Alexa
DOLAR
8,3342
EURO
10,1813
ALTIN
500,58
BIST
1.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
29°C
Ankara
29°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Gök Gürültülü
23°C

“Yas” Yada “Matem” Biter mi?

“Yas” Yada “Matem” Biter mi?

Yas tutmak, matem içinde olmak yaşamdaki en doğal davranışlarımızdan biri. Yası yaşamak çok doğal doğal olmasına da, gösterdiğimiz tepkilerin ortaya çıkışı ve süresi izlenmesi gereken bir durum.

Biraz anlatalım süreci; öfkeyle başlıyor tepkilerimiz. Yaşadığımız kaybı önleyememek, kayıp karşısında çaresiz olmak ya da ölümün şekli öfkemizi belirliyor. Hatta bazen insan kendisini suçluyor, kaybettiği kişiyi suçluyor.

Bütün bunlara ağır bir üzüntü eşlik ediyor. Üzüntümüz, bizi olduğumuzdan bambaşka gösteriyor bazen ve çevremizdekilerin de kaygılanmasına neden oluyor.

Hayat, dünya bir anda anlamını kaybediyor. Kaygı da duyuyoruz, yaşamı sürdürmek, yakınlarımızla ilişkiler, işimiz, ailemiz için kaygı duymaya başlıyoruz. Öyle oluyoruz ki, içimizden hiç bir şey yapmak gelmiyor.

Ve, özlem başlıyor ardından. Özlüyoruz, çok özlüyoruz. Ben kendi yasımı, birlikte geçen zamanlara duyulan hasret diye tanımlarım hep.

Bitiyor mu?

Evet, yas bitiyor. Özlemin sonrasında insan çaresizlik duygusuna da öyle kolay kapılır ki…

Geçen 15 yıldan sonra yas bitti, üzgün olmak kontrol edilebilir oldu. Ancak çok zaman aldı. Yıllarıma mal oldu. Ancak ne yaşadığımı anladım. Kurslara katıldım neler yapabileceğimi öğrendim.

Şimdi “Yas Danışmanlığı” yaptığım için de kendimi çok şanslı kabul ediyorum. Allahın şanslı kulu olduğuma da inanıyorum. Bazen garip hissediyorum, sıkılmakla boğulmak arası bir duyguya kapılıyorum itiraf edeyim.

Çünkü çok acı yaşanıyor ülkemizde. Kadınlar, çocuklar, hayvanlar acı çekiyorlar. Ölüyorlar. İnsan kendi acısını hatırlamaya utanıyor.

Sonra bunun yaşamın bir gerçekliği olduğunu hatırlatıyorum kendime.

Ve şöyle söylüyorum, ki; bunu sevinerek söylüyorum, acı sürekli değil. İyi ki değil. Sürekli olan üzüntü, bir zaman sonra üzüntü de hüzne evriliyor. Bütün bunlar, insanın içinde yaşadığı hisler.

Vee, şu çok önemli mutsuzsa insan, yas süreci sancılı geçiyor. Yaşadığım kaybın üstesinden gelmem dediğim gibi yıllarıma mal oldu.

Bu süreci, başımıza gelenleri, Gri Kitap: Yolculuk kitabımda anlattım. Ancak gerçek bir Yas Danışmanlığı ile bu zaman kısalabilirdi. O yüzden lütfen yardım almakta gecikmeyin. Çok sevgiler…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.