Alexa
DOLAR
8,3221
EURO
10,1263
ALTIN
499,62
BIST
1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Çok Bulutlu
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C

Yeni Anayasa Yapılamaz

Yeni Anayasa Yapılamaz

Son günlerde iktidar sahipleri yeni bir anayasa yapılması(anayasanın değiştirilmesi değil) talepleri ile yapay bir gündem konusunu ortaya atmışlardır.

Yeni anayasa tartışmalarının sağlıklı bir zeminde yapılabilmesi için anayasa hukukunun temel kavramlarının bilenmesinde yarar vardır.

Bu yazıda seçkin anayasa hukukçularının kitaplarından konu ile ilgili kuramsal bilgiler verilecek ve değerlendirme yapılacaktır.

Anayasa Nedir?

Anayasabir devletin temel yapısını, kuruluşunu, iktidarın devrini ve devlet iktidarı karşısında bireylerin özgürlüklerini düzenleyen bir belgedir.[1]

Başka bir tanıma göre anayasa bir ülkede geçerli olan tüm siyasal kurumları kuran ve hukuksal çerçevelerini oluşturan onların tümüne temel ve dayanak oluşturan ve tüm bu kurum ve kuralların üstünde yer alan belgeyi ya da kurallar bütününü ifade emektedir.[2]

Buna göre anayasa bir devlete hukuki varlık kazandıran kuruluş yasasıdır. Bir şirket kurulurken şirket sözleşmesi, vakıf kurulurken vakıf senedi, Aile kurulurken nikah akdi o kurumlara nasıl hukuki bir varlık kazandırıyorsa devlet kurulurken de anayasa böyle bir işleve sahiptir. Anayasa teriminin batı dillerindeki karışılığıLatince kurmak anlamına gelen“constitio” sözcüğünden türemiş “constitution” kelimesidir. “Teşkilatı Esasiye” (temel kuruluş) aynı anlamdadır.

En temel anlamıyla anayasa bir devletin kuruluş belgesidir. Devlet organlarının neler olduğunu, bunlar arasındaki ilişişlerin nasıl olacağını tanımlamanın yanında, kişilerle devlet arasındaki ilişikleri belirleyen kişi hak ve hürriyetlerini devlet karşısında hukuki güvenceye bağlayan, devletin sınırlarını belirleyen bu konudaki tüm hukuk kurallarına üstün kaynak oluşturan metindir. Kişilerle devlet arasındaki toplum sözleşmesidir.

Anayasaların devlet organları arasındakiilişikleri düzenlemek, bireylerin hak ve hürriyetlerini hukuksal garanti altına almak,diğer kanunların uyması gereken ilkeleri belirlemek gibi fonksiyonlarınınyanında topluma ilerisi için amaç gösterici, program koyucu fonksiyonu da vardır. 1961 anayasacındaki “ekonomik ve sosyal haklar” buna örnektir.[3]

 Anayasa Ne Zaman Yapılır?

Anayasa yapmak, siyasi tolumu yeniden kurmak anlamına geldiğinden toplumların hayatında genellikle olağan bir iş değildir. Bir ülkede ilk defa veya yeni baştan anayasa yapılmasınayol açan çok farklı nedenler olabilir.  Bunları bir yıkılma veya köklübozulmadan sonra sosyo-politik ortamda taze bir başlangıç şartlarının ortaya çıktığı durumlarolarak tanımlamak mümkündür. Geleneksel olarak rejim değişikliği ( ör: komünizmin çöküşü), savaş yenilgisinden sonra yeniden inşa ( ör: 1945 yenilgisinden sonra Japonya) ve bağımsızlık kazanma (1950’ler 60’lar Afrika’sı)gibi durumların “taze başlangıç”  şartları yarattığı kabul edilir.[4]

Aşağıda göreceğimiz gibi ilkkez veya yeni baştananayasa yapma yetkisine sahip iktidara “asli kurucu iktidar” denilmektedir. Batum’a göre asli kurucu iktidaraşağıdaki hallerde ortaya çakabilir:

  1. Daha önce hiç anayasa yoksa, devlet yeni kuruluyorsa (ör: ABD’ninkuruluşu), ya da savaş, işgal gibi durumlarda devlet yıkılmış, yeniden kuruluyorsa (ör: Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılıp T.C.’nin kurulması),
  2. Var olan hukuk düzeninin bir savaş, ihtilal veya hükümet darbesi ile ortadan kalkması ve yenisinin kurulması durumunda (ör: 1961 anayasası),
  3. Bir devlette siyasal sistemin ve ona dayalı hukuk sisteminin yıkılarak ya da devletin ve sistemin üzerine kurul olduğu kurucu felsefe ve ideolojinin değişerek yeni bir kurucu felsefenin egemen olması durumunda.[5]

Mustafa.Anayasalar genellikle eski bir düzenin çökmesi, başarısızlığa uğraması veya reddedilmesini takiben yeni bir siyasi düzen kurmanın aracıdırlar.[6]

Soysal’a göre yeni anayasa bir ihtilal veya yerleşik düzeni altüst edici bir olayın arkasından yapılır.[7]

Doktrinde, bir kişi veya bir grup istediği için yeni anayasanın yapılacağına dair bir öngörü yoktur.Koşullar olgunlaşmadıkça keyfi olarak yeni anayasa yapılamaz.

Yeni baştan bir anayasa yapılacaksa mevcut anayasanın toplum tarafından ne derece benimsendiği dikkatealınmalıdır. Bizim 1982 anayasasının başlangıç bölümünde anayasanın “”demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet olunduğu” belirtilmektedir.

Toplumun önemli bir kesimi bu emaneti ve anayasada belirtilen cumhuriyetin temelniteliklerini özümsemiştir. Bunları yok sayıp mevcut anayasal düzenin yıkıldığı olağanüstü bir durum varmışgibi mevcutanayasayıdeğiştirmek yerine yeni bir anayasa yapılmakistenirse toplumun temelilkeler bağlı kesimlerinin  tepki göstermesi doğaldır.

Bu nedenle anayasadakendi çıkarlarına uygun birdeğişiklik yapmak isteyenler en elverişlizaman olarak karşı güçlerin dağıtıldığı, sindirildiği veya etkisiz duruma getirildiğidönemleri seçerler.[8]

Anayasayı Kim Yapar?

Anayasayı yapan veya değiştiren iktidara “kurucu iktidar”denilir. Kurucu iktidar iki türlü olur: ilk kez ya da yeni baştan anayasa yapan iktidar “asli kurucu ktidar”dır. Var olan anayasayı değiştirme yetkisine sahip iktidar ise “tali kurucu iktidar”dır.[9]

Asli kurucu iktidarın ne zaman ve hangi koşullarda ortaya çıkacağı yukarıda incelenmiştir.

Yeni anayasa bir ihtilal veya toplum hayatını altüst eden birolay üzerine yapılacağından ister istemez o ihtilali gerçekleştiren ya da o büyük olayın en önemli etkeni sayılan toplum güçlerinin kendi çıkarları, hakları veülküleri birer anayasa ilkesi niteliğine bürünür.[10]

Mevcut anayasaya göre siyasi partisini kurmuş, seçimlere girmiş, seçilmiş ve bu anayasaya bağlı kalacağına ant içererek göreve başlamış bir iktidar “bu anayasayı kaldırıp yerine yeni bir anayasa yapayım” diyemez yani asli kurucu iktidar değildir. Daha öncedefalarca yapıldığı gibi Anayasada belirlenmiş koşullara göre anayasayı değiştirebilir yani tali kurucu iktidardır.

Yeni Anayasa Nasıl Yapılır?

Konu ile ilgili güncel tartışmalarda mevcut anayasanın 175.maddesine atıfla meclis aritmetiği, referandum koşulları gibi konular gündeme gelmekledir. Oysa 175. Madde mevcut anayasada değişiklik yapmanın koşullarını düzenlemektedir. Yeni bir anayasanın nasıl yapılacağın değil.

Yeni bir anayasanın nasıl yapılacağını doktrinden öğrenebiliriz.

Teziç, asli kurucu iktidarın monokratik veya demokratik olarak ki şekilde ortaya çıkabileceğinibelertmektedir. Monokratik asli kurucu iktidar  bir anayasa yapar ve yayınlar,buna “ferman anayasa” denilmektedir (1876 anayasası gibi).

Demokratik asli kurucu iktidar ise üç şekilde ortaya çıkabilir:

  1. Halkın bu amaçla seçtiği ve yeni anayasayıhazırlayıp kabul etme yetkisini içeren “ kurucu meclis” vasıtası ile,
  2. İktidarı belli dönemde ellerinde bulunduranların hazırladıkları anayasa taslağın bir tartışma ortamı yaratmadan “evet”veya“hayır”la sonuçlanabilecek bir halkoylamasına sunulması ile,
  3. Halkın kurucu meclisi seçmesi, bu meclisin hazırladığı anayasanın sonradan halkoyuna sunulması ile.[11]

Değerlendirme:

AKP iktidarının yapay olarak gündeme getirdiği yeni bir anayasa yapılamaz. Çünkü:

  • Yeni bir anayasa yapmak için uygun koşullar oluşmamıştır. Mevcut anayasa ile kurulan devlet ayaktadır. Anayasada istendiği zaman barışçı yollarla değişiklikler yapılabilmektedir.
  • Devletin üzerine kurulduğu kurucu felsefe ve Atatürk ideolojisi değişmemiştir.
  • Mevcut iktidar anayasada değişiklik yapma yetkisine sahip tali kurucu iktidardır. Halk bu kimseleri asli kurucu iktidar olarak seçmemiştir.
  • Yeni bir anayasa yapma ihtiyacı tüm toplum keslerince benimsenmemiştir.
  • Anayasanın2.Maddesinde nitelikleri belertilen Türkiye Cumhuriyeti bir savaş veya ihtilal gibi olağanüstü bir nedenle devrilmemiştir.
  • Bu anayasa şimdiki hal ile AKP’nin iddia ettiği gibi  “12 Eylül” anayasası” değildir. Üçte ikisi çoğunlukla AKP iktidarı zamanında değiştirilmiştir.[12] 2017’de önmli değişiklik yapılmıştır.
  • Mevcut anayasaya uyamayan iktidarın yeni bir anayasa talebi yersizdir.
  • Bazı iktidar temsilcileri yeni anayasanın “yeniden kuruluş anayasası” olacağını söylemişlerdir bunun anlamı “Biz mevcut anayasadakiTürkiye Cumhuriyetini bir karşı devrimle yıktık veya yıkacağız. Bunun yerine yeni anayasa ile yeni bir devlet kuracağız”dır.
  • AKP inisiyatifile yapılacak yeni bir anayasa ancak “karşı devrim anayasası” olabilir. Amaç cumhuriyetin temel niteliğiolan laik devlet ilkesini kaldırmaktır. Bu yönde çatlak sesler duyulmaktadır. Laik devlet niteliğinin kaldırılması T. C.’nin yıkılması ile eş anlamlıdır. Tarihin akışını tersine çevirmektir.
  • Buna cumhuriyetin temel niteliklerini benimsemiş kesimler izin vermezler.
  • AKP’nin bu güne kadar sergilediği demokrasi anlayışı ve pratiği dikkate alındığında demokratik ortamda tartışılamadan yeni bir anayasa yapma girişimi kaosa yol açar. Yapılacak anayasa meşru olmaz.
  • Normal olarak olağanüstü durumlarda yeni bir anayasa yapılacakken, bizde yeni bir anaya dolayısı ile olağanüstü durumlar (kaos)çıkabilir.
  • Bu günkü ihtiyaç yeni bir anayasa yapmak değil, mevcut anayasada kuvvetler ayrılığına dayalı, denge-fren mekanizmalarını içeren, katılımcı demokrasiyi getirecek değişiklikler yapmaktır.

Söz konusu yeni anayasa girişiminin amacı AKP’nin tek adam rejiminin süresini uzatmaktır.

Cumhuriyet değerlerini benimsemiş tüm toplum kesimlerinin bu konuda duyarlı olması ve örgütlü tepki göstermesi zorunludur.

[1] Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku, Beta Yayınları, İstanbul,2020, s.10

[2] Süheyl Batum, Anayasa Ve İnsan, Cumhuriye Kitapları, İstanbul,2011, s.21

[3] Mümtaz Soysal, Anayasaya Giriş, İmge Kitabevi, İstanbul, 2011, s.28

[4] Mustafa Erdoğan, Anayasal Demokrasi, Siyasal Kitabevi, Ankara, 2015 s.44

[5] Batum, a.g.e.s.60

[6] Erdoğan, a.g.e. s.45

[7] 7Mümtaz Soysal,, 100 Soruda Anayasanın Anlamı, Gerçek Yayınevi,İstanbul,1979, s.7

[8] Soysal, 100 soru, s.6

[9] Batum, a.g.e. s.59

[10]Sosyal, 100 soruda, S. 7

[11] Teziç, a.g.e. s.181

[12] Mehmet Ali Güller “ Anatyasa Tuzağı, Cumhuriyet, 15 Şubat 2021.

Yorumlar
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Ülkenin geçmiş, mevcut ve müstakbel ANAYASA HUKUKU TEORİSİ VE PRATİĞİ hakkında olağanüstü GÜNCEL, çok ÖZLÜ VE ÖNEMLİ, tamamen NESNEL VE SOMUT, derin BİLİMSEL, tam DEMOKRAT, gerçek VATANSEVER, her cümlesi DEĞERLİ VE MÜKEMMELbir teşhis ve tesbit, analiz ve sentez, teşhir ve tel’in, sonuç ve öngörü. Üstün ve özgün asker ve ünlü hukukcu sevgili Cihangir DUMANLI’ya en yürekten tebrikler, derin saygılar, yeni başarılar ve en i.yi dilekler.,