Alexa
DOLAR 7,8211
EURO 9,1295
ALTIN 472,355
BIST 1121,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30°C
Parçalı Bulutlu

Yerli ve Milli laflar ‘ Rüzgar ‘ | Cumhur Deliceırmak

 

Rüzgar eser ümmet esner …

Rüzgarın da çok iyi hesaplanması da şarttır atılan okun hedefi bulması için.

Okçulukta çok ileri bir ahaliydi atalarımız daha Orta Asya da yaşarken.

Demem o ki

Türkler ile ok ve yay arasındaki ilişki binlerce yıllık bir geçmişe uzanır. Bu da bize gösteriyor ki Türkler ile rüzgâr arasındaki ilişkinin, yakın ilişkinin de binlerce yıllık geçmişi var.

Öte yandan Uhud savaşında da okçular önemli rol oynadı ve beri yandan Selâhaddin Eyyubi’ de iyi okçuydu.

Ok ve yayı önemsemek demek rüzgârı önemsemek demektir dersem yanlış demiş olmam.

Koyunların etinden sütünden tüyünden yararlanırız diye yazardı yıllar önce hayat bilgisi ve coğrafya dahi yurttaşlık bilgisi kitapları.

Koyunun etinden sütünden tüyünden derisinden kemiğinden gübresinden yararlanırken rüzgârın hiç mi yararlanacak şeyi yok.

İsa’nın doğuşu üzerinden 2017 yıl geçti ve 571 de doğduğuna göre Muhammed’in doğumundan da 1546 yıl sonra Türkiye’nin rüzgârlarını, biz bir işe yaratamıyoruz dercesine alın önüne değirmenler kurun, bizim rüzgârlarımızla elektrik üretip bize satın demek nasıl bir yerli ve milli zihniyettir acaba.

Hem de eyyy Almanya diye kükrerken, koca Anadolu’nun rüzgârlarını Almanya’ ya, biz beceremiyor bakıp duruyoruz al bizim rüzgârlarımızı da elektrik üret  sat bize, demek ülkenin en stratejik en hayati kaynaklarını peş keş çekmek değil midir.

Dilimize pelesenk edilen bir söz vardı ‘ su akar Türk bakar’ diye şimdi onun yanına bir söz daha eklenecek ‘ rüzgar eser ümmet esner’. Bu mu Türkiye’nin kaderi.

Fıtratı Türkiye’de iktidar olmanın ve bu iktidarı sürdürmenin bu mudur, bütün kaynakları elden çıkararak nutuk irad etmek midir.

Ayinesi lâf mıdır iktidarların işe bakılmaz mı.

Lâf, lâf, lâf

 

Cumhur Deliceırmak

Cumhur Deliceırmak

1951 Lefkoşa doğumlu Çeşitli Kıbrıs gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Radyo TV programları var. Resim heykel sanatçısı şair. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar akademisinde okudu.1968-71 yılları arasında Kıbrıs Türk direniş hareketinde mücahitlik yaptı. Cumhur Deliceırmak evli ve iki çocuk babasıdır.
Cumhur Deliceırmak Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.