Alexa
Medya Siyaset

Yine Biraz Terbiyesizlik Edelim mi Bay Arınç!?…

Yine Biraz Terbiyesizlik Edelim mi Bay Arınç!?…

Hiç kimseyle “istişare etme” gereği duymadığı halde, Cumhurbaşkanı’nına “Yüksek” danışman olmuştun ya hani… Vatandaşlar da merak etmişti, maaşını… Sen de o meraklılara; ”Terbiyesizlik ediyorlar” demiştin ya… Bizim de gücümüze gitmişti de “Biraz terbiyesizlik edelim mi Bay Arınç“ demiştik ya hani.. O babtan; yine biraz terbiyesizlik edelim mi Bay Arınç?.  (Ha bak;“Siz”i kaldırıp “sen” demiştik. Kabalık olsun diye değil. Samimiyetten… “Sen” diyelim yine).

Fırsatlar yaratıp sen kendini gündemden düşürmüyorsun ya…, doğal olarak biz de düşüremiyoruz seni… İstesek de olmuyor. Özgül ağırlığın zaten engel buna.

Konumuz maaş değil bu kez. S..tiret onu. (Önemsiz görünce öyle der Anadolulu. Bilirsin) Geçti gitti-bitti o konu.. İster terbiyesizlik, ister densizlik, makam sahibinin bile (ki demiştin) merak etmediği konu bizim çenemizi yormuştu zaten…

Konu farklı bu kez. “Ergenekon’dan beter” dediğin KHK’lara ilişkin…

Ne çok üzmüşler seni; Bay Arınç!? Hem de senin, o duygusal, o ağlaksal hallerini bile bile!

Gördük ki; Ergenekon döneminde kaybolmuş görünen insancıl, vicdansal tüm hasletlerin dile gelivermiş!… O ne ince yürekti… O ne vicdan sızlamasıydı Tv ekranlarında gördüğümüz.…

“Barsak Temizleme Operasyonları” inkitaya uğrayıp da o “Ergenekon’dan beter” KHK’lar devreye girince sanki yeni baştan daha vicdanlı bir Arınç doğurmuş analar.

Hani;  “Evine temizliğe gelen (KHK ile) ihraç edilmiş daire başkanı kadını görünce yerin dibine geçiyor(muş)sun ya….

“Benzinlikte pompa tutan Danıştay üyesini görünce perişan oluyor(muş)sun” ya… Kendinden beter ağlamaklı yaptın dinleyenlerini… Aşk, sevda ve vefa kokan türküyü anımsadı insanlar:

”Bu ne sevda ahhh!… Bu ne ızdırap; zavallı kalbim ne kadar harap!”

Görünen o ki; daha neler neler var dağarcığında, açık edemediğin…

Biliyoruz da!. Anlıyoruz da!. Sen boşa konuşmazsın. Boşa şemsiye de tutmazsın.

Herkes “kedi” değil ki, hep dört ayak üstüne düşsün. Aklına koydun mu; tereyağından kıl çeker gibi öeker alırsın. Bu ülkede “şeyin şeyini şeyetmesini bilen” üçbeş kişisiniz zaten!…

*

Çok dağıtmadan yazımızın başlığına dönelim mi Bay Arınç!…

KHK’lar Ergenekondan beter” öyle mi!?. Sen “yaşayanı” değildin ki Ergenekon’un… Öleni değildin, İntihar edeni değildin… Müebbet hapse mahkum paşalardan biri değildin, aşı-ekmeği elinden alınanlardan değildin… Terör Örgütüne üye olmaktan müebbet mahkumu Genel Kurmay Başkanı hiç değildin…. Operasyonlardan çağrılıp hapse tıkılan yüzlerce babayiğitler için yüreği sızlayanlardan bile değildin. Kıyaslama gücüne şaşırdım.

Sana göre ülke “Bağırsaklarını temizliyordu…” “İyi ki ülke bu paşalarla bir harbe girmemişti”

Sen gururluydun durumdan. “Kozmik Oda” operasyonundan… Zira sen yoluğunda “Suikast” mağduruydun… Daha sayalım mı Bay Arınç!?.. “KHK’lar Ergenekondan beter” ha!… Ateş varsa, herkesi yakar Bay Arınç… Su herkesi boğar!… Acıyı herkes eşit çeker şayet ateşe düşensen!… Ya değilsen!?.. Nerden bileceksin? Üstelik Ergenekon son hız sürerken KHK’lar için dile gelen vicdan konuşmadı ki hiç?

*

Birilerine yanan vicdan, diğerlerini es geçerse o vicdan, “Vicdan” değildir.

Ah o dillerde dolanıp da bir türlü üstüne gidilmeyen o “SİYASİ AYAK” var ya; o “SİYASİ AYAK!”… Cümle biliyor da, alem de biliverecek, yürekler eşit yanıp vicdan dile geliverse.. İşte o gün heybelerde, torbalarda, ne var ne yoksa dökülüverecek… Ne var ki o vicdansız vicdanlar “söylersem yer yerinden oynar” diyor da, gerisine susuyor. Ama gün gelir tarih susanı da konuşturur.

Sen, Daire başkanına, Danıştay üyesine bunca yanarken Damat Beyi de konuya dahil etmek isteyenler yok değil.

, “İltisakını herkesin bildiği damadımın kapı gibi beraat aldığı aklıma gelince’”cümlesini de o acınaklı-dokunaklı cümlelerini ekleyeydin bari” diyorlar.

“Üstelik FETÖ’ye bayağı yakın olan damadım FETÖ işinden kılçıksız sıyrılmışken  deyip “Bir çuval inciri” açık(!) ediyorlar..

“Dün, barsak temizleme operasyonu sırasında terörist dediğine bugün şehit oldu diye niye sahip çıkıyorsun?” diyorlar. “Vicdan o gün niye kanamadı, uykuda mıydı” diyorlar.

“İyi ki bu orduyla savaşa girmemişiz” dediklerinle bugün nasıl “destan” yazılabildiğini de ben sorayım.

“Benim damat işin içinden sıyrılırken; başkasının çocuğu şehit olunca… Kahroluyorum” niye demiyorsun, diyorlar.

*

Bay Arınç!…

Herkes bilmese de; bilip bi-şey demese de, Tarih bilir ve son sözü de o söyler!…

Bunların terörist olduğunu 15 Temmuz’da öğrendim” dedin. Bu yalanına üç ahmağı inandırabilirsin ama, tarihi kandıramazsın Bay Arınç.

“KOZMİK ODA”, “TAM YETKİL SAVCILAR” ÖZEL YETKİL MAHKEMELER” KUMPASLAR” GİZLİ TANIKLAR” “PARSEL PARSEL PAYLAŞIMLAR”…. İLLAKİ O “SİYASİ AYAKLAR!.”

, Sizler “Bağırsak temizleme(!)” operasyonlarıyla menzile giden yolda keyifle “Beraberlik” türküleri söylerken; Ne çok kişiye tekrarlattınız Refik Durbaş’ın şu acılı mısralarını

“Dilim küfre, yüreğim acıya
Ölüm hep bana
Bana mı düşer usta”

*

Mehmet Halil Arık
Emekli eğitimci
mehmethalilarik@gmail.com
0535 202 11 61

Mehmet Halil Arık

Mehmet Halil Arık

Emekli Eğitimci
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. GÖNÜL PINAR ATACI dedi ki:

    HARİKA ÜSTÜ hatta ÖTESİ ama tamamen gerçek, belgesel, haklı, doğru, temelli, önemli ve değerli bir teşhir ve tel’in. Çok değerli yazarı sevgili ARIK’a ı en yürekten tebrikler.

BİR YORUM YAZ