Alexa
DOLAR
7,3684
EURO
8,8976
ALTIN
408,91
BIST
1.545
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
15°C
İzmir
15°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
16°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
18°C
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C

Yine Tarım “Atları Arabanın Önüne Koşmak”

Yine Tarım “Atları Arabanın Önüne Koşmak”

Ege Cansen Tarımsal üretimde kendi –kendine yeten- ülke tanımlamasının yanlış olduğunu ve öteden beri bizim aynı zamanda tarım ürünü ithalatçısı olduğumuzu söylüyor haklı olarak.

Gün geçmiyor ki basınımızda Tarım Sektörümüzün acıklı durumu medyanın baş sayfalarını süslemesin.

Alın size 12 Ocak Salı günkü Sözcü Gazetesi Ekonomi sayfasından birörnek…

TÜRKİYE NET İTHALATÇI ÜLKE HALİNE GELDİ TEREYAĞINI DA DOLARLA ALINCA FİYATLAR UÇTU.

İRLANDA TEREYAĞINA MUHTAÇ KALDIK, FİYATLAR %55 ARTTI. Aynı gazetenin alt sağ köşesinde bir başlık daha.

YAŞLILAR ÜRETİMİ BIRAKIYOR GENÇLER DEVRALMIYOR.

Yukarıda alıntıladığımız sözler; çeşitli platformlarda, tabii bu arada MEDYASİYASETTE onlarca kez açıklayarak anlatageldiğimiz önerilerimizin son sözü gibi.

“ Atları arabanın önüne koşmak “ derken; mevcut üretim koşulları ile yani “ Küçük Aile İşletmeciliği “ ile Tarımı ayağa kaldıramazsınız demek istiyoruz.

Ülkemizde Tarım Arazileri tarıma elverişli olmayacak derecede parçalanmıştır. Bu parçalanma miras yolu ile bölünerek bu günkü duruma gelmiştir.

Eğer tarımda gerçekten ülkemizi, içine düştüğü bu Cıngıldan kurtarmak istiyorsak uygulanacak en büyük teşvik; Tarım arazilerini birleştirerek en uygun büyüklükteki Tarım İşletmeleri yaratmaktır.

Önerdiğimiz bu çözümü öz olarak, tarihimizde ilk kez,Başbakanlığı döneminde Sayın İsmet İnönü;  29 Aralık 1937 tarihinde CHP Gurubunda yönetime sunmuştur.

( Beş senelik bir program şeklini alacağı anlaşılan yeni hamleler için İnönü, geniş paralar tahsis edileceğini bildiriyordu. İlk maddede sulama işleri ele alınıyordu. Fakat ikinci maddede büsbütün yeni ve beklenmeyen bir hareket getiriyordu. Kısacası köy birlikleri kuruluyor ve bu birliklerde, şahsi mülkiyet esası baki kalmakla beraber, yarı kolektif bir çalışma sistemine gidiliyordu. Bu yeni sistemde yer alacak her köy veya köyler birliği bir K O M B İ N A teşkil edecekti. İlk ağızda 1.000 kombina kurulacaktı. ) – Bakınız Şevket Süreyya Aydemir İkinci adam Sayfa 324 –

Sayın İnönü’nün hayali doksan yıl önce gerçekleşmiş olsa idi bugün;inanıyoruz ki ülkemizin üretkenliği Hollanda’dan fazla, yani yüz milyar Dolar’ın çok üstünde bir ihracat seviyesi olacaktı.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruculuğunda ikinci adam olan rahmetli İnönü’nün; ormanlarımızın kurtuluşu için öngördüğü DEVLET ORMAN ŞLETMELERİ ile, sulama gereksinimlerimiz için öngördüğü DEVLET SU İŞLERİ sayesinde bu iki temel sorunumuz şükürler olsun ki çözülmüştür.

Ancak İnönü’nün K O M B İ N A olarak adlandırdığı büyük tarım işletmeleri,ne yazık başka bir yazı konusu olacak nedenlerle, o tarihlerde ve sonrasında hayata geçirilememiştir.

Önerimiz; parçalanmış tarım arazisi sahiplerinin ortak olduğu kooperatifler kurmaktır. Bu günkü deyişle kooperatif veya şirket adı altında K O M B İ N A lar kurmaktır.

Bunun için izlenecek yol Kaymakamların, Belediyelerin hatta Muhtarların bu işe önderlik etmeleridir.

İlk önce parçalanmış tarım arazilerinin güncel değerleri belirlenir. Güncel değerleri belirleyecek komisyonlar oluşturulur.

Bu komisyonlarda arazi sahipleri mutlaka temsil edilir. Komisyonlar; öncü belediyeler veya kaymakamlarca belirlenen, Ziraatçı, mühendisv.b. yeterli sayıda uzmandan oluşturulur. Değerleme komisyonlarının saptadığı değerler arazi sahiplerinin onayına sunulur. Arazi sahiplerinin onayı alındıktan sonra her ortak, arazisinin değerine tekabül edecek kadar şirkette pay sahibi olur.

Sonunda sermayesi tarım arazisi/toprak olan AYNİ SERMAYELİ şirket hükmi şahsiyet kazanmış olur.

Bu şirketlerin kurulması için devletin yeni yasa çıkarmasına gerek yoktur. Mevcut yasalarımız ayni sermayeli şirketler kurulmasına cevaz vermekte olup uygulamada örnekleri mevcuttur.

Bu aşamada eksiğimiz kurulan şirketlerin İşletme Sermayesidir ki bu; projenin en kolay aşamasıdır.

Makine, alet, edevat ve işçilik için gerekli finansman yerli ve yabancı bankalardan kolayca sağlanabilecektir.

Düşünebiliyor musunuz; on binlerce dönüm arazi sahibi olan bir Şirket’in kredi talebine hangi banka kayıtsız kalabilir.

Tabii en önemlisi; yönetim kurulları ve üst yöneticiler liyakat sahibi kişilerden oluşturulacaktır.

Devlet’in arazi toplulaştırılması amacıyla Tapu ve Kadastro kuruluşları aracılığı ile çalışmalar yaptığını işitiyoruz. Bu yol çok uzun bir yol olup hükümetlerin ömrü buna yetmez.

Bir taraftan hükümetler, diğer taraftan belediyeler bu toplulaştırma işine girişmedikçe Türk tarımı için kurtuluş yoktur.

Eğer hükümetler bu işe soyunmuyorsa C.H.P. li belediyeler bu eyleme öncülük etmeli, bu sayede iktidar adayı olmalıdırlar.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.